Türkiye yaklaşık yarım asırdır milletin canını yakan terör belasından tamamen kurtulabilmek adına tarihî bir sürecin içinden geçmektedir. Devlet Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile yalnızca yeni bir hukuki düzenleme yapmamaktadır, aynı zamanda elli yıldır süren çatışma dönemini geride bırakabilecek tarihi bir irade ortaya koymaktadır. Bu yazı yayımlandığında kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na ulaşmış olması kuvvetle muhtemeldir. Eğrisiyle doğrusuyla Meclis iradesi tecelli edecek ve Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yeni bir dönem başlayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bin yıllık devlet geleneğinin verdiği tecrübeyle bu süreçte üzerine düşeni yapmaktadır. Hukuk devleti olmanın gereğini yerine getirerek yeni bir sayfa açmakta ve toplumsal bütünleşme adına önemli bir risk almaktadır. Devlet açısından samimiyet verilen sözün hukukla desteklenmesi, devlet iradesinin kanunla ortaya konulması ve toplumun tamamını kapsayan yeni bir gelecek inşa etme iradesidir.
Ancak tarih bize göstermektedir ki kalıcı barış yalnızca tek tarafın iyi niyetiyle kurulamaz. Devletin attığı adım kadar, bu adımın muhatabı olan yapının göstereceği samimiyet de belirleyici olacaktır.