Yüzyılın hortumlaması ve bilimsel çözüm yolu
“Uzmanlığım Finansal Ekonomi, Alt alanım Finansal Varlık Fiyatlamaları. Bu alanda uluslararası prestijli dergilerde 45’in üzerinde akademik yayınım var” diyen Prof. Dr. Özgür Demirtaş “X” hesabından Fon Hortumlaması konusunda “Türkiye hakkında son tweetim” diyerek muhteşem bir açıklama yaptı.
Demirtaş hem ders veriyor hem de “yüzyılın krizi” olarak nitelendirdiği olayın nasıl gerçekleştiğini, vatandaşın parasının nasıl hortumlandığını anlatıyor. Ponzi düzeni ve hisse fiyatlarının şişirilmesine ilişkin iddialarını iktidarın yüzüne tokat gibi vuruyor.
(Ponzi: Yeni katılanların parasıyla önceki katılımcılara kazanç ödenen bir dolandırıcılık düzeni - O.U.)
“TERA ve PUSULA gibi Ponzi’ye karışmış fonların Ponzi ile şişirdikleri hisselerin ne zaman ne kadar şişirildiğini hesap etmek benim için çok kolay, gözü kapalı yapabileceğim bir olay” diyor.
Prof. Dr. Özgür Demirtaş’ın X hesabında yayımladığı açıklamayı, okuma kolaylığı için düzenleyerek aktarıyorum. Metindeki büyük–küçük harf kullanımlarını korudum. Kalın yazılmış, “O.U.” imzalı parantez içi kavram açıklamaları bana aittir.
“Sevgili Fon Mağdurları ve Hisse Mağdurları, bu tweeti tüm Türkiye'ye yayarsanız sevinirim” diyerek yayımlanması için çağrı yapan Prof. Demirtaş’ın bu açıklamasını sizlere sunuyorum:
Biliyorsunuz ben yıllar önce Türkiye hakkında bir daha asla yazmama ve konuşmama kararı almıştım. Bu kararımdan dolayı bana kızanlar, küsenler çok olmuştu. Bu kararıma saygı duyanlar da oldu. Ama ben bu kararıma uydum.
Sonra tam da UZMANLIK alanımda hem de yıllar önce ÇOK FAZLA uyardığım bir konuda, YÜZYILIN krizi patlak verdi.
O yüzden bir haftalığına bu konuşmama kararımı bozdum sizler için. Kararımda bir değişiklik yok aslında. O yüzden Paranızı Kurtarmamızın yolunu çok detaylı bir şekilde yazarak JÜBİLEMİ yapacağım.
Vatandaşı olduğum ülkeme ve mağdurlara karşı görevimdir bu. Her satırını dikkatlice okuyun lütfen.
Önce bu satırları yazan kişinin, yani benim hakkımda bir paragraflık bilgi vermek istiyorum. Bunun da nedeni FİNANSIN F'sinden anlamayan DOLANDIRICI Finansal Teröristlerin ben ve benim gibi alanının uzmanlarını yıllarca hakaretlerle, finanse edilmiş saldırılarla sindirmeye çalışmasıdır.
Bu operasyonları yapma sebepleri de sonunda ortaya çıktı: Ben ve benim gibi akademisyen, profesyonel, pratisyen veya uzmanların sizleri UYARMASINI engellemek. Uyarsak bile itibarımızı düşürmek.
Ben bir Finans Profesörüyüm. Lisans derecem Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği. Doktora Derecem ise Finansal Ekonomi. Doktoramı, Yardımcı Doçentliğimi, Doçentliğimi ve TENÜR’ÜMÜ Amerika Birleşik Devletleri’nde elde ettim.
(Tenür: Akademide, belirli değerlendirmeler sonunda kazanılan sürekli kadro ve güçlü iş güvencesi statüsü - O.U.)
15 yıl orada okudum, yaşadım, çalıştım.
Yani Profesörlüğümü BABAMIN veya DAYIMIN bir Üniversitede olması ile ya da adam akıllı akademik yayın yapamadan almadım.
Babam Avukattır, Avukatlıktan önce de Çobandı.
Kendi Tırnaklarımla kazıyarak aldım.
