Klozet mi, motor mu?

Orhan Uğuroğlu

Orhan Uğuroğlu

Yazar
Tüm Yazıları

Biz yine yanlış yere bakıyoruz...

Donald Trump'ın;

Kendi suyunu...

Kendi aşçısını...

Kendi yatağını...

Kendi klozetini Türkiye'ye getirmesini konuşuyoruz.

Ama asıl meseleyi yine ıskaladık.

Asıl mesele klozet değildi...

Motordu!

Konu eski teknoloji F16 motoruydu.

Kaan 5. Nesil savaş uçağımız ise neden F35 motoru değil de F16 motoru?

Önce hakkı teslim edelim...

KAAN, Türk mühendislerinin gurur duyacağı büyük bir başarıdır.

Bu uçağın gövdesini, radarını, elektronik sistemlerini, yazılımını geliştiren mühendislerimizi yürekten kutluyorum.

Onlar Türkiye'nin geleceğine imza atıyor.

Kimsenin bu başarıyı küçümsemeye hakkı yok.

Ancak...

Bir uçağın gövdesini yapmak başka...

Onu istediğin an gökyüzüne kaldıracak motoru yapmak bambaşka...

Motor Amerikan ise...

Kontak Anahtarı da Amerika'nın cebindedir.

İstediği gün "vermiyorum" dediğinde...

O gurur tablosu hangarda bekleyen çok değerli bir gövdeye dönüşebilir.

Yıllar önce Necmettin Erbakan'ın en çok üzerinde durduğu konulardan biri motordu.

"Motor yapamayan millet tam bağımsız olamaz" anlayışıyla fabrikalar kurmaya çalışıyordu.

Aradan yarım asır geçti.

Bugün uzaya uydu gönderiyoruz...

İHA yapıyoruz...

SİHA yapıyoruz...

KAAN gibi çok önemli bir savaş uçağı geliştiriyoruz.

Peki...

  • Neden 5. Nesil savaş uçağının motorunu hâlâ yapamıyoruz?
  • Neden dünyanın en iyi mühendislerine açık uluslararası bir teknoloji yarışması başlatmıyoruz?
  • Neden üniversitelerimizi, savunma sanayimizi, özel sektörümüzü ve yurt dışındaki Türk bilim insanlarını aynı hedefte buluşturmuyoruz?
  • Neden "Yüzde 100 Türk savaş uçağı motoru" devletin en büyük millî projesi olmuyor?

Daha da önemlisi...

Neden motoru, yarın siyasi bir kriz çıktığında ambargo uygulayabilecek bir ülkeye emanet ediyoruz?

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra uygulanan Amerikan ambargosunu unuttuk mu?

Bir gecede yedek parçalar kesildi. Motorlar sustu. Uçaklar hangarlarda kaldı. Unuttuk mu?

Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdiği, diplomasi tarihine geçen o küstah mektubu unuttuk mu?

"Ekonominizi mahvederim" tehdidini unuttuk mu?

Ardından Türkiye, ortağı olduğu F-35 programından çıkarıldığımızı unuttuk mu?

Parasını ödediği F-35 uçaklarımızın teslim edilmediğini unuttuk mu?

Tarih, ders alınmadığında yaşananları tekrar eder.

ABD, Türkiye'nin PKK'nın uzantısı olarak gördüğü YPG/SDG ile yıllarca ortaklık kurduğunu unuttuk mu?

Amerika’nın PKK’ya on binlerce TIR silah, mühimmat, araç ve mali destek sağladığını açıklayan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok sert, vurucu tepkilerini unuttuk mu?

Türkiye, sınır ötesindeki terör yapılanmalarına yönelik operasyonlarında defalarca Washington'la karşı karşıya geldiğini unuttuk mu?

Sonra ne oldu?

Rahip Brunson krizi... Unuttuk mu?

"Dostum Erdoğan..." diyen Donald Trump’ı unuttuk mu?

Bugün yine aynı Trump...

Yine dostluk sözleri...

Yine övgüler...

Yine vaatler...

Erdoğan'ın son ABD ziyaretinde de sıcak mesajları ve vaatleri unuttuk mu?

Peki sormak gerekmez mi?

Ey Trump, hangi sözünüzü tuttunuz?

  • Türkiye'yi F-35 programına geri mi aldınız?
  • Parasını ödediğimiz uçakları teslim mi ettiniz?
  • Motor ambargosunu kaldırdınız mı?
  • Türkiye'nin güvenlik kaygılarını tamamen dikkate mi aldınız?

Yoksa yine sadece "dostum" demekle mi yetindiniz?

Bir de siyasete bakalım...

Meydanlarda "NATO'ya Hayır", "Defol Amerika" sloganları atan ve gözaltına alınan Halkın Kurtuluş Partisi, TKP, TİP ve üyeleri var.

Anlı şanlı mecliste yer alan diğer muhalefet partileri neden seyirci?

NATO’nun Ankara zirvesi harika da neden Avrupa Ülkeleri Türkiye’nin haklı şikayetlerinin yanında değil de Amerika’nın yanında?

Kaan’la gurur duyalım.

Türk mühendislerini ayakta alkışlayalım.

Ama "yerli ve milli" sözünü kullanırken de dürüst olalım.

Gerçek bağımsızlık...

Sadece gövdeyi yapmak değildir.

Gerçek bağımsızlık...

O gövdeyi uçuracak motorun anahtarını da kendi cebinde taşımaktır.