Önce Müebbet, Sonra Mürüvvet…
23 yıllık AKP iktidarı yeni yasa teklifini Meclis'e sundu. Teklif, 15 yaşındaki çocuklara müebbet hapis cezasının yolunu açıyor.
Peki AKP'nin yetiştirmek istediği çocuk modeli neydi? Hafızaları 1 Şubat 2012'ye götürelim...
Recep Tayyip Erdoğan, dönemin Başbakanı olarak AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda şu ifadeleri kullandı:
- "Dindar bir gençlik yetiştireceğiz ve bundan da kimsenin endişesi olmasın."
- "Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum."
AKP iktidarı, son yıllarda çocukların karıştığı ağır suçların arttığını belirterek 15-18 yaş grubuna yönelik yeni bir ceza düzenlemesi hazırladı.
14 Temmuz 2026’da TBMM Başkanlığına sunulan bu teklif yasalaşırsa; kasten öldürme gibi ağır suçlarda uygulanan yaş indirimi kaldırılabilecek ve 15 yaşındaki bir çocuk hakkında müebbet hapis cezası verilebilecek.
Yani devlet, 15 yaşındaki çocuğa şöyle diyecek: “Sen daha çocuksun ama işlediğin suçun anlamını, sonucunu ve ağırlığını bir yetişkin kadar kavradın. Ömrünün sonuna kadar hapiste kalabilirsin…”
Burada akla çok basit bir soru geliyor:
Madem 15 yaşındaki çocuk; suçu planlayabilecek, sonucunu hesaplayabilecek, doğru ile yanlışı ayırt edebilecek kadar bilinçli kabul ediliyor…
O halde aynı çocuk evlenmek istediğinde neden yasalar önüne dikilip, "Sen daha küçüksün, evliliğin anlamını ve sorumluluğunu kavrayamazsın" deniliyor?
Bilmeyenler için hatırlatalım; yasalarımıza göre kendi iradesiyle evlenme yaşı 18, veli izniyle 17, mahkeme kararıyla ise en az 16'dır. 15 yaşındaki bir çocuğun evlenmesi ise kesinlikle yasaktır.
İktidarın yeni ceza mantığına göre sıradaki kanunun ne olacağını tahmin etmek hiç de zor değil: Önce müebbet… Sonra mürüvvet…
Yanlış anlaşılmasın. Ben evlenme yaşının düşürülmesini kesinlikle savunmuyorum.
Tam tersine… Çocukların erken yaşta evlendirilmesine de yetişkin gibi cezalandırılmasına da karşıyım. Benim sorguladığım AKP’nin kurduğu mantıktır.
Çünkü bu mantığa göre 15 yaşındaki çocuk;
- Hayatını cezaevinde geçirmeye karar verecek kadar büyük…
- Ama hayatını kiminle geçireceğine karar verecek kadar küçük oluyor.
- Ceza verileceği zaman yetişkin…
- Hak kullanacağı, sandığa gideceği, ehliyet alacağı veya evleneceği zaman ise çocuk…
- Devlet müebbet hapis vereceği zaman birdenbire yetişkin!
Böyle hukuk olur mu? Yasalaşırsa olacak…
Adına da "AKP tipi çocuk adaleti" deniliyor.
Avrupa Ne Yapıyor?
Örneğin Almanya’da 14-17 yaş arasındaki çocuklara özel çocuk ceza hukuku uygulanıyor. En ağır suçlarda dahi çocuklara verilebilecek hapis cezası en fazla 10 yıl. Müebbet yok, ömür boyu hapis yok. Almanya’da evlenme yaşı ise kesin olarak 18. Yani Alman devleti, "15 yaşındaki çocuk suç işlemişse cezasız kalmaz ama ona yetişkin gibi müebbet vermem, onu topluma kazandırmaya çalışırım" diyor.
Fransa’da da temel evlenme yaşı 18. İngiltere ve Galler ise 2023 yılında evlenme yaşını kesin olarak 18’e yükseltti ve tüm istisnaları kaldırdı. Evet, İngiltere’de ağır suç işleyen çocuklara süresiz nitelikte cezalar verilebiliyor ancak orada da sistem "yetişkin kolaycılığıyla" değil, rehabilitasyon ve şartlı salıverme incelemeleriyle yürüyor. En önemlisi; bu ülkeler cezai sorumlulukla medeni hak ehliyetinin felsefi sınırlarını birbirine karıştırmıyor.
Bizde ise iktidar, 15 yaşındaki çocuğu cezalandırırken yetişkinleştiriyor; koruması, eğitilmesi gerektiğinde ise yeniden çocuklaştırıyor.
Madalyonun Diğer Yüzü: Eğitim ve Bilim
Resmin bütününe bakmak zorundayız. 2003'ten bu yana Millî Eğitim Bakanları sürekli değişti, eğitim sistemi adeta bir deneme tahtasına döndü.
Bugün 15 yaşına gelen bir çocuk, ilkokuldan liseye kadar sürekli değişen programlar ve sınavlar içinde büyüdü.
Bilimsel düşünme, sorgulama ve kültürün yerini belirsizlik aldı. Bu nedenle suça sürüklenen çocukların sorumluluğunu yalnızca onların omuzlarına yükleyemeyiz.
Önce onları yetiştiren eğitim sistemine, aile yapısına ve sosyal politikalara bakmak gerekir.
Üstelik bilim de çok net konuşuyor. Ergenlerde beynin muhakeme, dürtü kontrolü ve risk değerlendirmesini yöneten bölümleri (prefrontal korteks) gelişimini henüz tamamlamamıştır.
Doğruyu yanlışı bilmek başka, o kararın 20 yıl sonraki sonucunu hesaplayabilmek bambaşka bir şeydir. Bu yüzden çocuk hukukunun amacı öfkeyle ceza vermek değil; rehabilite etmek ve topluma kazandırmaktır.
Elbette ölen geri gelmez, acılı ailelerin adalet talebi küçümsenemez. Ancak devletin görevi öfkeyle kanun yapmak değildir. Devlet;
- Çocuğu suça iten çeteyi bulmalı,
- Eline silahı veren yetişkini cezalandırmalı,
- Uyuşturucuyu satan zehir tacirini yok etmeli,
- Yoksulluğu, okuldan kopuşu ve sokaktaki şiddeti önlemelidir.
Çocuğu kullanan büyükler dışarıda elini kolunu sallayarak gezecek; kullanılan çocuk içeride müebbet yatacak…
Sonra da buna "Çocukları suçtan koruma yasası" diyeceğiz, öyle mi?
Bakınız, bu yeni teklifte bir kurnazlık daha var: "Suça sürüklenen çocuk" ifadesi yasadan kaldırılıyor.
Yerine "Adli süreçteki çocuk" denilecekmiş.
İfade değişiyor ama ceza katlanıyor. Adını makyajlayınca gerçek değişmiyor; 15 yaşındaki çocuk yine çocuk… Ama artık "müebbetlik" çocuk.
AKP iktidarının bu yeni mantığı kabul görürse, yarın bir gün Meclis’e yeni bir teklif gelip gerekçesine de "geleneksel değerler, aile yapısının korunması" yazılarak şu söylenmeyecek mi:
- "Madem 15 yaşındaki çocuk müebbet hapis yatacak kadar bilinçlidir; o halde evlenecek, rızasıyla aile kuracak kadar da bilinçlidir!"
Ve böylece süreç tamamlanır: 15 yaşındaki çocuğun bir elinde mahkeme kararıyla müebbet, diğer elinde evlilik cüzdanıyla mürüvvet…