Finans altında 3 tane ana alan vardır. Bunlardan biri Bankacılık, bu benim alanım değil, biri Corporate Finans bu da benim alanım değil, biri de Asset Pricing yani Varlık Fiyatlama Modelleri işte bu tam benim alanım.
(Corporate Finans: Kurumsal finansman; şirketlerin yatırım, finansman ve sermaye yapısı kararlarını inceleyen alan - O.U.)
Aynı zamanda Kamuoyunun bilmediği şekilde Amerika Birleşik Devletleri’nde fon yönetimi alanında Akademi dışı tecrübem var.
Bu son cümlem de: Akademisyenler ne anlar bu işten diyecek kıvama gelenler içindi.
Yani az sonra yazacaklarım konusunda bilgiliyim ve tecrübeliyim!
Başlıyorum.
Bu yazıyı şöyle planlıyorum:
- Önce bunu yapanların bu işi NASIL yaptıklarını anlatacağım.
- Sonra bu işi yapanların hangilerinin ne kadar SUÇLU (Etik veya Cezai) olduğunu düşündüğümü yazacağım.
- Sonra bu işlerden zarar gören Mağdurların NE KADAR ve NASIL mağdur olduklarını yazacağım.
- Son olarak da Mağduriyet nasıl giderilir, onu yazacağım.
BU İŞİ NASIL YAPTILAR? NASIL BAŞARDILAR?
- Önce 2021 civarında bu fonları TEFAS’a kapalı olarak kurdular. TEFAS’a kapalı fon demek, herkesin alım satım yapamadığı, herkesin bankadan para göndererek fona giremediği zaman demek.
(TEFAS: Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu - O.U.)
İşte bu zamanı REKLAMLAR olarak düşünebilirsiniz. TEFAS’a kapalı olsalar bile getirileri TEFAS web sitesinden görülebiliyordu.
Bu aşamada inanılmaz getiriler elde ederek, küçük, hatta bazen de büyük yatırımcıya gel gel diyorlardı.
TEFAS’a kapalı oldukları dönemde getiriler şişirildikçe, web sitesinden bu inanılmaz getirileri gören Küçük Yatırımcı gözlerine inanamadı. Aslında bu dönemde finansal okuryazarlığı olmayan kişiler bu getirilerden etkilenmişti.
- Bu dönemde halka arz olan küçücük şirketlerin bir kısmını kendi ayrı şirketleri alıyor ve fona devretmek üzere bekliyorlardı.
Hiçbir likiditesi olmayan küçücük hisse senetleri içeri giren 10 Milyon Dolar gibi küçücük paralar ile ŞİŞİRİLİYOR ve fon getirileri uçuyordu.
- Sonra TEFAS’a açıldılar. İlk başta bu getirileri yöneticilerin ZEKÂSI zannedenler fona para yatırmaya başladılar.
Hâlbuki bu kişilerin ne EĞİTİMİ ne de ZEKÂSI dünya çapındaki Hedge Fund yatırımcıları kadardı.
(Hedge Fund: serbest yatırım fonu - O.U.)
Onların yanında SIFIRDI diyebilirim. Ama olayı her zamanki gibi MİLLİYETÇİLİKTEN vurdular. Maalesef Türk halkının en zayıf noktası vatansever olduğunu iddia eden herkese kanması.
Dediler ki ‘işte biz Dünyanın en zeki, en eğitimli, en çalışkan Hedge Fund sahiplerinden bile daha iyiyiz.’
İnananlar ilk paraları yatırdılar.
- Olay daha yeni başlıyordu. Bu küçük yatırımcıların parasının yanında bu Dolandırıcıların çevresinden bazı insanlar da buraya para koydular.
Onların küçük yatırımcılardan farkı bu olayın nasıl yapıldığını MUHTEMELEN bilmeleriydi. Ama sonunda küçük veya büyük yatırımcılar fonlar TEFAS’a açıldığında paralarını fona soktular.
- Fon sahiplerinin şimdi yeni şirketler bulması gerekiyordu. Çünkü o getirileri gerçekten Ekonomi ve Finanstan anladıkları için değil, Warren Buffett gibi C. Munger gibi gerçekten bilanço okumayı bildikleri için değil, isimsiz İÇİ BOŞ şirketlerin patronları ile anlaşarak hisselerini şişirdikleri için elde ediyorlardı.
