Ankara’nın yeni ahengi: Keklikpınarı

Sima Güleser Polat

Sima Güleser Polat

Tüm Yazıları

Ankara’nın temposu her geçen gün değişiyor.
Sosyal yaşam için yapılan planların rotası artık farklı.
Neredeyse her sokak kahve kokusuyla dolu.

***

Hiç ummadığımız meskun mahaller, eski yerleşim yerleri ve kendini, cazibe merkezi olarak inşa eden semtler...
Bu saydıklarımın hepsi ve daha fazlası Ankara’ya yeni bir kültür, yeni bir ahenk getiriyor.

Bir dönem Ankara denince akla Tunalı gelir; Çankaya, Hoşdere, Bahçelievler birbirini tamamlayan bir şehir ritmini oluştururdu.
Benim çocukluğum da o caddelerde geçti.
Babamın iş yeri Tunalı’daydı; benim için o cadde sadece mağazalar ya da kafeler değil, Ankara’nın kalbiydi.
Hâlâ da öyle... O konu başka.

***

ANKARA'NIN SOSYAL DENGESİNDE SESSİZ DEĞİŞİM

Bugün o merkezler hala önemli ama Ankara’nın dengesi sessizce başka semtlere doğru akıyor.
Keklikpınarı mesela...

Bir dönem yalnızca sakin bir yerleşim alanı olarak bilinen bu bölge, son yıllarda dikkat çekici bir hareketlilik kazandı.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar kendi halinde, kalabalığını cadde trafiğinden alan, onu da belirli saatlerdeki düzeni olarak gören mazbut bir yerleşim yeriydi.

Şu anda ise Keklikpınarı artık yalnızca mahallelinin ve yakın çevrenin değil, başka semtlerden insanların da uğradığı bir cazibe noktasına dönüştü.

Her bir köşesinde kahveciler, restoranlar, kebapçılar, pastaneler var.

Mekan listelerindeki bu çeşitliliğe bir de güzellik merkezlerinin eklenmesi, sosyal hayattan beklenen ihtiyaçların neredeyse tümünün karşılanabileceğini gösteriyor.

Bu değişimin ardında yalnızca ticaret değil, alışkanlıkların sessiz dönüşümü de var.

***

Pandemi süreciyle birlikte insanlar kalabalıktan uzak, ulaşımı kolay ama sosyal hayatı canlı alanlar aramaya başladı.
Kira artışları, merkezdeki maliyetler, şehir planlamasındaki sıkışıklık da bu kaymayı hızlandırdı.
Keklikpınarı gibi semtler bu boşluğu doldurdu.

***

Pandemiden önce kendini göstermeye başlayan bu süreç, bu süreç bittiğinde davranış değişimi olarak karşımıza çıktı.


İnsanların iç mekanlardan dış mekâna yönelimi, mahalle ölçeğinde sosyalleşme ihtiyacını artırdı ve sokaklar saat mefhumu olmadan halka arz edildi.

***

Gece hayatı kavramı sessizce bitti.
Günün her saati sosyal olunabilen yeni bir kültür doğdu.
Bilinçdışı toplumsal bir öğreti gibi.
Hepimiz alıştık.
Babalarımız bile.

KAHVE KOKUSU, YENİ SOSYALLEŞME BİÇİMİ

Bir başka nokta da kahve kültürü.
Kahve içmek artık sadece bir keyif değil, sosyal rutinin bir parçası.

Bugün bir mahallede birden fazla kahve zincirini görmek sıradan bir durum.
Artık çay-kahve tartışmasının çok ötesinde.


Kahve içmek elzem, çay gereksiz pahalı.

***

Sokak aralarındaki butik kafeler artık herkesin ortak nefesi.
İnsanlar bir kahve içmek bahanesiyle sosyalleşiyor, nefes alıyor, günün içinden kopuyor.
Bu da şehirde yeni türden bir sosyalleşme biçimini doğuruyor.

Eskiden Ankara’da gece 22.00 olunca sokaklar kimseye kalmazdı.
Memur şehriydi en nihayetinde.
Hafta sonları belirli yerlerde toplanırdı insanlar, alternatif de pek yoktu.

KEKLİKPINARI’NIN BÜYÜMESİNİN BİR BEDELİ VAR

Elbette her yeni cazibe, yanında kanayan yaramız park problemini de getiriyor.

Ne kadar mahalle arası tercih ediliyor desek de, mekanların çekimi insanları küçük sosyal göçlere de yönlendiriyor.

Başka semt insanlarının buluşma merkezi başka bir sosyal alana gitmesi -ki bu yeni düzende olabilecek, beklenen ve istenen bir süreç, park yeri sorununun hep baki kaldığını hatırlatıyor.

Yeni düzende sıfırdan tasarlanan yerlerin park yerini tam kapasite yerine en minimum seviyede tutulması anlayış gösterilecek bir durum değil maalesef.

Keklikpınarı sakinlerinin gelişime karşı tutumları yok; ancak sakini oldukları mahallede park sorunu yaşamaları her geçen gün büyüyen bir kriz.

ANKARA’NIN YERİNDEN BÜYÜYEN YENİ MERKEZLERİ

Keklikpınarı gibi semtlerin yükselişi yalnızca bir mekansal hareketlilik değil; Ankara’nın kendi potansiyelini hatırlama fırsatı.

Bu yerler, şehrin yeniden merkez ürettiği, yerinden büyüdüğü alanlar.

Tunalı’nın, Bahçelievler’in, Farabi’nin bir zamanlar kurduğu ahengi bugün Keklikpınarı sürdürüyor; Ankara’ya nefes aldırıyor.

Bir Tunalı akşamından satırlara akan cümlelerle bitireyim:

…babamın teknesinde bir pazar
çocukluğumdaki ufka daldım
yıllar sonra kapandı bir pazar, Tunalı Hilmi…

Uzun yıllar Keklikpınarı’nda oturan bir Tunalı çocuğu,
Sima Güleser Polat
İyi pazarlar.