NATO- OTAN Türkiye’den UTAN…

Orhan Uğuroğlu

Orhan Uğuroğlu

Yazar
Tüm Yazıları

Bizim Temel’e sormuşlar:

Yahu Temel, dünyada anlatılması en zor şey nedir?

Temel içini çekmiş, kafasını sallamış:

Tok birine açlığın ne demek olduğunu anlatmaktır demiş.

Bizin Dursun’a sormuşlar:

Nedir bu afişlerdeki NATO- OTAN yazılarının anlamı?

Dursun demiş ki:

Ula NATO- OTAN Amerika’nın Türkiye’ye silah ambargosuna bak da UTAN

Trump’ı hoş bir seda ile karşılayalım:

Günün birinde Trump, Papa ve küçük bir çocuk aynı uçakta seyahat ediyorlarmış. Birden uçağın motorları bozulmuş ve pilot arkaya seslenmiş:

"Uçak düşüyor! Ama maalesef sadece iki tane paraşütümüz var, başınızın çaresine bakın!" diyerek tek paraşütü alıp atlamış.

Trump hemen öne fırlamış: "Ben dünyanın en zeki, en harika başkanıyım. Benim yaşamam lazım!" diyerek ikinci paraşütü kapmış ve uçaktan aşağı atlamış.

Uçakta sadece Papa ve küçük çocuk kalmış. Papa hüzünle çocuğa bakmış: "Evladım, ben zaten yaşımı yaşadım. Son paraşütü sen al ve kurtul," demiş.

Çocuk gülmüş: "Gerek yok Papa Hazretleri," demiş, "Dünyanın en zeki başkanı paraşüt diye benim okul çantamı sırtına takıp atladı!"

Değerli okurlarım,

Bugün 3 Temmuz.

Emekliler, memurlar ekran başında nefesini tutmuş bekliyor.

TÜİK bir rakam açıklayacak, ENAG başka bir rakam.

Kulislerde bir fısıltıdır gidiyor:

"Zam oranı %18-19 olacakmış..."

Yahu siz dalga mı geçiyorsunuz, yoksa hiç sokağa mı çıkmıyorsunuz?

%18 zam versen ne olur, %20 versen ne olur?

Enflasyon canavarı o parayı daha emeklinin cebine girmeden, havada kapacak.

Enflasyon yine ezecek, yine ezecek!

Ama bu düzenin vicdanı sızlar mı?

Hiç ummayın sızlamaz hatta umursamaz

Tok, açın halinden anlar mı ki? Anlamaz…

Bakın, o yüksek tavanlı, ceylan derisi koltuklu Meclis’te tam 316 tane emekli milletvekili oturuyor.

Bunlar bizim "süper vatandaşlarımız."

316 milletvekili, her ay 291 bin liracık maaş, 163 bin liracık emekli maaşı ile toplam aylık 450 bin lira alıyor…

Üstelik bir de utanmadan "Yetmiyor, geçinemiyoruz" diye ağlıyorlar!

AKP’li vekillerin ne Meclis’i umursadıkları var ne de liderlerinin tepkisini...

Genel Kurul’da yoklama mı var?

Kendileri piyasada yok ama sahte pusulalar var.

Yerlerine sahte teskere verilsin, yok yazılmasınlar yeter.

Ne de olsa çoğu para babası; Meclis onlar için ne ki?

Saray’dan paket, paket yasalar geliyor meclise.

Görevleri belli: Kaldır elini, indir elini, yap görevini!

  • Al maaşını, garip yesin taşını...
  • Al maaşını, görme emeklinin gözyaşını...
  • Al maaşını, düşünme vatandaşın aşını...

Peki, konu milyonlarca emeklinin Temmuz zammına, can çekişen maaşlarına geldiğinde ne yapıyor bu emekli milletvekilleri?

Yap bakalım Meclis’te bir yoklama, bak bakalım salondalar mı?

Söyleyeyim: Vınnnn... Hepsi arazi!

Sıra emekliye gelince Meclis salonu bomboş kalıyor.

Şöyle bir terazinin kefesine koyalım şu memleketi:

Eskisiyle yenisiyle, sağdan say 3 bin, soldan say 4 bin ayrıcalıklı vekil var.

Bu 87 milyonluk koca millet, o birkaç bin kişiye ömür boyu el bebek gül bebek bakıyor.

Ama iş, bu ülkenin asıl sahibi olan dulla, yetimle birlikte tam 17,5 milyon emekliye gelince bütçede "kaynak" bitiyor, vicdanlar kuruyor.

Siz çift maaşla arkadan sahte pusula gönderip Meclis’ten tüyerken; emekli ne yapıyor biliyor musunuz?

  • Sabahın alacakaranlığında, daha güneş doğmadan Halk Ekmek kuyruğunda titriyor.
  • Gece yarısı, "üç kuruş ucuza et alırım" diye Et ve Süt Kurumu'nun önünde nöbet tutuyor.
  • Yaz, kış, sonbahar, ilkbahar... Mevsimler değişiyor, takvimler değişiyor ama emeklinin bir yumurtanın, bir somun ekmeğin hesabını yaptığı o kuyruk çilesi hiç değişmiyor.

Yarın TÜİK kürsüye çıkıp süslü rakamlar anlatacak, el kaldırıp indiren vekiller çift maaşlarını her ay cebe indirmeye devam edecek.

Ama Ankara’nın yazında, ayazında, sabahın köründe gecenin şafağında o kuyrukta bekleyen emeklilerimizin çilesi sürecek.

Vah emeklim vah...

Seni bu yaşta üç kuruşa muhtaç edip, arkasına bakmadan meclisten vınlayanların vicdanı sızlamıyor ya...

Vah ki vah... Hem de ne vah!