Mehmet Şimşek’in yerine kayyım atansın

Orhan Uğuroğlu

Orhan Uğuroğlu

Yazar
Tüm Yazıları

Verin yetkiyi, görün etkiyi… Bu sözü söyleyen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dı.
Millet yetkiyi verdi Erdoğan’a.
Erdoğan da bu yetkiyi Mehmet Şimşek’e verdi.

Yetki milletindir.
Yetkinin emaneti Erdoğan’dadır.
Kullanım yetkisi ise Mehmet Şimşek’tedir.

Bu yetki zinciri açık ve tartışmasızdır.
Ortaya çıkan etki ise doğrudan millete yansımaktadır.

  • Ama görülen etki;
    refah değildir,
    istikrar değildir,
    umut hiç değildir.

Görülen etki açlıktır.
Görülen etki yoksulluktur.
Görülen etki, geçinemeyen milyonlardır.

Türkiye’de yaklaşık 12 milyon asgari ücretli, 16 milyona yaklaşan emekli, hayatını açlık sınırının altında ya da hemen üzerinde sürdürmeye çalışıyor.

Asgari ücret ayın ortasında eriyor.
En düşük emekli aylığı boğaz tokluğuna dahi yetmiyor.

Pazarda filesi dolmayan, mutfakta tenceresi kaynamayan bir ülke gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Bu tablo kendiliğinden oluşmadı.

Mehmet Şimşek’in ekonomi programı kapkara bir tabloya dönüştü kara şimşek oldu.

Kemer sıkma politikası, ücret baskısı, emekli maaşlarını enflasyona ezdiren tercihler milyonlarca insanı yoksulluğa mahkûm etti.

Burada şu gerçeği açıkça görmek gerekiyor:
Mehmet Şimşek bu göreve kendi kendine gelmedi.

Bu program kendi kendine uygulanmıyor.
Bu tercihler siyasetten bağımsız değil.

Milletin verdiği yetki Erdoğan’adır.
Şimşek yalnızca o yetkinin çok kötü bir uygulayıcısıdır.
Dolayısıyla ortaya çıkan sonuçların siyasi sorumluluğu da Erdoğan’a aittir.

Üstelik bu tabloyu artık sadece muhalefet dile getirmiyor.

İktidarın yıllardır en güçlü yayın organlarından biri olan Yeni Şafak, son dönemde Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarına yönelik sert eleştiriler yayımlıyor.

Faiz politikaları, kemer sıkma anlayışı ve ücretlilerin göz göre göre yoksullaştırılması, artık iktidar medyasında bile sorgulanıyor.

Bu çok önemli bir kırılmadır.

Çünkü bu durum şunu gösteriyor:
Sorun yalnızca muhalefetin itirazı değildir.
Sorun, iktidarın kendi içinde de çatlamıştır.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin emekli ve dar gelirliye ilişkin tavrı da bu rahatsızlığın bir başka göstergesidir.

O halde soruyu açık ve net sormak gerekir:

Eğer bu ekonomi politikası yanlışsa,
Eğer emekliyi açlığa, asgari ücretliyi borca sürüklüyorsa,
Eğer iktidar medyası bile alarm veriyorsa;

Neden hâlâ bu program devam ediyor?

Sayın Erdoğan,

Türkiye’de bugün en hızlı ve en sert uygulanan yönetim refleksi bellidir: Kayyım.

  • Belediyelere kayyım var.
  • Şirketlere kayyım var.

Ama konu milletin ekmeği, emeklinin sofrası, çalışanın maaşı olunca bu refleks ortadan kayboluyor.

Buradan açık bir çağrıdır:

Ekonomideki yetki devrini geri alın.
Mehmet Şimşek’in uyguladığı bu programı sonlandırın.
Şimşek’in yerine kayyım atayın.

Sayın Erdoğan, “ekonomistim” dediniz ya kayyım da siz olun.

Günahı da sevabı da sizin olsun.

Artık suskun kalamazsınız.
Ya bu ekonomi anlayışı değişecek,
ya da bu yoksulluk tablosu büyüyerek devam edecek.

Ve sonuçta seçim günü gelip çattığında, millet bu hesabı sizden soracak.