(Warren Buffett ve C. Munger: Amerika’da şirket bilançolarını analiz ederek sağlam yatırım kararları verebilen uzmanlar- OU)
Ama bu şişirme için sürekli ve ekstra paraya ihtiyaçları vardı. O parayı da oltaya takılan zavallı balıklar gibi fona para yatıranlardan aldılar.
Olayın nasıl yapıldığını bilerek yatıranlar da vardı elbette.
- Yeni şirketler bulundu, şirket sahipleri ile dışarıda anlaştılar. Olay çok basitti. Şirket sahibine biz senin şirketinin değerinin 100 TL olduğunu biliyoruz ama 15 katına çıkaracağız.
Sen de ses etmeyeceksin ve elindeki hisseleri satmayacaksın dediler.
Çünkü şirket patronu eğer ses çıkarsa olay ortaya çıkacak, sistem büyümeden çökecekti.
Aynı şekilde 100 TL değeri olan şirketin değeri saçma sapan 1500 TL’ye çıktığında elindeki ÇOK FAZLA hisseyi satsa bu sefer fonun getirisi düşecekti. O yüzden patronun susması ve satmaması, en azından çok fazla satmaması gerekiyordu.
7) Bu SUÇUN karşılığında Patronlara ya dışarıdan para verildi. Ya da çok cüzi de olsa hisse satmalarına izin verildi. Ama 100 TL değerinde olan hisse 1500 TL olup 15 katına çıkınca sadece %1’lik hisse satan patron resmen şirketin %15 değeri kadar parayı sistem dışına çıkarıyordu.
8) Olay böyle devam etti. Daha fazla fon şirketi kurdular. Artık 1 Milyar dolar geçilmişti.
Daha fazla kurban sisteme giriyordu. Ama bu bir SAADET zinciriydi.
Bu bir PONZİ’YDİ….
Ponzi’nin devam etmesi için uyaranların olmaması gerekiyordu. Burada ayrı illegal olaylar başladı.
Paralı troller siyasi veya siyasi olmayan devreye girdi. Para karşılığı bu konuda uyarma kapasitesi olanlar itibarsızlaştırıldı.
Uyaranlar gözaltına alınmakla tehdit edildi. Hatta alındı.
Birçok iyi kalpli insana eziyet ettiler. Tehdit ettiler. Bana olan bunlar arasında az olanlardan olsa da çok üzücüydü.
9) Bu fonların sahipleri ayrıca SOSYOLOJİK Terörizm yolları da uyguladılar. Örneğin Emre Tezmen Twitter hesabından sürekli YERLİ ve MİLLİ vurgusu yapıyor.
Bu konuda hassas birçok vatandaşı kandırıyordu. Televizyonlar, yayınlar ve videolar yoluyla nasıl tüm Dünyayı geçeceklerini anlatıyordu. Bunlara Türk’ün gücü dese de bu aslında bir dolandırıcının olayı süslemesi idi.
10) Bu arada gerçekten bu vatanı seven siyasi görüşünden bağımsız gerçek Milli insanlar atak altındaydı. ‘Eğitim 5 para etmez’, ‘Borsa başka bir şeydir’, ‘Herkes bilemez’ şeklinde söylemler ile vasatlık pompalandı.
11) Sosyal medyada bu şirketlerin ödeme yaptığı (belki de komisyon) Twitter hesapları her gün bu fonların AKIL ALMAZ getirilerini paylaşıyor. Uyarmaya çalışan herkes Piyasayı bozucu hareketten suçlanıyordu.
12) Olay o kadar büyüdü ki 10 milyar doların üzerine çıkan fonlar yüzünden UYDURUK şirketlerin değeri Türkiye’nin DEV Sanayi, Holding ve Bankalarından daha değerli hâle geldi.
13) İşte burada olay koptu. Tam bu aşamada Finansal okuryazarlığı olan, bu işin ne olduğunu anlayıp bilen insanlar bile NEFİSLERİNE yenik düştüler ve fona girdiler.
Çünkü bunlar buralara kadar gelebildilerse o zaman siyasi bağlantı vardır belki de izin veriliyordur dediler. Hâlbuki MİLYONLARCA kişinin MAĞDUR olması %100 olan bir hadisede siyasetin BİR KISMI bu işin içinde olsa da TÜMÜNÜN olması imkânsızdı. Ama insanlar TÜMÜ diye düşünüp tamamen içeri girdiler.
