Ne dedim ne oldu? Keşke haklı çıkmasaydım

Orhan Uğuroğlu

Orhan Uğuroğlu

Yazar
Tüm Yazıları

TELE1 TV'de 14 Mayıs 2023’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası 6 Haziran 2023’te konuk olduğum Gökmen Karadağ’ın programında Mehmet Şimşek’in başarılı olamayacağını değerlendirmiştim.

O gün ne söyledim? Bugün ne oldu?

Haydi önce o sözlerimi hatırlayalım:

Gökmen Karadağ: "Konjonktür nedir ve nasıl değerlendiriyorsunuz?”

OU: İlk mesajıma 'Denize düşen yılana sarılır' diye başlayayım. Çünkü ekonomi felç! Erdoğan'ın “faiz sebep, enflasyon sonuç” doktrini çöktü. Bu çöküntü 3-5 yılda asla düzelmez.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) patladı. Enflasyon da patlar ekonomik kriz de patlar.

Şimdi kurdaki yükselişle birlikte oraya paralarını yatıranlar ellerini ovuşturuyorlar. Tabii bunları Türk toplumu seçimden önce unuttu. Keşke muhalefet partilerinin liderleri seçimden önce bunları AKP’nin yüzüne vursalardı halka da anlatsalardı ama yapmadılar.

Onlar daha çok pembe ve kalpli bir propaganda dönemi tercih ettiler.

Mehmet Şimşek’e gelince; seçim öncesinden bir hatırlatma yapayım:

Kemal Kılıçdaroğlu, Amerika’da bir uzay şirketi olan Eren ve Fatih Özmen çiftiyle görüştüğünden ve onların Türkiye’ye geleceğinden söz etti.

“İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nı uzay ve havacılık üssü haline getireceğiz'” dedi. Buna bütün yandaş medya ayağa kalktı;

'O Amerikancı! İşte Amerikalı gelecek, yerli ve milli silahımıza rakip geliyor, sen nasıl Amerikancısın Kılıçdaroğlu?' diye hücum ettiler.

Şimdi Mehmet Şimşek’ten başlayalım hem Amerikan hem İngiliz vatandaşı. Ekonomi ona emanet edildi. Yani bir anlamda ekonomi IMF’ye emanet edilmiş gibi oldu.

Erdoğan, daha önce 'Halkbank’ı soydunuz' dediği Mehmet Şimşek’e muhtaç oldu. Bu kampanya döneminde 'Yiğit muhtaç oldu kuru soğana' diye yazılar yazdık; Erdoğan da şimdi muhtaç oldu Mehmet Şimşek’e.

Neden? Dünyada veya Türkiye’de bu ekonomik krizi çözecek başka bir Türk vatandaşı yok mu? Elbette var. Ancak Erdoğan’ın amacı Amerika’dan ve İngiltere’den taze para bulmak.

O yüzden şimdi bir Merkez Bankası Başkanı arayışı içindeler. Hafize Gaye Erkan diye yine Amerika'da profesyonellik yapmış birini buldular.

Yani 'Amerikalı' Mehmet Şimşek ve Erkan, Türkiye’de ekonomiyi ayağa kaldıracakmış! Ekonomik krizi bitireceklermiş.

Hayal bunlar ham hayal.

Peki, Erdoğan bu doktrini için milletten özür diledi mi?

Damadı 128 milyar doları uçurdu gitti, kendisi de uçtu gitti ama ondan dolayı ekonomi çöktü.

Zamanında milletle alay ediyordu; “dolar 7 lira olacak, 8 lira olacak, 10 lira olacak diyenler bekleyin, çok beklersiniz” diyordu. Evet, çok bekledik ama o dediği olmadı.

Çünkü dolar 20 lira oldu, 21 oldu, 22’ye gidiyor, 25’e gidecek.

Millet biraz balık hafızalı olmuş.

2018’de Erdoğan ikinci ve son kez aday olduğunda dolar kuru 4 lira 60 kuruştu sevgili Gökmen. Bugün 24 liraya yürüyor; bu işte Erdoğan’ın 'dahi' ekonomistliğinin sonucu.

Bunu sorgulamayanlar 14 ve 28 Mayıs’ta ne yaptılar? Talan, yalan ve dolanla ortaya koydukları kumpas videolarla; “İşte PKK’ya af gelecek, Kılıçdaroğlu Kandil’le beraber oynuyor, Selahattin Demirtaş’ı bırakacaklar, Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılacak” gibi yalana ve kirli kara propagandaya sarıldılar.

Şimdi bu hükümete bakınca; Süleyman Soylu’nun olmaması bir kere Türk siyaseti, Türk ahlakı ve gelenek-göreneklerimiz açısından temiz bir kabine izlenimi veriyor.

Süleyman Soylu o kabinenin kara lekesiydi. Önce kabinedeydi, şimdi Meclis’e gitti; bakalım Meclis’i nasıl karıştıracak o kirli diliyle...

BUGÜNKÜ DURUM

2023 yılı haziran ayında başlayan "yeni ekonomi yönetimi" ve "rasyonele dönüş" masallarının üzerinden geçen yaklaşık üç yılda, Türkiye ekonomisi maalesef tam bir yıkım tablosuna dönüştü. Haziran 2023’ten Ocak 2026 sonuna kadar olan süreçte, dar gelirlinin üzerine kâbus gibi çöken ekonomik gerçekler şöyledir:

Enflasyon Canavarı: 2023’te baz etkisiyle düşeceği iddia edilen enflasyon, Ocak 2026 itibarıyla 12 aylık ortalamada %35 bandına yerleşmiş durumda; ancak mutfaktaki gerçek yangın bu rakamların çok daha ötesinde.

Doların Durdurulamaz Yükselişi: Haziran 2023’te 23-24 TL seviyelerinde olan dolar kuru, bugün 43,80 TL sınırını aşarak Türk lirasının değerini yerle bir etti.

Kira Krizi ve Barınma Sorunu: Temmuz 2024’te %25’lik kira artış sınırının kaldırılmasıyla başlayan süreç, kiracıları ev sahiplerinin insafına terk etti. Ocak 2026’da yasal artış tavanı %34,88 olarak belirlense de büyükşehirlerde ortalama kiralar 25 bin TL seviyelerine ulaşarak asgari ücretle yarışır hale geldi.

Emekli Maaşları ve Sefalet: 2023 yılında 7.500 TL olan en düşük emekli maaşı, Ocak 2026’da ancak 20.000 TL’ye yükseltilebildi. Açlık sınırının 30 bin TL’ye dayandığı bu dönemde, milyonlarca emeklimiz maalesef açlığa mahkûm edildi.

Asgari Ücret Krizi: 2023 Temmuz ayında 11.402 TL olan net asgari ücret, Ocak 2026 için 28.075 TL olarak belirlendi. Ancak bu artış, iğneden ipliğe gelen zamlar karşısında daha işçinin cebine girmeden eriyip gitti.

Bu tablo, yanlış ekonomi politikalarının, "ucube tek adam" inadının ve liyakatsiz yönetimin kaçınılmaz sonucudur.

Milletimiz tarihinin en büyük ekonomik buhranlarından birini yaşıyor.

Keşke haklı çıkmasaydım.