Gri bölgelerin tasfiyesi faili meçhuller

Salih Aydemir

Salih Aydemir

Güvenlik ve Terör Uzmanı
Tüm Yazıları

Stratejik bir müdahale alanı olarak yeni adalet mimarisi

2026 yılı küresel düzende Düzensizlik Doktrininin hüküm sürdüğü kurumların anlamsal kabuklara dönüştüğü bir dönem olarak kayıtlara geçmektedir. Bu kaotik konjonktürde Türkiye Cumhuriyeti toplumsal savunma mekanizmalarını hukuki düzlemde yeniden kodlayan radikal bir kurumsal dönüşüm başlatmıştır. Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından ilan edilen yedi yeni daire başkanlığı, yalnızca bürokratik bir genişleme değil devletin egemenlik alanındaki "gri bölgeleri" hukuk eliyle denetim altına alma girişimidir.

Bu yeni mimari Adli Emanet'ten Doğal Afetlere, Kamu Düzeni ve Dezenformasyonla Mücadele'den Terörizmin Finansmanına kadar uzanan yedi farklı cephede devletin görünmez iktidar pratiklerini tasfiye ederek toplumsal hafızayı şeffaf bir hakikat rejimi üzerine inşa etme kararlılığının somut göstergesidir.

FAİLİ MEÇHUL (FM) EPİSTEMOLOJİK BİR KÖR NOKTANIN ANATOMİSİ

Kriminoloji ve hukuk sosyolojisi literatüründe "FM" (Faili Meçhul) olarak kodlanan olgu basit bir adli vaka tanımından öte devletin bilgi iktidar alanındaki epistemolojik bir kopuştur yani devletin kendi egemenlik alanında ne olup bittiğine dair bilgi akışının kesilmesi ve hakikatin sistematik bir körlüğe mahkûm edilmesidir. Bir suçun failinin saptanamaması toplumsal zihinde adaletin ontolojik iflası olarak yankılanır. Bu iflas hukukun sadece teknik bir hata yapması değil, bireyin devlete ve adalete olan köklü varoluşsal güveninin (ontolojik emniyetinin) temelinden sarsılması sistemin yaşama sebebini kaybetmesidir.

Türkiye’nin yakın tarihi Sabahattin Ali’nin 1948’deki sessiz gidişinden Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz’ün 1978’deki şehadetine, Uğur Mumcu’dan Muhsin Yazıcıoğlu’na uzanan o karanlık kronoloji bu gri bölgelerde bilginin bir silah olarak saklandığının kanıtıdır. Bugün Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kuruluşu bu kör noktaların üzerine ışık tutarak geçmişin sessiz fırtınalarını teknik birer dosya haline getirme ve devletin hafızasını asimetrik savaş kalıntılarından arındırma sürecidir.

2026 HAFIZA HARİTASI İSTATİSTİKLERİN ÖTESİNDEKİ GERÇEKLİK

Nisan 2026 itibarıyla başlatılan bu süreç devletin kendi hafıza kayıtlarını yeniden normalize etme girişimidir. Bu operasyonel süreçte ortaya çıkan rakamlar meselenin büyüklüğünü kanıtlamaktadır:

• 75 ilde dondurulmuş adli süreçler yeniden hareketlendirilmiş,
• 638 soruşturma dosyası yeni nesil kriminalistik ve epistemolojik süzgeçlerden geçirilmeye başlanmış,
• 693 maktule ait dosya, devletin yeni hafıza mekanizmasına "öncelikli" şerhiyle dahil edilmiştir.

İl bazlı dağılımda İzmir, Sakarya, Trabzon ve Giresun gibi illerin öne çıkması, geçmişin asimetrik tehdit unsurlarının bıraktığı izlerin coğrafi izdüşümüdür. Zira asimetrik yapılar (terör örgütleri, derin ağlar, şantaj odakları) devletin meşru güçlerini kendi kuralsızlık alanına çekmeye çalışır. Devlet bu gri alana girdiğinde attığı her adım faili meçhul bir mayına çarpabilir. Bugün kurulan bu yeni daire başkanlıkları devletin işte bu mayınlı araziden çıkma gri bölgeleri hukuki şeffaflıkla temizleme ve meşruiyet zeminini yeniden tahkim etme iradesidir.

TOPLUMSAL SÖZLEŞMENİN ONARIMI VE VİCDANIN KURUMSALLAŞMASI

1984-2004 yılları arasındaki o kaotik yirmi yılda sayısı 17 bini bulduğu tahmin edilen faili meçhul iddiaları, toplum ile devlet arasındaki ontolojik güven bağını zedelemiştir. Bugün kurulan bu başkanlık sadece raflardaki tozlu dosyaları değil, toplumun parçalanmış adalet algısını da onarmayı hedeflemektedir. Gülistan Doku veya Narin Güran vakalarındaki toplumsal reaksiyon, bu hafıza laboratuvarının ne kadar elzem olduğunun güncel kanıtıdır.

DEVLETİN HAFIZA İLE İMTİHANI

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın tesisi devletin kendi geçmişiyle olan epistemolojik hesaplaşmasıdır. Bu mekanizma eğer sadece eski dosyaları açmakla kalmaz bu gri bölgeleri üreten mekanizmaları da deşifre ederse Türkiye'nin ontolojik güvenliğini kalıcı olarak tahkim edecektir.

Unutulmamalıdır ki devlet sadece geleceği tasarlayan bir güç değil geçmişin karanlıkta bıraktığı her bir ferdin hukukunu koruyan ölümsüz bir hafıza olduğu sürece meşrudur. Ancak bu gri bölgeleri sadece silahlar ve gölgeler değil aynı zamanda kontrolsüz finans akışları beslemektedir. Bir sonraki yazımızda bu karanlık dosyaların ardındaki ekonomik motor, yani paranın sessiz ve derin izini sürerek Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları cephesini analiz edeceğiz.