14) Artık Miktarlar 20-25 Milyar dolar civarına ulaşmıştı. VE AÇIK yazayım eğer bu yıl sonuna kadar müdahale edilmese Miktar 100 Milyar dolara ulaşırdı. 2027 sonuna kalsa ülkemizde Sermaye Piyasaları kalmazdı.
15) Sonunda SPK’dan düzenleme geldi. Bu fonlara dendi ki tuttuğunuz TEK bir hisse senedi toplam portföyünüzün falanca kısmını GEÇEMEZ…
Bu fonlar için bu ölüm demekti. Çünkü getirileri tek bir hisseyi uçurarak elde ediyorlardı. Bu düzenleme ile uçan o hisselerin bazılarını satmaları gerekti.
16) Satışa ilk olarak PUSULA geçti. Fon bu sefer değer kaybetmeye başlamıştı.
Yani HER ZAMAN olduğu ve HER ZAMAN olacağı gibi PONZİ çökmeye başlamıştı.
Bu çöküş zaten ben ve benzer kişiler tarafından YILLAR önce biliniyordu.
Ama sesimiz çıkamıyordu. Bunu bilen yöneticiler son hamle ile yurt dışına kaçmaya başlamıştı.
17) TERA son dakikada PUSULA’yı alacağım derken sadece ZAMAN kazanıyordu. Yani kendi çöküşünü bir parça ertelemek istiyordu.
Unutmayın, tarihte ÇÖKMEYEN Ponzi yoktur.
18) Bu fonların hiçbiri LİKİT değildi, çünkü o getirilerin hepsi 100 TL değerindeki şirketi 2.000, 3.000, 5.000’e çıkararak ama sadece KÂĞIT üzerinde çıkararak elde edilmişti.
Hiçbir yabancı yatırımcının ya da AKLI BAŞINDA yerli yatırımcının o hisseleri o fiyattan almayacağı belliydi.
19) Amaç KAFESE sıkışan fon mağdurlarının parası ile kendi çıkışlarını GARANTİ altına almaktı.
20) Yaz aylarında ve öncesinde suçlulardan birçoğu fonlardan çıkış sağladı. Bir nevi 100 TL’den aldıkları hisseleri 30-40-50 katına zavallı insanların üstüne yıktılar.
21) Çöküş olmuştu. Geri dönüş yoktu. Hapse girdiler.
BU İŞİ YAPANLARIN HANGİSİ NE KADAR SUÇLU?
- Fonları kuranlar FECİ SUÇLU bir finansal terörizme imza attılar.
Bu vatana, bu devlete büyük bir darbe indirdiler. Hem Cezai hem Maddi hem Etik hem de Manevi olarak SUÇLULAR
- Fonlara bu fonların ne yaptığını bilerek fon kurucuları ile bağlantılı şekilde ilk yatırımları yapanlar FECİ Suçlu.
Yine Hem Cezai hem Maddi hem de Manevi olarak SUÇLULAR.
- Fonlara bu fonların ne yaptığını bilerek fon kurucuları ile bağlantılı şekilde yatırım yapan siyasiler FECİ Suçlu. Yine Hem Cezai hem Maddi hem de Manevi olarak SUÇLULAR.
- Bu fonların bu getirileri NASIL elde ettiğini FİNANSAL OKURYAZARLIKLARI ve Matematikleri güçlü olduğu için BİLEREK giren ama fon yönetimi ile bağlantıları olmayanlar sadece SUÇLU ama MANEVİ ve ETİK olarak.
- Bu fonların bu getirileri NASIL elde ettiğini düşünmeyen ve bilmeyen ama EMRE TEZMEN ve türevlerini gerçekten gerçek fon yöneticisi ve Zeki sananlar SUÇSUZ.
- Bu fonların bu getirileri NASIL elde ettiğini meslekleri gereği bilen BANKACILAR eğer bu fonları önerdiyse hem ETİK olarak hem Maddi olarak suçlu. Eğer bu önermeler karşılığında KOMİSYON aldılarsa FECİ suçlular.
Mağdurların hangisi NE KADAR ve NASIL mağdur?
