İntikam peşinde olan 2 mezar kazmalıdır
Türk siyasi tarihi çok kırılma, çok garabet gördü.
Darbelerle; çok üzücü idamlar yaşandı, partiler kapatıldı, liderler yasaklandı
Tekrar tekrar demokrasiye dönüldü.
16 Nisan referandumu ile parlamenter rejim katledildi ve ucube tek adam rejimi ile demokrasi adeta askıya alındı.
Bugün CHP’nin içine sürüklendiği durum, demokrasimiz açısından çok önemli.
Hamlet’in ölümsüz o varoluşsal çelişkisini anlatan, “To be or not to be” felsefesi ile önümüzde.
- “Olmak ya da olmamak…”
Aynı gün, aynı saatlerde iki ayrı mekanda iki ayrı CHP lideri kürsüdeydi.
Önce mecliste Özel’i dinledim. Sonra bitmeye yakın çıktım ve genel merkeze giderek Kılıçdaroğlu’nu dinledim…
Bir yanda, "Seçilmiş genel başkan benim" diyerek Meclis grubunu arkasına alıp, “kurultay” çağrısı Özgür Özel...
Diğer yanda, arkasına “yargı kararı” alarak Genel Başkanlığa dönerek Genel Merkezde “kurultay” çağrısı yapan Kemal Kılıçdaroğlu...
Çözüm “kurultay” ise kavga neden?
Asgari müştereklerde birleşmek, konuşarak anlaşmak ve CHP’yi tek başına iktidara taşımak ve bölünmeden kurtarmak için “kurultay” tek çözümdür.
Soru çok net:
Bu asırlık çınar göz göre göre bölünecek mi bölünmeyecek mi?
Saray yargısının kararı sonucu MHP bölündü, İYİ Parti doğdu.
Bu nedenle insanlar haklı olarak şu soruyu soruyor:
Dün MHP’de yaşananlar bugün CHP’de yaşanacak mı?
Çünkü siyaset mahkeme koridorlarına taşındığında kaybeden demokrasi ve millet iradesi oluyor.
Ucube tek adam rejimini meydanlarda en ağır sözlerle eleştiren CHP’liler ne yapıyor?
Ne yazık ki birbirlerine karşı cephe açıyorlar.
Özgür Özel Meclis kürsüsünden milletin iradesini savunduğunu söylerken, Kemal Kılıçdaroğlu Genel Merkez’de çok sert hesaplaşma mesajları veriyor.
Bir tarafta "hain" sloganları yükseliyor.
Diğer tarafta "ihanet" suçlamaları yapılıyor.
Bugün CHP’de yaratılan bu düşmanlık tek bir amaca hizmet ediyor:
Adım adım bölünmeye…
Birinci parti olmuş bir muhalefeti içeriden parçalamak, sadece CHP’ye değil Türk halkının demokrasi umuduna da zarar veriyor.
CHP’yi bölmek isteyen saray aklı ne kadar sorumluysa, buna içeriden bilerek ya da bilmeyerek hizmet edenler de o kadar sorumludur.
Değerli okurlarım,
Meclis grup toplantısı öncesi Özgür Özel cephesinde nabız yokladım.
- “Mağduriyet yaratarak yeni parti kuralım…”
- “Savaşarak kazanalım…”
- “Anlaşarak kurultay yapalım…”
- “Olağanüstü kurultayı 26 Temmuz’da yapalım” diyenler var…
Kemal Kılıçdaroğlu cephesinde de nabız yokladım:
- “İlçe ve il kongrelerini yapıp 6 ay sonra kurultay yapalım…”
- “Yargıtay kararını bekleyelim…”
- “Disiplin suçu işleyenleri ister milletvekili ister belediye başkanı ihraç edelim” diyenler var.
2 cephe 2 lider ve Türkiye’nin 1. Partisi CHP’nin hali budur.
Eğer cevap "bölmeyelim" ise bunun yolu;
- Mahkemeler,
- Mikrofon savaşları,
- Sokak kavgaları değildir
Çözümün tek yolu sandıktır seçimdir, kurultaydır.
Kimin ne kadar gücü varsa delegeler karar versin.
İntikam peşinde olur ve bölünürseniz bilin ki bu millet sizleri asla affetmez.
Bugün yaşananları şöyle düşünün:
Bir ip yumağı ve iki uç.
Bir ucu Kılıçdaroğlu diğer ucu Özel çekiyor.
Yumak çözülmüyor, tersine ip düğüm oluyor.
Buna rağmen; çektikçe çekiyorlar. Çünkü amaçları yumağı çözmek değil.
Amaçları yumağa sahip olmak.
Olamazlarsa kesip ikiye ayırmak mı?
Çin atasözü der ki;
İntikam peşinde olan 2 mezar kazmalıdır…