“Bumerang Etkisi” yaşanıyor
Bir ayı geride bırakan İran Savaşı’nda rüzgârın nasıl da tersine döndüğünü görmek için ABD’deki büyük protesto eylemlerine bakmak bile yeterli!
50 eyaletteki üç bin iki yüz noktada tam 8 milyon kişi “Bu bizim savaşımız değil” diyerek Trump yönetimini protesto etti.
***
Cumhuriyetçilerin kalesi Teksas’taki meydanlarda kalabalık kitleler “Savaşa Değil, Sağlığa Bütçe!” sloganı attılar.
İktidar partisinin “güçlü” olduğu Idaho, Wyoming, Montana, Utah gibi eyaletlerde dahi eylemlere katılımlar patladı.
***
Savaş suçluları Trump ile Netanyahu’ya yönelik tepkilerin dozajı, gün geçtikçe artıyor.
Los Angeles’ta Amerikan polisi; Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa’da İsrail polisi protestoculara sert müdahalelerde bulundu.
İsrail’de halk sürekli sığınaklara koşuşturduğu için, bu duruma isyan eden eylemciler “Milyonlarca çocuk sığınaklarda büyüyor” diye pankart açtılar.
“NO KINGS”
ABD’de “Krallara Hayır” mitinglerindeki protestoların dili de giderek sertleşiyor.
Meşhur aktör Robert De Niro, NewYork’taki mitingde yaptığı konuşmada “Trump, daha önce hiçbir başkanın oluşturmadığı seviyede bir tehdittir” dedi.
Beyaz Saray’ın önündeki protestoda ise eylemciler Ali Hamaney’in posterini taşıdılar!
***
Diktatör Trump’a tepkiler, ABD dışında da uç verdi…
Paris, Londra ve Lizbon’daki Amerikalılar protestolara katıldı ve Donald Trump’ı “Faşist” ve “Savaş Suçlusu” diye nitelendirdiler.
-Görevden alınmasını da talep ettiler!
***
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise “No Kings” (Krallara Hayır) protestolarına destek verirken “Trump yönetiminin halkın tepkilerini görmezden geldiğine” dikkat çekti ve “ABD demokrasisi, başka çıkarların etkisi altında!” dedi.
NE UMDULAR NE BULDULAR?
Bütün bunlardan sonra…
Şimdi, geçtiğimiz Şubat ayının son gününe dönelim ve ABD-İsrail tandeminin İran’a gayrı meşru saldırısı sonrasında ülkedeki muhalif kitlelerden “beklentilerini” hatırlayalım…
-Onlardan “Molla Rejimi”ni devirmelerini bekliyorlardı, değil mi?
Oysa, Washington ve Tel Aviv’deki faşist hesaplar sahaya uymadı!
***
Rejim değişikliği şöyle dursun, rejim daha ziyade kemikleşti.
İran’daki protestocular ortadan kayboldu; tam tersine ABD ile İsrail’deki protestocular meydanları dolduruyor!
Dahası…
-Rejim değişikliğine ihtiyacı olan tarafın ABD/İsrail ikilisi olduğu görüşü yaygınlaşıyor.
MADEM ÖYLE, GEL BÖYLE
Bir ayın ardından, İran savaştaki psikolojik üstünlüğü ele geçirdi.
Rejim, yaşadığı ciddi boyutta yıkıma rağmen müthiş bir direniş örneği gösterdi, göstermeye de devam ediyor.
İran halkı -sokaklarda, meydanlarda- soykırımcıların bombalarına meydan okuyor!
***
Haydut Devlet ABD’nin bölgedeki üsleri birer birer vuruldu; uçak gemileri ciddi hasarlar aldı, kaçacak delik aradılar.
F-35 dahil uçakları, dronları, radarları ezcümle askeri ekipmanı darmaduman oldu, ABD’nin…
İsrail’in soykırımcı suç ortağının savaş mühimmatı da tükeniyor.
***
ABD’nin Kara Harekâtı hazırlıkları anons edilirken; Tahran, ‘Büyük Şeytan’a meydan okuyor ve “Geleceğiniz varsa göreceğiniz de var!” diyor.
İran’ın askeri sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari…
DJ Trump’ın son tehditlerine rest çekerek “Amerikan askerlerinin Basra Körfezi’ndeki köpekbalıklarına yem olacağını” söyledi.
***
İran, Siyonist Devlet İsrail’e bugüne kadar görülmemiş çapta bir yıkım yaşatıyor…
Tel Aviv’i, bir anlamda “Hell Aviv”e çevirdiler!
İran’ın füze saldırıları sonucunda “Demir Kubbe” delik deşik oldu.
İsrail Genelkurmay Başkanı, artan operasyon yükü ve azalan asker sayısına dikkat çekerek “Çözüm bulunamaması halinde Ordu kendi içinde çökecek” diye feveran etti.
KISSADAN HİSSE
İran Savaşı sürerken, “Bumerang Etkisi” yaşanıyor.
Batı Cephesi’ndeki “Epstein Koalisyonu” batıyor!
“Epstein Takımadaları” her geçen gün biraz daha sulara gömülüyor.
KADERİN CİLVESİ
İran rejimi değil; ABD ve İsrail terör ortaklığının faşist rejimleri sarsılırken…
Diğer taraftan, kaderin bir başka cilvesi de Rusya lideri Putin için uzun senelerdir yapılan ithamlar bahsinde yaşandı!
***
Nasıl mı?
Batılı devletler nezdinde, genel kanaat “Vladimir Putin’in devlet davranışlarını, uluslararası hukukun veya normların değil, güç ve çıkarların yönlendirdiği” doğrultusundaydı, ya…
Sarı Kovboy Trump, önce “Uluslararası hukuka ihtiyacı olmadığını, küresel yetkilerinin sınırlamasının kendi ahlakı ve aklı olduğunu” söyledi. (9 Ocak 2026)
Bu sözlerinden yedi hafta sonra da İran’a soykırımcı ortağı İsrail ile birlikte savaş açtı ve başta rejimin dini lideri Ali Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey İranlı yöneticiyi katlettirdi.
***
Bu suikastların ardından…
Putin, İsrail/ABD’nin bombalı saldırganlığını “Ahlakın ve uluslararası hukukun tüm normlarının alaycı bir ihlali” olarak nitelendirdi.
***
Demek ki, neymiş?
Batı Kulübü’nde konuşlanan bilumum mendeburların “Putin Modeli” dedikleri şey, aslında “Trump & Netanyahu Modeli” imiş!