Sarayın güzidesi Akşener!
Meral Akşener yeniden siyasete döner mi?
İYİ Parti Genel Başkanlığı'na aday olur mu?
Veya AK Parti’ye üye olur mu?
Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olur mu?
Ya da bir gün bakan ya da büyükelçi olarak atanır mı?
Kulislerde ister istemez bu sorular soruluyor.
Meral Akşener siyaseti bıraktığını açıkça söylemişti.
Mart 2026’da bir gazeteci sordu:
“'Siyaseti bıraktım' dediniz ancak Ankara’da siyaset gerçekten insanı bırakıyor mu?”
Akşener’in yanıtı çok ilginçti:
“Bu çok önemli bir soru. Ben bıraktım, gerisini bilmiyorum.”
Peki gerçekten bıraktı mı?
Yoksa İYİ Parti’yi bıraktı ama Saray’la siyaset diyaloğunu bırakmadı mı?
Bu soruyu bugün yeniden sormamın çok önemli nedeni Ümit Dikbayır’ın yaptığı açıklama.
Ama Dikbayır’a gelmeden önce Meral Akşener’in son birkaç yıllık siyasi yolculuğuna bakmak gerekiyor.
Çünkü bugünü anlamanın yolu şu aşamalardan geçiyor.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2018 seçimlerine girmesi için Akşener önderliğindeki İYİ Parti’ye 15 emanet milletvekili vermesi.
YSK ve AKP kumpası ile seçime girme hakkı verilmeyecek İYİ Parti’nin Millet İttifakı çatısı altında seçime girmesi.
Buna rağmen Akşener’in Abdullah Gül’ün Millet İttifakı adaylığına karşın inatla Cumhurbaşkanı adayı olması.
Oylarını böldüğü CHP’nin 146, İYİ Parti'nin ise 43 milletvekili çıkarıp mecliste grup kurması.
Ümit Dikbayır’ın Meral Hanım ve oğlu Fatih Akşener hakkındaki çarpıcı parasal açıklamaları.
31 Mart 2024 yerel seçiminde CHP’ye ağır eleştiriler yaparak İYİ Parti’yi tek başına seçime sokup %3,7 oy ile çökertmesi.
Evine dönmesi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Saray’da baş başa görüşmesi.
2023’te Akşener’in listesinden meclise giren İYİ Partili 44 milletvekilinden 10’u AKP’ye transfer oldu.
MASAYI KİM DEVİRDİ?
Tarih 3 Mart 2023...
Türkiye tarihinin en önemli Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden birine sadece 72 gün kalmıştı.
6’lı Masa, Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısına ortak aday çıkarmak için aylardır çalışıyordu.
Beş genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda görüş birliğine vardı.
Meral Akşener ise İYİ Parti’yi tabiri caizse tarihe gömecek siyasi kumpastan kurtaran Kılıçdaroğlu’na büyük vefasızlık göstererek 6’lı Masa'yı devirerek zehir zemberek açıklama yaptı.
Akşener bundan sadece birkaç ay önce şöyle demişti:
“Altılı Masa'yı devirmem, millete ihanet etmem.”
Masadan kalkınca çok ağır sözlerle suçlamalar yaptı:
“Bu masa artık ortak akıl platformu olmaktan çıkmış, tüm alternatiflerin kara listeye alınarak tek bir adayın tasdiki için çalışan bir noter masasına dönüşmüştür.
Ancak ne bir kumar masasında ne de bir noter masasında olacağız.
85 milyonun geleceğini kişilerin tahakkümüne teslim edip, tehlikeye atmayacağız.
Şahsi hırslar Türkiye’ye tercih edilmiştir”
Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a Cumhurbaşkanı adayı olmaları için çağrı da yaptı ama 72 saat sonra masaya geri döndü.
Siyasette kırılan vazo yapıştırılsa da çatlakları kalır.
14 Mayıs 2023’te Akşener’in bu yaşattıkları sonrası Erdoğan yüzde 49,52 oyla ilk turda seçilemedi. Kılıçdaroğlu yüzde 44,88 aldı.
Bu sonuç şunu gösterdi:
Akşener masayı devirmeseydi Kılıçdaroğlu’nun seçimi adeta garantiydi.
Çünkü İYİ Parti 3 Mart krizi öncesi oylarını yüzde 17’lere yükseltmişken masa devirme krizi sonrası oyları %8’lere düştü.
Akşener CHP lideri Kılıçdaroğlu’na değil ama 85 milyonun geleceğini Erdoğan’ın “tahakkümüne” teslim etmeyi başardı.
Akşener 2023 seçimlerinden ders çıkardı mı? Hayır.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde bu kez CHP ile iş birliğine kapıları kapattı.
“Hür ve müstakil” siyasetini ilan etti.
Kararını seçimlere kadar savundu.
Sonuç ne oldu?
İYİ Parti Türkiye genelinde yüzde 3,77’ye düştü.
Akşener olağanüstü kurultay kararı aldı ve yeniden aday olmadı.
27 Nisan 2024’te Müsavat Dervişoğlu genel başkan seçildi.
Akşener’in İYİ Parti Genel Başkanlığı sona erdi.
