İklim krizi kapımızda, COP31 Antalya’da

Serkan Baygınoğlu

Serkan Baygınoğlu

Yazar
Tüm Yazıları

Dünyanın gündemi her geçen gün değişiyor. Savaşlar, ekonomik krizler, teknoloji ve yapay zekâ konuşuluyor. Ancak bütün bu gündemlerin arasında sessiz ama etkisi giderek büyüyen başka bir kriz var: İklim krizi.

Artık iklim değişikliğini yalnızca uzak ülkelerde yaşanan kuraklıklar, eriyen buzullar veya bilim insanlarının raporları üzerinden konuşmuyoruz. Aşırı sıcaklıklar, seller, orman yangınları, kuraklık ve mevsimlerin değişmesi hayatımızın doğrudan bir parçası haline geliyor.

Tam da bu nedenle 2026 yılı Türkiye açısından önemli bir döneme işaret ediyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek.

Türkiye’nin böyle önemli bir zirveye ev sahipliği yapması yalnızca diplomatik açıdan değil, toplumsal açıdan da büyük bir fırsat.

COP toplantıları, ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele konusunda bir araya geldiği küresel platformlar. Ancak artık masada yalnızca devletler yok. Gençler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, özel sektör ve yerel yönetimler de iklim politikalarının önemli aktörleri haline geliyor.

Bence COP31’in en önemli başlıklarından biri de gençlerin bu sürece nasıl dahil edileceği olmalı.

Çünkü iklim krizinin sonuçlarını en uzun süre yaşayacak kuşak, bugün genç olanlar. Bugün alınan kararların etkisi yarın üniversite sıralarında, iş hayatında, şehirlerde ve günlük yaşamımızda hissedilecek.

Bu nedenle gençleri yalnızca geleceğin temsilcileri olarak görmek yeterli değil. Onları bugünün karar alma süreçlerine dahil etmek gerekiyor.

İklim krizi aynı zamanda şehirlerin geleceğiyle de yakından ilgili. Daha yaşanabilir kentler, sürdürülebilir ulaşım, yeşil alanların korunması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve yenilenebilir enerjiye geçiş artık bir tercih olmaktan çıkıyor.

Antalya’da gerçekleştirilecek COP31, Türkiye’nin dünyaya yalnızca ev sahipliği yaptığı bir zirve olmamalı. Türkiye, bu zirveyi kendi şehirleri ve kendi gençleri için yeni bir başlangıca dönüştürebilmeli.

Çünkü iklim krizi geleceğin problemi değil.

Bugünün problemi.

Ve geleceği korumanın yolu, bugün ne yaptığımızdan geçiyor.

COP31 Antalya’da toplanacak. Asıl mesele ise zirve bittikten sonra bizim ne yapacağımız.