“Kredi kartı esnafın can suyu… Limitler düşerse biz biteriz!”

Sima Güleser Polat

Sima Güleser Polat

Yazar
Tüm Yazıları

“POS oranları uçmuş gitmiş. Firmalar artık açık hesabı kaldırdı, vadeli mal dönemini bitirdi. En azından kredi kartıyla 35-40 gün vadeli mal alabiliyoruz. Kredi kartı bizim can suyumuz. O suyu keserseniz biz biteriz.”

Esnafın ağzından çıkan bu cümleler, bugün alınan kararların gerçek hayattaki karşılığını açıkça anlatıyor.
Esnaf perişan…

“Esnafın limitleri düşürüldüğünde esnaf perişan olur. Hiçbir türlü hareket edemez, mal alamaz, kazanamaz. Bu işi yürütemez.”
“Her esnafın elinde yüksek limitli kartlar var, doğru. Ama biz o limitlerle gidip altın almıyoruz, alamıyoruz. O limit bizim döner sermayemiz. Mal alıyoruz, ekonomiyi çeviriyoruz. Limitleri düşürdüğünüzde esnaf hareket edemez, mal alamaz, kazanamaz. Kazanamayan adam dükkânı nasıl yürütsün?”

KÖŞEYE SIKIŞTIRILMIŞ BİR KEDİ GİBİ…

Mesele sadece bugünden de ibaret değil.
Esnaf uzun süredir zaten dört koldan kuşatılmış durumda.

Konuştuğum başka bir esnaf da durumu şöyle özetledi:
“Esnaf şu anda köşeye sıkıştırılmış bir kedi gibi. Bağ-Kur sözü verildi, tutulmadı. Halkbank’tan kredi çektik, ‘esnafın yanındayız’ dediler ama bir yıl sonra şartlar değiştirildi, faizler tavan yaptı. Bir de bu tablonun üzerine belediye kiraları bindi.”
“Belediyeler yasal boşlukları kullanarak iş yerlerini kendi şirketlerine devretti ve sonrasında yüzde 300-400’lere varan kira artışları yapıldı.”

Kiralar uçuk.
Maliyetler yüksek.
Verilen sözler ortada yok.

Şimdi tüm bunların üzerine bir de BDDK’nın kredi kartı limiti darbesi ekleniyor.
*
Peki ne oldu?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, 29 Ocak’ta bankalara talimat gönderdi.
Toplam kredi kartı limiti 400 bin TL’yi aşanların kullanılmayan limitleri budanacak.
Üstelik borcunuzu ödeseniz bile, o kapatılan limitler bir daha geri açılmayacak.

Amaç; hane halkı borçlanmasını frenlemek, talep enflasyonunu soğutmak.
*
Kâğıt üzerinde mantıklı durabilir.
Ama gerçek hayatta 400 bin TL limit, bir esnaf için lüks değil.
Dükkânın döner sermayesi.
*
Bu kısıtlama ile:

Tedarik zinciri aksayacak.
Ticaret yavaşlayacak.

Piyasayı soğutalım derken, piyasa kilitlenme noktasına sürüklenecek.

Biri satamayacak…
Diğeri alamayacak…

DOMİNO ETKİSİ KAÇINILMAZ

Bu karar sadece esnafı değil, herkesi vuracak bir domino etkisini başlatıyor.

Limitler, insanlar için bir tür güvenceydi.
Şimdi daralınca, kayıt dışılık artacak.

Kart limiti yetmeyen vatandaş, veresiye defterine dönecek.
Esnaf, POS yerine elden ödeme almaya yönelecek.
Nakit akışı ancak bu yöntemle sürebilecek.
*
Birçok alanda zincirleme hasar oluşacak.
Kredi kartı harcamalarına bağımlı olan AVM’lerde cirolar düşecek.

İç turizm ise zaten bitme noktasında.
Bir yıl çalışan vatandaş ailesiyle tatil planını o limite güvenerek yapıyordu.
Şimdi o tatil hayal oldu.

KORKMAZER: BU ÇOK BÜYÜK BİR HATA!

“Abartıyor muyum?” diye düşündüm.
İşin iç yüzünü Ekonomist Volkan Korkmazer’e sordum.
Korkmazer’e göre bu hamle sadece harcamaları değil, yaşamın ta kendisini daraltacak:

“Merkez Bankası uzun zamandır kredi büyüme çıpası uyguluyor. Bu çıpayı hep ticari kredilere, şirketlere takıyordu. Şimdi bireyselde kredi kartlarını da vuruyor. Bu çok tehlikeli. Ciddi bir daralma yaratacak, piyasada parayı yok edecek. Özellikle orta gelir sınıfı tamamen yok oldu zaten. Bir kısım insan artık sadece kredi kartıyla yaşıyor. Bu çok büyük bir hata.”

Korkmazer şunu da ekliyor:
“Bu mesele ‘limit düştü, harcama azalır’ kadar basit değil. Gerçek etki nakit akışı üzerinden olur.”
*
Sonuç olarak:

Enflasyon düşer mi?
Bunu zaman gösterecek.
Ama bugün görünen gerçek şu:
Fatura yine vatandaşa, özellikle de köşeye sıkıştırılan esnafa kesiliyor.
*
Çözüm kart limitlerini kısmak değil.
İnsanlara kredi kartına muhtaç olmayacak bir gelir sunmak.

Kredi Kartı ekonomi enflasyon