Acilcilerin açmazına hususi bir seyahat

Tamer Korkmaz

Tamer Korkmaz

Yazar
Tüm Yazıları

İktidara koşar adım yürüdüğü varsayılan CHP, iki hafta bile geçmeden “iki başlı bir parti” haline geliverdi.

***

İki farklı mitinge sahne olan “Ankara Savaşı” ardından Meclis’teki grup toplantısı krizi…

Mutlak butlan kararıyla devrilen ‘Acilciler’ ile Yargı’daki sürecin tamamlanmasını bekleyen ‘Yeniden Gelenler’ arasındaki Kurultay Kavgası ise daha da şiddetlenecek!

***

Hususi Bey’in Kılıçdaroğlu’nu acilen kurultaya zorlama manevrası itina ile fırına verildi…

Gelgelelim…

Özel’ci Zeynel Emre’nin “Temmuz’a kadar kurultaya gidilmezse parti seçimlere katılamayacak” vaveylası, bir optik çarpıtma denemesinden ibaret kalmaya mahkûm!

***

Mahkemenin “tedbir” kararıyla yeniden CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu’nun (veya bir başka ismin) partiyi kurultaya götürmesi…

Yargıtay süreci tamamlanmadığı sürece mümkün değil!

Haliyle…

Özel ve tayfasının 601 imza toplamak suretiyle kurultay toplama girişimi de amacına ulaşamayacak bir kontra atak!

“PULP FICTION”

Toma’nın üzerine çıkıp poz vermesini müteakip “Yeni bir lider doğdu” diye pohpohlanan Özel, ucuz şovları çok seviyor.

***

Siyasi gösterisine tebligat kağıdını yırtmakla başladı…

Sonra, partiye polis zoruyla girilmesine davetiye çıkardı.

Üstüne bir de Anıtkabir’de “Çelenk Krizi” patlattı.

***

Korsan bir yazılı kağıtla “CHP Genel Başkanı’nın kendisi olduğunu” Atatürk’e söylemeye çalıştı!

Üstüne bir de -kabrinin başında durup- İsmet İnönü’ye onun meşhur sözüne atfen “Paşam, hiç merak etme! Namussuzlardan çok daha cesur olarak bu memleketi kurtaracağız” diye seslendi!

CHP’nin “Grup Başkanı” sıfatını taşıyan Hususi Bey, pek yakında ruh çağırma seanslarına başlarsa şaşırmayız.

***

İsmet Paşa, Mayıs 1972’deki efsane kurultayda “Ya ben ya Bülent!” restini çekip istifa etmek zorunda kalmıştı, ya…

O vakit, Özgür Özel’in dünyaya gelmesine iki sene vardı.

Eh, İsmet Paşa’nın Anıtkabir’deki mezarından kalkıp da Şovmen Özel’e “Ya ben ya da sen!” diye karşılık vermesi, zaten imkansızdı!

ÖĞLEDEN SONRA GÜNAYDIN

İlk kez genel başkan seçildiği dönemde Kılıçdaroğlu için “İkinci Kemal” benzetmesi yapanlar…

Yahut “2023’te Cumhurbaşkanı seçileceğine garanti gözüyle bakıp onu heyecanla destekleyenler” şu sıralar Kemal Bey’e sarf etmedikleri hakareti bırakmıyorlar.

***

“Ben Kemal” ise CHP Genel Merkezi’nin önünde yaptığı konuşmada, “Yolsuzluklardan Arınma” vaadiyle birlikte Özel-İmamoğlu Cephesi’ne isim vermeksizin FETÖ’cü suçlamasında bulundu.

“Cevap verin bana! Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu?” dedi, mesela…

“Vaktiyle partisindeki FETÖ ajanlarını fark edemediği için” ise özür diledi!

***

Özel ile İmamoğlu’nun siyasete girdikleri 2009 yılından itibaren Fetullah desteği aldıkları bir sır değil.

Haliyle…

Senelerdir bilgi ve belgelerle yazılanlara dudak büküp itibar etmeyenlerin alayı “Öğleden Sonra Günaydın” lafını hak ediyorlar.

Bununla birlikte…

Yazarınızın yıllardır dikkat çektiği üzere, Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP’nin ta 2012’den itibaren Fetullahçı Paralel Yapı ile “Stratejik Ortak” misali paslaştıkları da bir gerçek!

***

Şayet, samimi bir özeleştiri yapacaksa…

-Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’deki Paralel madalyonun iki yüzünü birden masaya yatırması gerekiyor.

PÜF NOKTASI

Özgür Özel ve bilumum tayfası…

4 Kasım 2023’teki “Şaibeli Kurultay” sonrası süreçte Kemal Bey’de başlayan ciddi değişimin gerçek nedenine seyahat etmeye zerrece niyetli değil.

“AKP iktidarının işbirlikçisi” diyerek, onu “yerden yere vurmaları” siyaseten fevkaladenin de fevkinde konforlu bir suçlama olduğu için acayip işlerine geliyor.

***

Özel-İmamoğlu CHP’si, aynen Kemal Bey CHP’si gibi…

Tam 16 sene boyunca -ve halen- Baykal’a yönelik kaset operasyonunun arka planıyla hiç ilgilenmediler!

Püf noktası, burada saklı…

2010’da Kemal Bey’i CHP’nin başına “getiren” karargâh ile 2023’te “gönderen” aynı karargahtır.

Evet, aynen böyle…

Amma velakin şu noktaya özellikle dikkat:

Dünden bugüne, perde arkasındaki derin mücadeleyi süratle kaybetmeye devam eden Komprador/Batıcı bir güç odağından söz ediyoruz.

***

“Ben Kemal” şimdilerde işte bu cephenin “Eko sisteme dahil iki hususi” siyasi elemanına karşı “konuşlanmış” vaziyette!

NEREDEN NEREYE?

CHP’nin başında iken, dönemin ABD Başkanı Biden’dan “Türkiye’ye demokrasi getirmesi isteyen” Kılıçdaroğlu…

Son iki senedir ABD-İsrail tandemine “meydan okuyan” açıklamalar yapıyor.

***

-Sahi, neden acaba?

Özel’lerin görmek istemedikleri veya işlerine gelmeyen temel husus tam da bu manidar sualin cevabında saklı!