Sokak konuşuyor, duyan var mı?
Reklamcılar, sokaktan yükselen feryadı artık duyun!
İstanbul’da esnafın sesi kısık değil, sadece duyulmuyor. Raflar dolu ama cepler boş. Peki, bu gerçeklik neden esnafı memnun edecek şekilde yansıtılmıyor?
İstanbul’da sabahın erken saatleri… Kepenkler yavaş yavaş açılıyor, çaylar yeni demleniyor; ama yüzlerde alıştığımız o iş başı heyecanı yok. Geçtiğimiz günlerde birkaç esnafla sohbet ettim. Cümleler kısa ama taşıdığı anlam ağırdı:
-
“Eskisi gibi siftah yapamıyoruz.”
-
“İnsanlar sadece bakıyor, hiçbir şey almadan dükkândan çıkıyor.”
-
“Fiyat söylemeye utanır hale geldik.”
Bunlar sadece birer veri değil; sokağın doğrudan kendi sesidir. Çünkü ekonomi çoğu zaman grafiklerde değil, insanın ses tonunda gizlidir.
Ancak bir yanda da başka bir gerçek var: Markalar hâlâ "rahat hayat" satıyor. Reklamlar; kusursuz sofralar, eksiksiz alışverişler gösteriyor. Peki, sokakta yaşanan bu tablo neden o dünyalara hiç yansımıyor? İlgili kurumlar, örneğin Reklamcılar Derneği bu tabloyu görmüyor mu? Yoksa görmezden mi geliyor?
Belki de mesele daha basit: Herkes kendi konfor alanına göre yaşıyor. Peki ya sokak? Sokak konfor alanı tanımaz; çığlığını duyurmaya çalışır, derdine derman olacak, ona uzanacak bir el arar. İnşallah bu sesleri duyanlar bir an önce harekete geçer ve onlara bekledikleri yardım elini uzatır.
İstanbul’un sesini duyurmaya devam edeceğim. Çünkü bazen en gerçek haber; en yüksek sesle anlatılan değil, en sessiz kalandır.
İstanbul Temsilcisi Özge Yavuz
ozgeyavuz@yeniankara.com.tr