Sirius'u ararken aslında kendimizi arıyoruz

Özgür Alp Gündüz

Özgür Alp Gündüz

Yazar-Holistik Yaşam Mentoru
Tüm Yazıları

Her yıl bazı tarihler gelir, gökyüzüne bakanların kalbinde farklı bir heyecan uyanır. 5–6 Mayıs da benim için böyle günlerden biridir. Kimi insanlar bunu yalnızca bir yıldızın hikâyesi olarak görür; kimileri ise insanın kendi özüne dönüşünü hatırlatan bir işaret olarak...

Sirius, gecenin en parlak yıldızlarından biridir. Eski Mısır'da Nil'in taşkınlarıyla ilişkilendirilmiş, bereketin ve yeni başlangıçların sembolü kabul edilmiştir. Anadolu'da da gökyüzünü okuyarak yaşayan birçok insan, yıldızların insana Rabbini ve kâinattaki düzeni hatırlattığını düşünmüştür.

Tasavvuf ise bize başka bir kapı açar. Asıl yolculuk gökyüzüne değil, insanın kendi kalbine yapılır. Mevlânâ'nın dediği gibi, insan aradığını çoğu zaman dışarıda değil kendi içinde bulur. Yıldızlar sadece işaret eder; yürüyen ise insandır.

İbrahim Hakkı Erzurûmî, kâinatın büyük bir kitap olduğunu söyler. Gökyüzüne bakarken asıl okunması gerekenin insanın kendi nefsi olduğunu hatırlatır. Çünkü insan kendini tanıdıkça Rabbini tanımaya yaklaşır.

Bu yüzden 5–6 Mayıs'ı bir mucize bekleme günü değil, iç muhasebe günü olarak görüyorum. Belki de affedemediğimiz bir yükü bırakmanın, kırgınlıklarımızı onarmanın, kalbimizi yeniden temizlemenin zamanıdır.

Ben bu günlerde özellikle nefes çalışmalarına önem veriyorum. Çünkü nefes sadece yaşamak için aldığımız hava değildir; aynı zamanda bize emanet edilen en kıymetli hediyedir. Her bilinçli nefes, insanı biraz daha ana, biraz daha huzura yaklaştırır.

Sessizce dua etmek, Kur'an okumak, şükretmek, anne babanın hayır duasını almak, ihtiyaç sahibine yardım etmek ve kalbi kötü duygulardan arındırmak... Bana göre gökyüzündeki en güçlü frekans budur.

Belki Sirius bize yeni bir kapı açmuyordur. Belki de sadece zaten açık olan kapıyı fark etmemizi sağlıyordur.

Gökyüzündeki yıldızlar ne kadar parlak olursa olsun, insanın içindeki iman, merhamet ve güzel ahlak onların hepsinden daha değerlidir.

Rabbim kalplerimizi karanlıktan nura, gönüllerimizi huzura ulaştırsın. Attığımız her adım hayra, aldığımız her nefes şükre dönüşsün.

Çünkü gerçek yolculuk yıldızlara değil, Yaradan'a yakınlaşan bir kalbe yapılan yolculuktur.