O sımsıkı tuttuğun el var ya...
Koç Holding 100. Yıl toplantısında o koltukta otururken, yüzünüzde mutlulukla uzanıp iki elinizle birden kavradığınız, o sımsıkı sarıldığınız el var ya...
İşte o elin kime ait olduğunu ve siyasi olarak Türkiye’nin bugünkü durumunun sorumlularından biri olduğunu gerçekten bilmiyor musunuz Sayın Özgür Özel?
Siz o anı siyasette bir "yumuşama" ya da "normalleşme" fotoğrafı sanıyorsanız çok ama çok yanılıyorsunuz.
Bu girişimlerinizden ağzınız yanmadı mı?
Çünkü heyecanla tuttuğunuz o el;
Türk siyasi tarihinin son on yılına damga vuran krizlerin, anayasa ihlallerinin, demokrasiye vurulan darbelerin ve toplumsal yıkımların altında imzası bulunan Sayın Devlet Bahçeli'nin elidir.
Sımsıkı tuttuğunuz o el var ya;
- 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları sonrası odasına takvim ve saat asarak Recep Tayyip Erdoğan'dan hesap soracağını söyleyen, ancak daha sonra bunları unutan ve unutturan eldir.
- 7 Haziran 2015'te millet AKP'nin tek başına iktidarına "dur" dedikten sonra CHP ile hükümet kurulmasını reddeden, ülkeyi yeniden seçime götürerek Sayın Erdoğan'ın Saray iktidarını kurtaran eldir.
- 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminin ardından iktidardan hesap sormak yerine Yenikapı'da Sayın Erdoğan'ın elini sıkan eldir.
- Olağanüstü Hal ve KHK rejiminde yüz binlerce kişinin ihraç edilmesine, olağanüstü uygulamaların kalıcı hale getirilmesine destek veren eldir.
- 11 Ekim 2016'da "Fiili durumu hukuki hale getirelim" diyerek Erdoğan'a tek adam rejiminin kapılarını açan eldir.
- 16 Nisan 2017 referandumunda mühürsüz oyların geçerli sayılmasına itiraz etmeyen, Türkiye'yi ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne taşıyan iradenin ortağı olan eldir.
- 2018 yılında Cumhur İttifakı'nı kurarak Erdoğan iktidarını seçimden seçime ayakta tutan, bugün yaşanan tüm siyasi sonuçların sorumluluğunu paylaşan eldir.
- Milyarlarca doların çöpe gittiği S-400 krizine ortak olan, Tank Palet Fabrikası'nın devrine sessiz kalan ve TBMM çoğunluğunu Saray'ın emrine veren eldir.
- Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Can Atalay kararlarında Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararlarını hedef alan, yüksek mahkemeyi tartışmaya açan ve hukuk devletini yaralayan eldir.
- Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Ankara'nın ortasında öldürülmesinden sonra ortaya çıkan iddiaların tam anlamıyla aydınlatılmasının siyasi sorumluluğundan kaçan eldir.
- Gazetecilerin gözaltına alınmasına, tutuklanmasına, televizyon kanallarına ekran karartma cezaları verilmesine, basın özgürlüğünün baskı altına alınmasına karşı çıkmayan eldir.
- TELE1 başta olmak üzere muhalif televizyon kanallarına yönelik RTÜK cezalarına, lisans tehditlerine, kayyum ve kapatma tartışmalarına sessiz kalan eldir.
- Milletin vergileriyle yayın yapan TRT'nin iktidarın propaganda merkezine dönüştürülmesine, seçim dönemlerinde muhalefetin ekranlardan dışlanmasına ve yandaş medya düzeninin kurulmasına destek veren eldir.
- Soru soran, araştıran ve eleştiren gazetecilerin soruşturmalarla, davalarla ve hapis cezalarıyla susturulmaya çalışıldığı düzene itiraz etmeyen eldir.
- "Faiz sebep, enflasyon sonuç" politikalarıyla ülkenin sürüklendiği ekonomik yıkıma, Kur Korumalı Mevduat yükünün milletin sırtına bindirilmesine ve milyonların yoksullaştırılmasına ortak olan eldir.
- Anayasa'nın açık hükmüne rağmen Recep Tayyip Erdoğan'ın üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı yapılmasına destek veren, hukuku siyasi tercihlere kurban eden eldir.
- Andımızın kaldırılmasına sessiz kalan, diploma tartışmalarının üzerinin örtülmesine destek veren eldir.
- 2023 seçimlerinde CHP'yi hedef alan montaj ve kumpas ürünü videolara tepki göstermeyen, kirli propaganda düzenine sessiz kalan eldir.
- DEM Parti ile görüşmeleri gerekçe göstererek CHP'yi yıllarca "teröre destek vermekle" suçlayan, "CHPKK" iftirasına siyasi destek veren eldir.
- CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara, kayyum uygulamalarına ve seçilmiş belediye başkanlarının yargı yoluyla tasfiye edilmesine karşı durmayan eldir.
- Dün CHP'ye ve DEM Parti'ye terör suçlamaları yöneltirken, bugün İmralı'daki bebek katiline "umut hakkı" tanınmasını isteyen, "gelsin Meclis'te konuşsun" diyebilen eldir.
Soruyorum size Sayın Özel;
CHP'ye, genel başkanlarına ve milyonlarca CHP'liye yıllarca söylenen sözleri, kurulan siyasi kumpasları ve yapılan hakaretleri ne çabuk unuttunuz?
O sımsıkı tuttuğunuz el;
Bu ülkenin üzerine çöken ekonomik yıkımın, hukuk krizinin, medya üzerindeki baskının, siyasi kutuplaşmanın, tek adam rejiminin ve rafa kaldırılan demokrasinin başlıca mimarlarından biridir.
Her CHP'linin görevi o eli tutup meşruiyet kazandırmak değil; o anlayışı milletin eliyle ve iradesiyle sandıkta tasfiye etmektir.
O sımsıkı sarıldığınız el, Erdoğan saltanatına imza atandır.
Siz o eli sıkarken sadece Devlet Bahçeli'nin eline iki elinizde sarılmadınız
O elin altında kalan 7 Haziran iradesini, 16 Nisan referandumunu, 17-25 Aralık dosyalarını, Anayasa Mahkemesi kararlarını, Sinan Ateş dosyasını, basın özgürlüğünü, ekonomik yıkımı ve tek adam rejimini de meşrulaştıran bir fotoğraf verdiniz.