Ancak fotoğrafları İYİ Parti’nin Genel Başkanlık makamı dahil tüm oda ve koridorlarında yerlerini koruyor.
MUHALEFETE KAPI KAPALI, SARAY’A AÇIK
Sonra çok ilginç bir gelişme yaşandı.
Tarih 5 Haziran 2024...
İYİ Parti Genel Başkanlığını bırakmasının üzerinden sadece 39 gün geçmişti.
Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüştü.
Görüşme basına kapalı gerçekleştirildi.
İçeriği konusunda kamuoyuna ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.
İşte benim, Akşener’in siyasi çizgisinde sorguladığım temel çelişki burada başlıyor.
CHP ile iş birliğine kapı kapalı...
Kılıçdaroğlu’na kapı kapalı...
6’lı Masa’ya kapı kapalı...
Yerel seçimlerde muhalefet ittifakına kapı kapalı...
Siyaset yapmaya kapısı kapalı…
Ama;
Saray’ın kapısı açık.
Gelelim bu yazıyı yazmama neden olan son gelişmeye.
İYİ Parti- CHP ve sonra bağımsız olan Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır 24 Ağustos’ta sosyal medya hesabından çok önemli bir açıklama yaptı.
Dikbayır’ın kendi anlatımına göre, CHP’den istifasının ardından AK Parti Konya Milletvekili Ünal Karaman kendisiyle görüştü.
Futbolcu menajerliği ve futbolcu transferlerinde uzman bilirdik ama meğer AKP’nin transfer komitesinde de menajerlik yapıyormuş.
Karaman Dikbayır’a, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini görmek istediğini ve bir davetinin olduğunu söyledi.
Dikbayır koşa koşa Saray’a gitti.
Erdoğan kendisini transfer etmek istediğini vurgulayarak AK Parti’ye katılmasını teklif etmiş.
Dikbayır, Erdoğan’a demiş ki:
“Bu benim tek başıma ve bir anda verebileceğim bir karar değil, sayın Cumhurbaşkanım.”
Ailesiyle, yıllardır beraber yol yürüdüğü arkadaşlarıyla ve ekibiyle görüşeceğini söylemiş. 14 Ağustos tarihinde bir katılım olabileceği de konuşulmuş.
Erdoğan’la, “Hayırlısı olsun” diyerek el sıkışıp ayrılmışlar.
Dikbayır bu transfer konusunda saçma sapan düşüncelerle transferine gerekçe de aradığını itiraf ediyor.
Ancak AKP’ye katılım gerçekleşmedi.
Neden?
Dikbayır’ın açıklaması çok net:
“Sonraki süreçte daha önce birlikte siyaset yaptığım bir siyasi partinin genel başkanının sayın Cumhurbaşkanı ile görüşerek benim AK Parti’ye katılmama itiraz ettiği ve bu nedenle de sürecin sona erdiği yönünde bazı bilgiler bana da ulaştı.”
Dikbayır isim vermiyor ama arife tarif gerekmez:
O isim: Meral Akşener.
Daha da önemlisi:
AKP Genel Başkanı Erdoğan, yıllarca kendisi hakkında çok sert eleştiriler yapan Akşener’in itirazını neden dikkate aldı?
Asıl siyasi soru budur.
Bir de madalyonun diğer yüzü var.
2023 seçimlerinden sonra İYİ Parti’den seçilen 11 vekil AKP saflarına geçti.
İdris Nebi Hatipoğlu, Kürşad Zorlu, Ahmet Ersagun Yücel, Seyithan İzsiz, Mehmet Salim Ensarioğlu, Ünal Karaman, Dursun Ataş, Ersin Beyaz, Mehmet Mustafa Gürban, Ömer Karakaş, Nimet Özdemir.
12. Dikbayır olacaktı ama Akşener sarayın kapısını kapattırdı.
Dikbayır’ın son açıklamasından sonra şimdi başka bir soru daha ortaya çıkıyor:
İYİ Parti’den ayrılıp AKP’ye geçen 11 milletvekilinin transferini Akşener mi yaptı?
Ya da Akşener başka hangi İYİ Partililerin AKP’ye geçmesine itiraz etti?
Bunların hiçbirinin cevabını bugün bilmiyoruz.
Dikbayır’a gelince diyor ki;
“Yıllardır muhalefette eleştirdiğim bazı meselelerin düzelmesine içeriden katkı sağlayabilir miyim?”
Peki Ümit Bey; AKP mi değişti? Erdoğan mı değişti? Yoksa sizin AKP’ye ve Erdoğan’a bakışınız mı değişti?
Yıllarca bir iktidarı ağır biçimde eleştirip sonra o iktidar partisinin rozetini takmayı değerlendiren siyasetçinin geçmişte söylediklerinin hesabını da seçmenine vermesi gerekir.
Dikbayır’ın şu sözleri de aslında yaşadığı siyasi çelişkinin itirafı gibi:
“Bana kızan insanları anlıyorum. Çok haklılar.”
O halde yazının başındaki soruları hatırlatıyor ve soruyorum:
Siz siyaseti bıraktınız da Saray sizi bırakmadı mı Meral Hanım?
Sarayın güzidesi olmak siyasetten sayılmıyor mu?