- Burada EN MAĞDUR kısım garanti olduklarını düşündükleri için bu fon şirketlerinin PARA PİYASASI fonlarına girenler…
Para piyasası normalde Mevduat benzeri getiri getiren fonlar olmalı. Ama bu ÇAKAL fon Şirketleri maalesef para piyasası fonu içine riskli varlıkları da koydu.
Aynı zamanda riskli varlıkları TEMİNAT olarak gösterdiler. O yüzden EN MAĞDUR kesim bu para piyasası fonlarına yatırım yapanlar.
- İkinci sıradaki mağdurlar Hisse senedi fonlarına yatırım yapanlar.
- Üçüncü sıradaki mağdurlar Fon şirketlerinin SANAL olarak ŞİŞİRDİĞİ hisselere bizzat kendileri girenler.
- Bir de elbette genel olarak piyasa düşüşünden etkilenenler var.
ÇÖZÜM nedir? Gelin ÇÖZÜYORUZ:
1) Devletin elinde bu fonlar ilk kurulduğu günden bu yana kimin içeri ne kadar para koyduğu ve ne kadar para çektiği var.
2) Aynı şekilde Devletin elinde kimin manipülasyon yapılan hisselere ne kadar para girdiği ne kadar para çektiği var.
3) Devletin elinde her birinin adı, soyadı, kimlik numarası, banka numaraları, adresleri var.
4) Devletin elinde bu şahısların 1. derece akrabalarının da bilgileri var.
5) Devletin elinde bu şahısların ne zaman nereye ne kadar para transferi yaptıkları da var.
6) Bu dosyalar toplasanız 50-100 GB büyüklüğündedir. Kolayca STATA veya MATLAB gibi kodlar ile analiz edilir. Tabii bunlar fil tarihinden kalma yazılımlar artık yapay zekâ bile diyeceğimi sadece 1 GÜN içinde yapar.
(STATA ve MATLAB: verileri analiz etmek için kullanılan bilgisayar yazılımları- OU)
7) Yapılacak şey şu. Para çekenlerin hepsinin çektiği para EKSİ yatırdığı para hesaplanıp bu kişilerden o para istenecektir. Bu kişiler suçludur ASLA diyemeyiz.
Suçlu olanlar sadece Fon sahipleri ile ilişkili olanlardır, bunların arasında yetki ve konum sahibi olanlardır. Normal vatandaş suçlu değildir ama yine de suçlu olsun olmasın elde edilen kâr SUÇTAN kaynaklanan gelirdir.
Bu fark sepete konulmak zorundadır, der CLAWBACK kavramı.
(Clawback: Daha önce ödenmiş para, kazanç veya primin belirli şartlarda geri alınması. Uygulamanın kapsamı ve şartları ilgili hukuk düzenine ve somut olaya bağlıdır. — O.U.)
8) Bu kişilerin bazıları FAHİŞ kârları ile araba, ev almış olabilirler. Fark etmez. Haciz yoluna bile gidilmelidir. Bu kârlar onların değil, parasını buraya kaptıranlarındır.
9) Sepete toplanan para toplanırken: ÇIKAN PARA – GİREN PARA rakamı EN YÜKSEK olanlardan ilk olarak toplanmalıdır.
10) Sepetten ödeme yapılırken ana parasını kaybedenlere ödeme küçük meblağlardan başlanarak yapılmalıdır. AMA bir milyon TL gibi sınır koymak haksızlık olacaktır.
Sadece parayı sepete alırken BÜYÜKTEN KÜÇÜĞE, parayı fon mağdurlarına dağıtırken KÜÇÜKTEN BÜYÜĞE yapılabilir. Ama Küçükten büyüğe yapılırken Toplam ÜÇ liste yapılmalıdır.
Önce Para Piyasası fonlarında sıkışanlar küçükten büyüğe ondan sonra hisse fonlarında sıkışanlar küçükten büyüğe, sonra manipülasyon yapılan hisselerdekilerin ana paraları elbette bu da küçükten büyüğe.
11) BÜYÜKTEN KÜÇÜĞE fahiş kârlar elde edenlerden bu kârlar geri çağrılırken YASAL Devlet faizi uygulanmalıdır diye düşünebilirsiniz.
