İYİ Parti, kötü siyaset!
Demokrasilerde uzlaşma kültürü esastır.
- Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü der ki:
- “Fikirlerimiz arasında fark olabilir... Elverir ki düşmanlık olmasın.”
9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel der ki:
- "Demokrasilerde çare tükenmez…”
1835’te yayımlanan “Amerika'da Demokrasi” adlı eserinde siyaset sosyoloğu, filozof ve diplomat Alexis de Tocqueville, demokrasilerde çoğunluğun sınırsız gücünün “çoğunluğun tiranlığına” dönüşebileceği tehlikesine dikkat çeker.
Tocqueville, yasama, yürütme ve bağımsız yargı arasındaki kurumsal dengelerin bu tehlikeye karşı güvence oluşturacağını savunur.
Yaklaşık 2 yüzyıl önceki bu uyarı bugün 100. Yılını geride bırakan Türkiye’de yaşadıklarımızın birebir aynısı değil mi?
Türkiye’de demokrasiyi de mahkûm eden bu ucube tek adam rejiminde;
- Yüzde 50+1 sebep, ittifaklar sonuçtur.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu diyor ki:
"Ben birilerinin dayatmasıyla ittifak yapmam…"
Eğer bir dayatmadan söz edilecekse, o dayatmayı yapan siyasi aktörler değil; milletin ta kendisidir!
Vatandaş bugün muhalefete neyi dayatıyor biliyor musunuz?
- Bizi ucube tek adam rejiminden, siyasi yargı kararlarından ve enflasyon canavarından, baskıcı iktidar zulmünden kurtarın.
- Bizi APO’lu, DEM’li Cumhur İttifakına mahkûm etmeyin.
- Birleşin, ittifaklar kurun, tek yumruk olun.
Hal böyleyken kapalı kapı siyaseti yürütmek, yalnız kalmak, diyaloğa kapıları kapatmak kime, ne fayda sağlar?
Söyleyeyim; Recep Tayyip Erdoğan’a, Devlet Bahçeli’ye, Abdullah Öcalan’a, DEM’e, HÜDA PAR’a yarar…
Müsavat Başkan, hafızamızı tazeleyelim:
İYİ Parti, 2018 yılındaki cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler öncesinde YSK ve iktidarın kumpasından Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin verdiği 15 emanet milletvekili sayesinde kurtuldu.
Meclis grubunu kurup seçime girdi ve bu “ittifak” sayesinde siyaset sahnesine tutundu.
Fakat ilk seçimde o tarihi fırsat heba edildi.
Meral Akşener, 2018’de muhalefetin ortak aday çıkarma çabalarını elinin tersiyle itip "Ben cumhurbaşkanı adayıyım" diyerek ittifak zemininden kaçtı.
Sandıkta tek başına yarışıp partisi kadar dahi oy alamayarak hezimet yaşadı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilmesine açıkça yol verdi.
Ders alındı mı? Hayır.
2023’teki o meşhur masa devirme travması sonucu Akşener bu kez CHP lideri ve 6’lı masanın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesine engel oldu.
Erdoğan’ın ikinci turda seçilmesine bir kez daha yol verdi.
31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Akşener bir kez daha sahneye çıktı ve dedi ki;
- "Hür ve müstakil gireceğiz, öz başımıza kazanacağız…"
CHP ile ittifak kapılarını tamamen kilitledi.
Sonuç ne oldu Müsavat Bey?
İttifakı reddeden İYİ Parti, sadece Nevşehir’i kazandı ve 80 ilin tamamında sıfır çekip yüzde 3,7’ye çakılırken; ittifakı tabanda kuran CHP, 14 büyükşehir ve 21 il olmak üzere toplam 420 belediye kazanarak Türkiye’nin birinci partisi oldu.
Akşener ise "öz başımıza" ve “ittifaksız” inadının faturasını siyaset sahnesinden silinerek ve evine dönmek zorunda kalarak ödedi.
İYİ Parti’nin aldığı bu kötü siyasi kararlarda Akşener’in Genel Başkan Yardımcısı ve Grup Başkanvekili olan Dervişoğlu’nun da siyasi sorumluluğu yok mu?
Dün Akşener’in partiyi eriten o "saray zihniyeti" bugün size hala rehberlik mi ediyor?
Müsavat Dervişoğlu’nun asıl hedefi, paramparça olmuş Türk milliyetçilerini tek bir çatı altında toplamak, tek yumruk haline getirmek olmamalı mı?
Ah bu milliyetçiler yok mu...
Parti kura kura, bölüne bölüne küçülmekten bir türlü vazgeçmiyorlar.
Millî Görüş kökenli muhafazakâr partiler bile tek yumruk olmak, iş birliği yapmak için yan yana gelebiliyor hatta Yeni Yol adı altında mecliste ittifak ile grup kuruyorlar.
Ancak milliyetçi cenahta her kafadan bir ses, her ayrışmadan yeni bir tabela çıkıyor.
Saray’ın "böl, parçala, yönet" stratejisi milliyetçilerin bu dağınıklığından beslenmiyor mu?
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel dedi ki;
- "Eğer bu partiyi birinci parti yapamazsam, iktidar yapamazsam o gece istifa mektubumu yazarım, bir dakika bile durmam. Başaramayan genel başkanın koltukta kalma hakkı yoktur."
Müsavat Başkan, şu tablonun nedenini açıklar mısın?
2023 seçimlerinde milletin oyuyla Meclis’e 44 milletvekiliyle girdiniz.
Tam 17 milletvekiliniz istifa etti, sandalye sayınız 27’ye kadar indi!
Ayrılanların bir kısmı koşar adım AKP saflarına katıldı, bir kısmı CHP’ye geçti, bir kısmı bağımsız kaldı.
Kulislerde ise Akşener döneminde vitrine konan 5-6 vekilin daha AKP’ye katılmak için sırada beklediği ve partiden kopuşların süreceği iddia ediliyor.
Müsavat Başkan, bu durumda özellikle milliyetçilerin ittifakına kapıyı kapatırken İYİ Parti’yi tek başına iktidar yapma gibi bir iddian var mı?
Eğer tek başına iktidar olamazsan, partiyi baraj altına sürüklersen Özel gibi istifa çağrısı yapar mısın?
24 yıldır iktidarda olan AK Parti bile tek başına yüzde 50+1’i geçemediği için kapı kapı dolaşıp ittifak ararken;
17 milletvekili istifa eden İYİ Parti yüzde 7 barajını ittifaksız aşabilecek mi?
Çok açık söylüyorum:
İttifak yapmak teslim olmak değildir.
Konuşmak boyun eğmek değildir.
Uzlaşmak, parti kimliğini kaybetmek değildir.
Kaprisler, kişisel hesaplar ve "dayatma" gibi bahaneler, Akşener’in ve Saray’ın siyasetinden ibarettir.
“Tarih tekerrürden ibarettir” derler; ama bu söylem sadece ders almayan siyasetçiler içindir.
Kötü siyaset İYİ Parti’nin kaderi mi?