Maduro’nun alıkonulması ABD politikası mı, Trump’ın kişisel hesapları mı?
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun alıkonulmasının ardından, dünya siyaseti bambaşka bir noktaya geldi.
Ülke başkanlarının konuşması bir yana halkların milli irade söylemleri ön plandaydı.
Algı operasyonları bu kez oldukça güçlüydü.
Adından söz ettiren bazı yorumcular ve analistler, duruma milli irade noktasında yaklaştı.
*
Maduro uyuşturucu kapsamında ABD'de yargılanıyor.
Narkoterörizm, kokain ithalatı ve makineli tüfek bulundurma suçlamalarıyla karşı karşıya.
Potansiyel ömür boyu hapis.
Buna uyuşturucuya karşı bir devlet organizasyonu olarak bakmak mümkün değil.
Bunun herkes farkında.
Bu sefer Trump'ın kılıfı kendine atfedilen Epstein suçlamalarını örtmek mahiyetinde.
Zira Maduro'nun yakalanma günü, Adalet Bakanlığı'nın Epstein dosyalarının sansürlenmesi hakkında açıklama yaptığı gündü.
Hatta mizahı da yapıldı bunun.
"Epstein dosyaları açıklanacakken Maduro yakalandı, tesadüf mü?"
İyi polis Trump.
Ahlaklı ve etik!
*
ABD'nin amacı, aslında petrol olduğu bilinse de asıl üzerine durulması gereken nokta çok önemli.
Yapay Zeka ve Silikon Vadisi giderleri...
Karşımızda ekonomik olarak vadinin masraflarını karşılayamayacak duruma gelen bir ABD var.
Veri merkezlerinin enerji tüketimi 2026'da ciddi kriz yaratıyor.
Milyarlarca dolarlık elektrik maliyeti...
Veritabanı sistemini zorluyor ve yeni kaynak arayışını tetikliyor.
Bu yapay zeka veri merkezlerinin enerji talebi 2030'a kadar 10 kat artacak.
Haliyle ABD'de istilacı yapısının vahşi sonucu olarak ne yapacak?
Yakın coğrafyada (30 km mesafede) ne var ne yok toplayacak.
Etinden, suyundan, petrolünden...
*
Maduro'nun yakalanmasının ardından, Trump'ın Ortadoğu planları ve bu konu ile yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi.
Trump, Maduro'nun devrilmesinin ardından “Venezuela'yı yöneteceğiz, diyerek ülkeyi geçiş sürecine kadar denetleyeceklerini ifade etti.
Gazze için ise “ABD Gazze'yi ele alacak ve Riviera gibi yeniden geliştirecek” gibi hayallerini dile getirmişti.
Ancak geniş ölçekli “Ortadoğu'dan Güney Amerika'ya, Afrika'ya varıncaya kadar neresi
varsa Gazze'ye çevireceğim. Doğal zenginliklerine, enerji kaynaklarına, mineral su, nelerivarsa el koyacağım. Bunu da bu ülkelerin içindeki ajanlarım ve satın aldığım yetkililerle yapacağım.” gibi paylaşımlar yapıldı.
Bunlar resmi kaynaklarca doğrulanmış sözler değil.
Fakat; Trump'ın kimyasal yapısına bakınca bu sözleri söylemiş olma ihtimali çok da düşük değil.
Amerikan Rüyası...
Ve ardından bir diğer söylem de şu şekilde öne çıktı.
“Gazze için adalet diye haykırıp Venezuela, İran ve Latin Amerika söz konusu olunca susanları da sorgulayın.” gibi ifadeler de sosyal medyada yayıldı.
Bu sözler de doğrulanmadı.
Ama algıyla değişen bu dünyanın parçasıyız.
Yunanistan'da akademisyen Paul Antonopoulos'un paylaşımları da dikkat çekti.
Erdoğan-Maduro bağlantısını eleştirerek “Erdoğan Maduro'nun yakın işbirlikçisiydi. Maduro'nun tutuklanması... onların yasadışı ilişkilerini gün yüzüne çıkaracak” diye yazdı, Erdoğan'ın sessizliğini sorguladı ve “sıradaki kim?” iması yaptı.
Bu da yataklarında petrol olmayan hazımsızların “şimdilik özgüvenlerinin” hadsiz bir sonucu idi.
*
Gündem Maduro idi ama arkasında “sıradaki Türkiye” imajı yaratmaya çalışanların boş tepişmeleriyle doldu taştı.
Yapay zekayla üretilen Erdoğan'ın Maduro gibi ABD askerlerince götürüldüğü çirkin resimler, muhalefet cephesini de kızdırdı.
Paylaşımlar, “Biz bu toprakların insanlarıyız. Resmedilen bu ayıp ne olursa olsun, muhalefet de olsak bizim seçilmiş Cumhurbaşkanımıza yöneliktir ve kabul edilemez. Bizim ülkemizde hiç kimse Cumhurbaşkanını bu şekilde görevden alamaz” yönündeydi.
Bu paylaşımlar, Türkiye Cumhuriyeti demokrasisinin ve Milli irademizin önüne kimsenin geçemeyeceğinin kanıtıydı.
*
Öte yandan Maduro ve eşinin ilk duruşması görüldü.
Her ikisi de tüm suçlamaları reddetti.
İkinci duruşma 17 Mart'ta.
Maduro'nun avukatının Wikileaks kurucusu Julian Assange'ın ABD'deki avukatı Barry Pollack.
Oldukça dikkat çekici bir isim.
Pollack, Assange'ın 2024'te serbest bırakıldığı mahkemedeki avukatıydı.
ABD tarafından "titiz ve derin düşünen" olarak tanımlanıyor.
Bu gelişme, davanın siyasi boyutunu daha da öne çıkarıyor.
*
Venezuela halkının bir kısmı Maduro'dan kurtulmuş gibi hareket etti.
Umarız sevinçleri önümüzdeki günlerde karşılaşacakları gerçeklerin gölgesinde kalmaz.
Maduro'nun yakalanması uluslararası hukuk tartışmasını alevlendirirken, bir kez daha uluslararası hukuk yoktur gerçeği ile bizi yüz yüze getirdi.
Halihazırda katil Netanyahu, katliamları boynunda huzur içinde uyumaya devam ediyor.