Cizre provokasyonu: Bütün bunlar tesadüf mü?
Cizre sokaklarında uzun namlulu otomatik silahlar, çelik yelekler, bordo berelileri andıran üniformalar…
Düşünün...
Bu görüntü, Türk Özel Kuvvetlerini taklit edercesine poz veren bir grup peşmerge.
Ve bunlar, Mesud Barzani’nin korumaları.
*
Barzani 29 Kasım’da Şırnak Valiliğinin düzenlediği 4. Uluslararası Melaye Ciziri Sempozyumu’na katıldı.
Habur’dan AKP ve DEM Parti milletvekillerinin karşıladığı konvoyla geldi.
Tören konuşmalarında İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu “Terörsüz Türkiye süreciyle kardeşliğimizi güçlendiriyoruz” dedi.
Arslan Tatar, Kürtçe “Amcamız, dayımız” diye övdü.
Barzani ise Erdoğan ve Öcalan’a teşekkür edip “Barışa tüm gücümüzle destek veriyoruz” konuştu.
Hiçbir konuşmada peşmerge görüntüleri gündeme gelmedi.
Tepkiler, tören bitip videolar sosyal medyada yayılınca, yani 29 Kasım akşamı, patladı.
*
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün’de “Vatan topraklarımızda yabancı üniformalı askerlerin uzun namlulu silahla dolaşmaları tek kelimeyle rezalettir. Egemenlik hak ve hukuku çiğnenmiştir” dedi.
İçişleri iki müfettişle soruşturma başlattı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik “Görüntüler nahoş” diye açıkladı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral “Türkiye misafirini koruyamayacak zayıf devlet bir değil” dedi.
Barzani Ofisi’nin yanıtı “Bahçeli halen şovenist, hidayete erdi sandık ama yanılmışız” oldu.
Erdoğan Grup Toplantısı’nda “Bu vahim hatadan derhal dönülmeli” diyerek Barzani Ofisi’nin sözlerini kınadı.
PEKİ, O UZUN NAMLULU SİLAHLAR GELİRKEN MÜDAHALE EDİLMELİ MİYDİ?
Edilseydi ne olurdu?
Edilmedi, ne olacak?
Soru çok...
Türkiye Terörsüz Türkiye sürecinde kararlı. Önden gidiyor.
Müdahalesizlik hali, bu kararlığa zeval gelmesin diye iyi niyetli bir tutum mu?
Yoksa devlet aklı mı?
Devlet aklı desek, uzun namlulu silahlara verilen tepkilerle konuya ilişkin yapılan açıklamalar tek yürek.
*
Ama bu yaşananlar gösteriyor ki süreç sadece İmralı’yla çözülmeyecek.
Tehdit hala devam ediyor.
Hem de kendi evimizde.
*
Bu görüntü, Barzani ailesinin Suriye’deki tutumunun bir yansıması.
Türkiye’de “dost” rolü oynarken, Suriye’de neden SDG’yi kolluyorlar?
Cevabı SDG dosyasında yatıyor.
Neçirvan Barzani, 4 Aralık’ta The Spectator’a çok net konuştu.
“SDG olağanüstü bedeller ödedi. IŞİD’e karşı 11 bin kayıp verdi. Garanti olmadan silah bırakmaz.”
Yani 10 Mart 2025’te Şam’la imzalanan “SDG’nin Suriye ordusuna bireysel entegrasyonu” mutabakatını kabul etmiyor.
ABD’nin “güvence modeli”ni savunuyor.
“Silahsızlandırma yok, özerk yapı korunsun. ”
Hem IŞİD'e karşı tepkisinden bizi elinin tersiyle itiyor.
Hem de ABD'nin yanında...
Üstelik IŞİD ABD'nin elleriyle kurduğu bir örgüt.
*
SDG, ABD’nin Suriye’deki en büyük kozu.
2014’ten beri IŞİD’e karşı “yerel müttefik” ilan edildi.
ABD on binlerce TIR silah, eğitim, hava desteği verdi.
Rakka 2017’de, Bağuz 2019’da bu destekle alındı.
Barzani ailesi ise 1991’den beri Washington’un en sadık ortağı.
Mesud Barzani hala ABD pasaportuyla seyahat ediyor.
Neçirvan’ın “garanti olmadan olmaz” çıkışı, bu ittifakın devamı.
*
Mazlum Abdi, PKK'nın Suriye uzantısı SDG-YPG'nin başı.
Barzani’lerle de sıkı fıkı.
19 Kasım 2025'te Mesud Barzani, Mazlum Abdi'yi Duhok'ta kabul etti.
Kürt bölgesel yönetimi başkanı Neçirvan Barzani ise, SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonu için “garanti verilmesi” gerektiğini söyledi. (4 Aralık 2025)
*
ABD Dışişleri bu görüşmeleri “Kürt birliği ve istikrar için önemli” diye övdü.
PKK’da da paralel sesler var.
Bese Hozat, 29 Kasım’da “Af istemiyoruz, biz suç işlemedik” dedi.
Öcalan’ın çağrısına rağmen “özgürlük yasası” istiyor.
Öcalan'ı takan yok.
*
Türkiye’nin pozisyonu net.
“Suriye’de tek devlet, tek ordu.”
Erdoğan-Şara görüşmeleriyle ortaklık güçleniyor.
Mülteci dönüşü hızlanıyor.
Ticaret artıyor.
Konuyla ilgili Şara da SDG’yi “terörist milis” diye niteledi.
*
Tüm bunlara baktığımızda Şırnak’taki peşmerge gösterisi de tesadüf değil.
Bordo bereliler Suriye’de SDG’ye karşı ön safta.
Barzani’nin korumalarının taklit üniformasıyla dolaşması, görsel bir meydan okuma.
“Biz de buradayız” mesajı.
*
Bu tutum nereye varacak?
Türkiye “tek ordu”da kararlı.
Şam’la kurulan stratejik ortaklık her geçen gün güçleniyor.
SDG'nin 10 Mart 2025'te Şam yönetimi ile yaptığı anlaşmaya uymaması ve de Barzani’nin SDG savunusu, entegrasyonu yavaşlatıyor.
Ama Suriye barışı, Türkiye’nin eliyle gelecek.
Çünkü ne ABD garantisi, ne peşmerge şovu, kırmızı çizgiyi değiştiremez.
Barzani ailesi, Erbil’den Şam’a köprü mü, ABD’nin ortağı mı?
Şırnak görüntüleri, cevabı verdi.
İkinciye daha yakın.
*
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu töreninde noktayı koydu.
“Cizre provokasyonu ve Kandil’den gelen sorumsuz açıklamalar bizi yıldıramayacak.
“Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıyız.”
“Ok yaydan çıktı, gemiler yakıldı.”
Bu tek cümle, Şırnak görüntülerini “provokasyon” diye niteledi.
Kandil’in “af istemiyoruz” çıkışını da aynı torbaya koydu.
*
Yani hem Barzani’nin peşmerge şovu, hem Bese Hozat’ın sözleri, hem Neçirvan’ın “SDG garanti olmadan silah bırakmaz” ısrarı…
Hepsi aynı zincirin halkaları gibi duruyor.
Türkiye ise net.
“Suriye’de tek devlet, tek ordu.”
Şam’la ortaklık güçleniyor, mülteci dönüşü hızlanıyor, ticaret artıyor.
Bu zincir yavaşlatabilir, ama durduramaz.
Barışı Türkiye kuracak.
Başka yol yok.