Örneğin bu fona 14 ay önce 10 Milyon TL sokup 13 ay önce 34 Milyon TL çeken bir kişiden 34 - 10 = 24 Milyon değil, 24 Milyon TL artı 13 ayın yasal faizi alınmalıdır diyebilirsiniz.
AMA BEN BÖYLE DÜŞÜNMÜYORUM. Çünkü bu sefer de bu o karları alanlara HAKSIZLIK olur.
Kârları alan herkes bu suçun içinde değil. Sadece ŞANSLI oldukları için orada olanlar da var ve bazıları bu kârlara faiz geliri elde ETMEMİŞ olabilir, o yüzden bunu yapmamak lazım.
12) Bu söylediklerim olayın sadece Finansal kısmı için geçerlidir. Hukuki ve Cezai kısmını Devlet ayrıca halleder diye düşünüyorum.
Yani kâr edenlerden ŞANS ESERİ bu fonlarda kâr edenler sadece kârları geri öderken, Fon sahipleri ile iletişim hâlinde bu kârları elde edenler hem karları sepete geri ödeyip hem de cezai işlem görebilir.
13) Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti bazı şirketlerden DANIŞMANLIK alabilir. Bu konuda dünyada bilinen danışmanlık şirketlerini yazmak isterim:
- FTI Consulting - Forensic & Litigation
- Alix Partners
- Alvarez & Marsal (A&M)
- Kroll (daha önceden adı Duff & Phelps)
Bunlar arasında benim en fazla okuma yaptığım ve bildiğim KROLL adlı firmadır. Bu firma aynı zamanda FTX borsası çöküşünde de yer almıştır.
Elbette Devlet olarak bunlar ile çalışırsak indirim de almalıyız diyeyim !
Çünkü bunlar pahalı şirketler. Ama işin güzel kısmı yukarıda anlattığım CLAWBACK uygulamasında en fazla parayı maalesef HUKUK şirketleri yer. Ama bizim durumumuzda ülkemizdeki hukukçular bu işi devralacağı için masrafı çok az olur.
Bunlara MASRAF diyorum çünkü bu firmalara verilen paralar Mağdurlara verilen paradan düşer.
14) Sepete konulan paralar sadece eski giriş çıkış yapan kişilerin KÂRLARINDAN OLUŞMAZ.
15) Aynı zamanda bu fonların ŞİŞİRMEKTE kullandığı tüm hisse senetlerinin geçmiş 5 yıllık işlemleri geri sarılmalıdır. Buradan elde edilen kârlar da sepete konur.
2 tane ŞUBESİ olup da değeri Türkiye’nin MİLLİ SANAYİ şirketlerinin değerini aşan hisselerde KÂR edenler herhâlde bunu kendi ZEKÂ ve BİLANÇO okuma kabiliyetlerine bağlamıyorlardır. Bağlıyorlarsa da bağlamasınlar ….
16) Sepete aynı zamanda Fon şirketlerinin topladığı %2’lik TÜM işletim ücretleri geri konulmalıdır.
17) Son olarak Sepete eğer Maliyemiz bu işlemlerden geçmişte alınan stopajları koyarsa büyük bir iyi niyet göstergesi olur.
Bu işlemler yurt dışında HUKUK firmalarının büyük ayak diremesi nedeniyle ÇOK uzun sürer. Ama Türkiye’de çok daha kısa sürebilir.
18) Sepete konan paraların Mağdurların tam zararını karşılamaması durumunda fon gelecek yıllarda açık kalabilir. Devlet bankaları açığı kredi olarak kapatır.
Sepete zamanında para atmayanlar, Devlet bankalarının ipoteği ve HACZİ altında olur.
Ben bu açığın eğer işlemi doğru yaparsak düşük olacağını düşünüyorum.
Tüm devlet yetkililerini son 1 hafta içinde yaptıkları tutuklamalar ve mal dondurmalar için tebrik ederim.
Eğer bu işi temiz bir şekilde ülke olarak çözersek BORSAYA ciddi yabancı yatırımcı da çekeriz. Dünya basınında pozitif olarak da yer alırız.
Ben bu sefer sonsuza kadar Türkiye ile ilgili siyasi, ekonomik, finansal konularda konuşmayı bırakıyorum. Tüm ülkeye geçmiş olsun.