Aynı gökyüzünün altında
Bazı haberleri uzaktan okursunuz.
Televizyonda görür, sosyal medyada birkaç satırına denk gelir ve hayatınıza devam edersiniz.
Ama bazı olaylar vardır ki uzakta gerçekleşse bile size çok yakındır. Çünkü o an aynı şehirde, aynı gökyüzünün altında, belki de aynı denizin kıyısındasınızdır.
Girne açıklarında yaşanan ve sekiz kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan deniz faciasını ben de Girne’deyken öğrendim.
Bir anda şehrin havası değişti.
Az önce insanların günlük telaşlarıyla yürüdüğü sokaklarda başka bir sessizlik vardı. Denize baktığınızda, birkaç saat önce yalnızca manzarasının güzelliğini gördüğünüz o maviliğin, aslında ne kadar büyük bir hikâyeyi içinde saklayabildiğini düşünüyorsunuz.
Deniz aynı denizdi.
Gökyüzü aynı gökyüzüydü.
Ama o gün Girne, benim gözümde artık aynı Girne değildi.
Bir tarafta tatil için gelenler, günlük hayatına devam eden insanlar, sokaklarda dolaşan turistler vardı. Diğer tarafta ise denizin açıklarında hayatla ölüm arasında yaşanan büyük bir mücadele…
İnsanı en çok etkileyen şey belki de hayatın ne kadar ince bir çizgi üzerinde ilerlediğini yeniden fark etmek oluyor.
Sabah sıradan başlayan bir günün, birkaç saat sonra bir ülkenin yasına dönüşebileceğini düşünüyorsunuz.
Girne açıklarında yaşanan bu facia bana bir kez daha şunu hatırlattı: Hayat, çoğu zaman planladığımız kadar uzun ve kontrol edebildiğimiz kadar güvenli değil.
Bizler geleceği konuşurken, ertesi haftayı planlarken, küçük meseleler için birbirimizi kırarken; bir başka yerde bir insanın tek isteği hayatta kalmak olabiliyor.
O gün Girne’de olmak, haberi yalnızca okumaktan çok daha farklıydı.
Şehrin havasında bir ağırlık hissediliyordu.
İnsanların yüzlerinde aynı soru vardı: “Nasıl oldu?”
Belki bu sorunun cevabı yapılacak araştırmalarla ortaya çıkacak. Sorumluluklar belirlenecek, ihmaller varsa hesap sorulacak.
Ama ne yapılırsa yapılsın, kaybedilen hayatlar geri gelmeyecek.
Sekiz insanın ardından geride yarım kalan hikâyeler, bekleyen aileler ve hiç dinmeyecek bir acı kaldı.
Girne’den ayrılırken denize bir kez daha baktım.
O gün anladım ki bazen en güzel manzaralar bile insanın içinde derin bir hüzün bırakabiliyor.
Aynı gökyüzünün altında, aynı denize bakarken…
Hayatın ne kadar kıymetli olduğunu yeniden öğreniyoruz.