Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun alıkonulmasının ardından, dünya siyaseti bambaşka bir noktaya geldi.
Ülke başkanlarının konuşması bir yana halkların milli irade söylemleri ön plandaydı.
Algı operasyonları bu kez oldukça güçlüydü.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun alıkonulmasının ardından, dünya siyaseti bambaşka bir noktaya geldi.
Ülke başkanlarının konuşması bir yana halkların milli irade söylemleri ön plandaydı.
Algı operasyonları bu kez oldukça güçlüydü.
Bu günlerde tam olarak neyin içindeyiz?Kendime sormadığım an yok.Öncesi var mutlaka bunun.Bir sonuç yaşıyoruz, o belli, belli de...Var işte bir benzerlik, bir yerden tanıdık...Durmadım araştırdım.
*
Bugün küresel ölçekte yaşanan ekonomik buhran...
Aşk, para, sağlık…
Eskiden “hayırlısı olsun” der geçerdik.
Şimdi hiçbir şey beklememek alışkanlık haline geldi.
Suriye dosyası son günlerde yeniden ısınıyor.Türkiye ne yapıyor? Şam neye hazırlanıyor? SDG gerçekten entegre oluyor mu? Ve o büyük soru: Fırtına yaklaşıyor mu?
26 Aralık’ta Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye geçen büyük TSK konvoyu, tek başına okunacak bir gelişme değil.Son günlerde Afrin, Rasulayn ve Halep’in kuzey hattında da benzer sevkiyatlar yapıldı. Resmi açıklama yok; ama zamanlama fazlasıyla manidar.
*SDG-Şam entegrasyonu için konuşulan takvimin sonuna gelindi.Bu durumda, Türkiye’nin sahadaki varlığını güçlendirmesi tesadüf değil.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan açıkladı.
2026 yılı net asgari ücreti 28 bin 75 lira.
2025’te 22 bin 104 liraydı.Yüzde 27 artış var.
Rusya-Ukrayna savaşı çoğu zaman 2022’de başlayan bir işgal olarak anlatılıyor.
Oysa hikaye daha eski.
2014’te Kiev’deki Euromaidan süreciyle başladı.
10 Mart 2025'te Suriye geçici yönetimi lideri Ahmed eş-Şara ile SDG komutanı Mazlum Abdi arasında imzalanan mutabakat, Suriye'nin toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme umuduyla karşılanmıştı.
Anlaşma, SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonunu, silah bırakmasını, zengin petrol ve gaz sahalarının Şam kontrolüne devrini öngörüyordu.
Ayrıca, etnik ve dini ayrım gözetmeksizin tüm Suriyelilerin eşit temsilini garanti altına alıyor, nefret söylemi ve ayrılıkçı çağrıları reddediyordu.
Ülkemi seyrediyorum...
Gözlerim de sonuna kadar açık...
Seyirlik bir yerden...
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack...
Nam-ı diğer, hadsiz adam!
Katar'da düzenlenen "İlerlemeyi Fırsatları ve Zorlukları Değerlendirme" konulu panelde konuştu.
Cizre sokaklarında uzun namlulu otomatik silahlar, çelik yelekler, bordo berelileri andıran üniformalar…
Düşünün...
Bu görüntü, Türk Özel Kuvvetlerini taklit edercesine poz veren bir grup peşmerge.
Trump’ın şovu çöküyor, herkes artık görüyor
Trump’ın sözde barış planının hayata geçmeyeceği her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.
20 maddelik plan, ne Filistin devletini kabul ediyor ne de Hamas’ın silah bırakmasını sağlayabiliyor.
Sosyal medyada son aylarda dolaşan videoları mutlaka görmüşsünüzdür.
Gökyüzüne telefonunu doğrultup bulutların “birileri tarafından çekildiğini” söyleyenler…
“Bulutlar çalındı”
Terörsüz Türkiye sürecine neden katılmadınız?
Demiyorum elbette.
Bazı şeyleri zaman gösterir.
İmralı heyeti oylamasında komisyon 32 evetle yolu açtı.
CHP “meşruiyet kaygısı” diyerek dışarıda kaldı.
Yine en kritik yerde geri adım atan parti oldu.
Dört kişilik bir aile, geride sadece sorular bırakarak yok oldu.
İstanbul, 9 Kasım 2025’te Almanya’dan gelen dört kişilik Böcek ailesini;
Servet'i, Çiğdem'i, 6 yaşındaki Kadir Muhammed'i ve 3 yaşındaki Masal'ı, misafir etti.
Bir şehir düşünün…
Haberin sadece yayımlanmadığı, yaşandığı bir şehir.
O şehirde, yıllarca haberin kalbi Rüzgarlı Sokak’ta attı.
Oval Ofis'te bir ilk yaşandı.
Bu kez ABD Başkanı Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara Beyaz Saray'da görüştü.
Anlaşılan Trump korkularından bir nebze de olsa arınmış ya da kendini daha güvenli hissettiği evinde olmayı seçmişti.
Bir hapishane hücresinde “intihar” denilerek kapatılan Epstein Dosyası, altı yıldır her defasında yeniden açılıyor.
Jeffrey Epstein’in adı, yalnızca bir cinsel suçlu olarak değil, elitlerin sistematik istismar ağının merkezindeki isim olarak tarihe kazındı.
***
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack geçtiğimiz günlerde şöyle konuştu:
"Türkiye ve İsrail savaşmayacak. Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kadar bir işbirliği göreceksiniz."
Kulağa diplomatik, hatta barışçıl bir mesaj gibi geliyor.
Ankara’nın temposu her geçen gün değişiyor. Sosyal yaşam için yapılan planların rotası artık farklı. Neredeyse her sokak kahve kokusuyla dolu.
***
Hiç ummadığımız meskun mahaller, eski yerleşim yerleri ve kendini, cazibe merkezi olarak inşa eden semtler... Bu saydıklarımın hepsi ve daha fazlası Ankara’ya yeni bir kültür, yeni bir ahenk getiriyor.
“Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” Mustafa Kemal Atatürk, 28 Ekim 1923
Cumhuriyet bir gecede doğmadı. Cumhuriyet, yıllarca süren milli mücadelenin, savaşların, açlığın, yoksulluğun, gözyaşların ardından geldi.
En önemlisi bitmeyecek bir umudun en güzel hediyesi oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, şişirilmiş hayallerine bir yenisini daha ekledi.
Trump, 8 ayda 8 savaş bitirdiği palavrası bahsinde, kendisiyle hemhal olmaya devam ediyor.
Ve şimdi Trump, Venezuela'ya dönüp 9. savaşı kendisi başlatıyor!
Suriye’de dengeler yeniden şekilleniyor.
SDG lideri Mazlum Abdi’nin Şam’la yaptığı “Ön Anlaşma” sahadaki uzun belirsizlik dönemini sona erdiren bir adım olarak görülüyor.
Fakat hala çözülemeyen pek çok başlık masada...
Bizler Ankara’yı dalından düşmeden sevenleriz. Dalında, nazik, kendi halinde salınan haliyle. Oysa ki; gülcemali düştü bu kentin trafik keşmekeşine...
***
Ankara o dingin sonbahar sabahlarını bıraktı artık. Yeni bir yüzüyle tanışıyoruz.