Suriye bölünmedi, YPG teslim oldu

Sima Güleser Polat

Sima Güleser Polat

Yazar
Tüm Yazıları

Suriye’de haritalar çizilirken "bölünecek" diye felaket tellallığı yapanların propagandası ellerinde patladı.

Suriye bölünmedi.

Aksine, Şam’daki Ahmed el-Şara yönetimi ile terör örgütü YPG/SDG arasında sancılı bir "tam entegrasyon" süreci başladı.

Terör örgütünün elinde bir tek Haseke kaldı, o da bir kaç gün içinde Şam yönetimine teslim edilecek.

*

Trump, YPG ile ortaklın bittiğini açıkladı:

"Artık DEAŞ'la Şam mücadele edecek" dedi.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack da benzer bir açıklama yaptı:

"Amacınız sona erdi, Şam'a entegre olun" dedi.

ÖNCE HAPİSHANE TİYATROSU, SONRA KİRLİ PAZARLIK

Süreç aslında bir "ihanet tezatlığı" ile başladı.

Yıllardır dünyaya "DEAŞ ile savaşıyoruz" diye caka satan SDG/YPG'nin maskesi bir gecede düştü.

Rakka’daki el-Aktan ve Haseke’deki el-Şeddadi cezaevlerinde tutulan DEAŞ’lı teröristler bir anda serbest bırakıldı.

Üstelik kötü yazılmış bir tiyatroyla.

"Koalisyon müdahale etmedi, Şeddadi hapishanesi kontrolümüzden çıktı" diyerek suçu başkasına attılar.

Suriye İçişleri Bakanlığı bu yalanı anında yüzlerine çarptı:

"Bu bir güvenlik ihlalidir, mahkumları bizzat SDG salmıştır!"

Al Jazeera'ya göre, bu serbest bırakmalar SDG'nin Şam'la pazarlık kozu olarak kullanıldı.

Yüzlerce DEAŞ'lı sahaya salınarak kaos yaratıldı.

*

Dün "ölümüne düşman" dediklerini bugün serbest bırakan bu hamle, çatışmaları bilinçli bir şekilde körükledi.

Bir yandan Şam ile masaya oturanlar, diğer yandan Suriye ordusuna saldırıp üç askeri şehit ederek süreci provoke etmeye çalıştılar.

TESLİMİYETİN BELGESİ: 14 MADDE

Sahada Halep’te yenen o ilk tokadın ardından, Rakka ve Deyrizor’un düşmesiyle köşeye sıkışan Mazlum Abdi için artık kaçacak yer kalmadı.

Uyuşturucu baronlarıyla iş tutan, zehir parasıyla semirenler, düne kadar "direneceğiz" diye efelendiler.

Bugün ise masada her şeyi teslim ettiler.

İmzalanan 14 maddelik anlaşma aslında örgütün iflas ilanı.

Direnme söylemi bir anda buhar olup uçtu.

*

En kritik madde ise şu:

SDG, tüm PKK'lı ve unsurlarını Suriye dışına çıkarmayı taahhüt etti!

Yani örgüt, kendi "yabancı" elebaşlarını kapı dışarı etmeyi kabul ederek kendini kurtarmaya çalışıyor.

Türkiye bu sürece 2017’den beri hazırlıklı.

TSK ve ÖSO koordinasyonuyla örülen o set, bu alanlar terörden temizlenene kadar da durmayacak.

Hedef net:

Yukarıdaki cerahati tamamen temizlemek ve ardından stratejik olarak aşağı inmek.

*

Şu an dünya Golan Tepeleri’ne odaklanmış durumda.

İsrail, otorite boşluğunu fırsat bilip tampon bölgeyi kuşatmaya çalışıyor.

Ama İsrail’in korkulu rüyası şimdi sessizce yukarıdaki düğümleri çözüyor.

O efsane gibi anlatılan, İsrail’in tepesine çökecek yegane güç Türkiye mi olacak?

Bunu da zaman gösterecek.

TRUMP NOBEL'İ ZORLAYADURSUN...

Bu kaosun içinde bir de "büyük kurtarıcı" rolüne soyunan Donald Trump var.

Trump, Ahmed el-Şara ile telefonda görüşüp "Suriye’nin birliğini koruyun" demişti.

Aslında Trump’ın tek bir derdi var.

Bir kez daha rol kapmak:

Dünyaya sekizinci kazancı sunmak (!)

Kim inanır!

Bu hikayeden Trump'a, Nobel değil, bir kez daha boş bir rol çıkar.