Werehyena canavarı ve antisemitizm üçgeni

Salih Aydemir

Salih Aydemir

Güvenlik ve Terör Uzmanı
Tüm Yazıları

Amerika ve İran arasında yaklaşık kırk günü aşkın süredir devam eden ve savaşın bitmesi için bir umut ışığı olarak görülen müzakereler, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da maalesef çıkmaza girdi. Umutların tam bu noktada tükenmesinin ardında yatan sebeplere gelin madalyonun öteki yüzünden daha derin ve farklı bir açıdan bakalım.

İslamabad ismi kökleri derin bir sembolizm barındıran iki kavramın birleşimidir: Arapça kökenli barış teslimiyet ve güven anlamlarını taşıyan İslam ile Farsça bayındır, mamur veya imar edilmiş şehir anlamına gelen Abad. Bu haliyle İslamabad kelime anlamıyla Güvenli Barışın Şehri demektir. Şehrin bu manevi kimliğine yakışır şekilde tarihi bir barış imzasının atılması beklenirken ne yazık ki yazımı kaleme aldığım dakikalarda ABD ve İran heyetlerinin masadan kalktığı ve görüşmelerin kesildiği haberi ajanslara düştü.

ABD’nin masaya koyduğu şartlar aslında savaşı başlatan resmi sebeplerin bir özeti gibiydi:

  • Nükleer başlıklar ve silahsızlanma,
  • Hürmüz Boğazı'nın güvenliği,
  • Balistik füze programı,
  • Bölgesel müdahale ve vekalet savaşları.

Buna karşılık İran heyeti ise; yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların iadesi, savaşın sona erdirilmesi ve nükleer meselede somut garanti şartlarını sundu.

Masada Olmayan "Werehyena" (Sırtlan-Adam)

Peki güvenilir şehir İslamabad’ın üzerinde dolaşan asıl gölge ne? Orta Doğu’nun tarihsel kökenlerinden süzülüp gelen İsrail’in görüşmeler öncesi devreye soktuğu "Antisemitizm Üçgeni" yazımızın asıl konusudur.

Önce merakları giderelim; Werehyena (kurt-sırtlan) nedir? Hem insan hem sırtlan özelliklerine sahip bu iki form arasında şekil değiştirebilen mitolojik bir yaratıktır. Afrika, İran ve antik Greko-Romen metinlerinde geçer. Bugün bu tanımın İsrail’i yöneten stratejik akla ne kadar benzediğine dikkat çekmek gerekir. Biz buna kısaca diplomatik masaları deviren "Werehyena (Antisemitizm) Canavarı" diyelim.

Üçgenin Birinci Ayağı: Şantaj Kartı (Epstein)

8 Nisan 2026 tarihinde ABD Başkanı Trump iki haftalık geçici bir ateşkes ilan ettiğinde dünya derin bir nefes almıştı. Ancak bu süreç İsrail’in stratejik çıkarlarıyla örtüşmüyordu. İsrail "insan" kimliğinden sıyrılıp "Werehyena" (Sırtlan) kimliğine bürünerek ilk hamlesini yaptı:

Epstein Kozu:

ABD First Lady’si Melania Trump’tan 10 Nisan 2026’da gelen gündem dışı açıklama manidardı: "Epstein’in cinsel istismarına ortak olmadım." Çoğu kişi bunu klasik bir yalanlama olarak görse de işin mutfağındakiler mesajı aldı; Mossad Trump’a ailesi üzerinden aba altından sopa gösteriyordu. Üçgenin birinci ayağı ABD heyeti üzerindeki baskının artırılmasıyla tamamlandı.

Üçgenin İkinci Ayağı: Antisemitizm Silahı

İkinci adım İsrail’in en güçlü kalkanı olan Antisemitizmi (Yahudi karşıtlığı) canlandırmaktı. Werehyena Netanyahu ve bakanı Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan dünya çapında tepki çekecek kışkırtıcı açıklamalar geldi. 11 Nisan 2026’daki bu çıkışlar dünya genelindeki Yahudi hassasiyetlerini kaşıyarak suni bir gerilim hattı oluşturdu. Böylece üçgenin ikinci ayağı da perçinlendi.

Üçgenin Üçüncü Ayağı: Mossad’da "Askeri" Dönüşüm

Üçgenin son kenarı İsrail’in kendi güvenlik bürokrasisindeki radikal bir değişiklikle tamamlandı. Netanyahu haziran ayında görev süresi bitecek olan Mossad Başkanı David Barnea’nın yerine askeri sekreteri Tümgeneral Roman Gofman’ı atadı.

Mossad’ın geleneksel yapısında kurum içinden gelen istihbaratçıların atanması esastır; ancak "ordu kökenli" birinin bu makama getirilmesi kurum içinde büyük huzursuzluk yarattı.

Bu atamanın gelecekteki etkilerini bir sonraki yazımda detaylandıracağım ancak şu kadarını söyleyeyim: Bu hamle Werehyena Netanyahu’nun dünyayı "istihbarat diplomasisi" ile değil "askeri sert güçle" kana boğmaya devam edeceğinin ilanıdır.

İsrail bu üç hamleyle (şantaj, provokasyon ve askeri atama) İslamabad’ın barış iklimini zehirleyerek "Antisemitizm Üçgeni"ni tamamlamıştır. Görünen o ki; barışın şehri İslamabad şimdilik bu mitolojik canavarın gölgesinde kalmaya mahkûm edilmiştir.