Şişeyi at, 1 liranı al: Türkiye’de geri dönüşümde yeni dönem
Türkiye’de geri dönüşüm meselesi uzun yıllardır daha çok “iyi niyet” ve “bireysel hassasiyet” ekseninde ilerledi. Evde ayrıştıran vatandaşın vicdanına bırakılan bu sistem, çoğu zaman güçlü bir altyapıyla desteklenmediği için istenen sonucu vermedi. Şimdi ise yeni depozito iade sistemiyle birlikte işin rengi değişiyor. Marketlerde, AVM’lerde ve çeşitli noktalarda kurulmaya başlayan geri dönüşüm otomatlarıyla vatandaş, kullandığı içecek ambalajını iade ettiğinde 1 lira depozito bedelini geri alabilecek. Bu yalnızca ekonomik bir teşvik değil; aynı zamanda çevre politikasında davranış değişikliğini hedefleyen somut bir adım.
Sistemin en önemli tarafı, geri dönüşümü soyut bir “çevre görevi” olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine yerleştirmesi. Bir pet şişe ya da alüminyum kutu artık çöp değil; karşılığı olan bir malzeme hâline geliyor. İnsanlar cebine dönen o 1 lirayı belki küçük görebilir. Ancak mesele tek tek şişelerin değeri değil, milyonlarca ambalajın yeniden sisteme kazandırılmasıdır. Türkiye’nin atık yönetiminde en büyük sorunlarından biri, tüketim sonrası ambalajların düzenli biçimde toplanamamasıydı. Otomatlar bu zincirin eksik halkasını tamamlayabilir.
Elbette her yeni uygulama gibi bu sistemin de sınanacağı alanlar olacak. Otomatların sayısı yeterli olacak mı, iade süreci sorunsuz işleyecek mi, küçük esnaf sisteme ne kadar hızlı uyum sağlayacak? Bunlar önemli sorular. Ayrıca depozito bedelinin ürün fiyatlarına etkisi ve tüketicinin bu sistemi ne kadar benimseyeceği de dikkatle izlenmeli.
Yine de büyük resme bakıldığında, Türkiye için olumlu bir eşikte olduğumuz söylenebilir. Eğer bu sistem iyi denetlenir, erişilebilir hâle getirilir ve toplumda alışkanlığa dönüşürse; sadece çevre değil, ekonomi de kazanır. Belki de yıllardır “çöp” diye kenara attığımız şeyin aslında ciddi bir kaynak olduğunu nihayet anlamaya başlıyoruz.