El-Muhtare: Tarihin sessizliğe gömülen şehri

Özgür Alp Gündüz

Özgür Alp Gündüz

Yazar-Holistik Yaşam Mentoru
Tüm Yazıları

Tarih, kazananların yazdığı kadar unutulanların da hikâyesidir. Bazı şehirler vardır; surları yıkılmış olsa bile isimleri yaşamaya devam eder. Bazıları ise yeryüzünden silinmekle kalmaz, hafızalardan da kaybolur.

El-Muhtare işte böyle bir isimdir.

Bugün birçok insan Roma'yı, Atina'yı, Semerkant'ı veya Endülüs şehirlerini bilir. Fakat bir zamanlar özgürlük uğruna mücadele eden insanların kurduğu, adına "özgürlük kenti" denilen el-Muhtare'den neredeyse hiç söz edilmez.

Ne büyük filmlere konu olmuştur...
Ne adına destanlar yazılmıştır...
Ne de sokaklarında yaşanan acılar dünya tarihinin sayfalarında yeterince yer bulmuştur.

Oysa her şehir gibi onun da bir ruhu vardı.

İnsan bazen düşünmeden edemiyor...

O şehirde sabah ezanları nasıl yükseliyordu?

Çocuklar hangi sokaklarda oynuyordu?

Akşam olunca hangi dualar gökyüzüne karışıyordu?

Kimler sevdiklerini uğurladı, kimler dönmeyenlerin yolunu bekledi?

Bugün bunların çoğunu bilmiyoruz.

Çünkü tarih bazen bazı şehirleri korur, bazılarını ise sessizliğe teslim eder.

El-Muhtare'nin en ilginç tarafı da budur. Ortada görkemli saraylar yoktur. Ayakta kalan anıtlar yoktur. Turistlerin ziyaret ettiği kalıntılar da bulunmaz.

Geriye yalnızca bir isim kalmıştır.

Ve o isim, unutulmuş bir direnişin, kaybolmuş bir hatıranın ve tarihin karanlıkta bıraktığı insanların sessiz tanıklığını taşır.

Belki de asıl mesele şehrin nerede olduğu değildir.

Asıl mesele, bir zamanlar insanların özgür yaşama umuduyla kurduğu bir dünyanın nasıl olup da hafızalardan silinebildiğidir.

Bugün el-Muhtare'nin taşları yok.

Duvarları yok.

Sokakları yok.

Ama adı hâlâ insanı düşündürüyor.

Çünkü bazı şehirler haritalardan silinse bile insanlığın ortak hafızasında yaşamaya devam eder.

El-Muhtare...

Belki de tarihin en sessiz şehirlerinden biri.

Belki de hakkında en az konuşulanlardan.

Ama tam da bu yüzden, hatırlanmaya değer olanlardan biri.