İmamoğlu neden Yeni Parti Genel Başkanı olmadı?
Yeni Parti'nin 300 bin üyeye ulaştığı açıklanıyor.
Peki bu 300 bin kişi nereden geldi?
Sorunun yanıtını bulmak için üye listelerini görmeye dahi gerek yok. Yeni Parti'nin kuruluş fotoğrafına bakmak yeterli.
Özgür Özel ve 91 milletvekili CHP'den ayrıldı.
Yüzlerce belediye başkanı CHP'den ayrıldı.
İl ve ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, eski milletvekilleri ve örgüt yöneticileri CHP'den ayrılarak Yeni Parti saflarına katıldı.
Dolayısıyla Yeni Parti'nin siyasi omurgasının nereden geldiği konusunda fazla bilinmeyenli bir denklem yok:
Yeni Parti tabandan millet tarafından kurulmadı; tavandan Özgür Özel ve CHP'den ayrılan 91 milletvekili tarafından kuruldu.
Şimdi 300 bin üyeye ulaşıldığı söyleniyor.
Ben de Yeni Parti yönetimine soruyorum:
300 bin üyenin kaçı CHP'den istifa ederek Yeni Parti'ye geçti?
Çünkü bu rakam Yeni Parti'nin gerçekten ne kadar “yeni” olduğunu da gösterecek.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının resmi web sayfasından CHP’nin Haziran 2026 itibarı ile üye sayısını aldım: 1.879. 973 kişi.
Bakalım Yeni Parti sonrası kaç kişiye düşecek CHP’nin resmi üye sayısı.
İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA
Yeni Parti (YP) Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu'nun 19 Ağustos tarihli açıklaması kuruluş sürecinin nasıl yürütüldüğünü açıkça ortaya koyuyor.
Yakupoğlu diyor ki:
“Maddi imkânsızlıklar sonucu 81 il yaklaşık 976 ilçede örgüt atamaları ve il ve ilçe merkezlerinin kiralanmaları tamamlanamadı.”
Yeni Parti YSK Temsilcisi “maddi imkânsızlıklar” diyor.
Ancak YP yönetiminin açıkladığı resmi rakama göre yalnızca 20 günde 144 bin 916 kişiden 411 milyon 921 bin 755 lira bağış ve aidat toplandı.
O halde soruyorum:
Yaklaşık 412 milyon lira kasaya girdiyse “maddi imkânsızlık” nedir?
Bu para nerede ve hangi amaçlarla kullanılıyor?
81 kente eşit dağıtılsa yaklaşık 5 milyon 85 bin lira düşüyor.
Öte yandan parti kuruculuğu, üyeliği fahri yani maaşsız ve ücretsiz değil mi?
Yeni kurulan birçok partinin il ve ilçe başkanları kuruluş aşamasında kendi imkanları ile örgütlerine mekan kiralıyorlar.
YP milletin bağışlarını mekan kiralamalarına mı harcıyor?
Örgütü henüz kurulmamış ilçelerde yaşayanlara ise Yakupoğlu şu çağrıyı yapıyor:
“Henüz ikamet ettiğiniz ilçenizde örgütlenme tamamlanmamış ise lütfen Çankaya ilçesini seçerek üyelik işleminizi tamamlayın.”
Ve neden bu kadar acele edildiğini de gizlemiyor:
“En önemli önceliğimiz seçime katılma yeterliliğini en kısa zamanda Partimize kazandırmaktır. Çok hızlı hareket etmemiz gerekiyor.”
İşte Yeni Parti'nin kuruluş modelinin şifresi bu cümlede:
Önce seçime girme yeterliliği, sonra örgüt.
Oysa siyasi partiler yalnız yasal yeterlilik kazanmak için kurulmaz.
Önce fikir doğar.
Sonra o fikir toplumda karşılık bulur.
Ardından kadro ve örgüt oluşur.
Yeni Parti'de ise süreç tersine dönmüş görünüyor:
Önce CHP'nin mevcut siyasi kadroları taşındı, ardından yeni tabelanın örgütü kurulmaya başlandı.
Gaziantep Milletvekili Melih Meriç'in bıçaklanması sonrasında ortaya çıkan tartışmalar da örgütlenme biçiminin ayrıca araştırılması gerektiğini gösteriyor.
Saldırganın eski CHP Oğuzeli İlçe Başkanı olduğu ve CHP'den ayrılarak Yeni Parti'ye geçtiğini duyurduğu doğrulandı.
Eğer kendisine Yeni Parti'de ilçe başkanlığı ve ardından etkili bir görev vaat edildiği iddiası da doğruysa, şu soru kaçınılmazdır:
Yeni Parti örgütlerini millet mi kuruyor, yoksa CHP'den ayrılan milletvekilleri ve yöneticilerinin yakın siyasi çevreleri mi?
PEKİ İMAMOĞLU NEREDE?
İşte Yeni Parti'nin kuruluşunda benim anlayamadığım asıl meseleye geliyorum.
CHP, cumhurbaşkanı adayını belirlemek için sandık kurdu.
Ekrem İmamoğlu 25 milyon seçmenin desteğiyle cumhurbaşkanı adayı yapıldı.
Tutuklandı, diploması iptal edildi.
Ardından Özgür Özel ve 91 milletvekili ayrılarak Yeni Parti'yi kurdu.
CHP’yi böldüler.
Ama o siyasi hareketin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu kurucular arasında yok.
Neden?
Daha açık soruyorum:
Yeni Parti'nin cumhurbaşkanı adayı ise Yeni Parti'nin kurucu genel başkanı neden Ekrem İmamoğlu olmadı?
Olması için tek bir engel var.
Yerel yönetimler yasasına göre belediye başkanları siyasi partilerde görev alamıyorlar.
İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından istifa ederek Yeni Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı olabilirdi.
Neden genel başkan olamadı?
Peki şimdi Yeni Parti'nin birinci olağan genel kurulu yapılacak, Ekrem İmamoğlu Özgür Özel ile birlikte eş başkan olacak mı?
Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu’na sordum:
İmamoğlu’nun mevcut hukuki durumu Yeni Parti Genel Başkanı veya kurucusu olmasına engel mi?
“Kesinlikle yok” diye yanıt verdi.
O halde;
Neden kurucu üye dahi olmadı?
Neden Genel Başkan olmadı?
Burada Türkiye'nin yakın siyasi tarihinden çok çarpıcı bir örnek var.
ERDOĞAN ÇEKİNMEDİ
Recep Tayyip Erdoğan 14 Ağustos 2001'de AKP'yi kurdu ve Kurucu Genel Başkan oldu.
Üstelik Erdoğan'ın önünde bugünden bakıldığında unutulan çok ciddi bir hukuki engel vardı.
Hakkındaki mahkûmiyet nedeniyle milletvekili seçilme yeterliliği bulunmuyordu.
Hürriyet Gazetesi bugün yandaş ama o gün Erdoğan için “Muhtar dahi olamaz” haberi yapmıştı.
Nitekim Anayasa Mahkemesi 9 Ocak 2002 tarihli kararında Erdoğan'ın Siyasi Partiler Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca parti kurucusu olamayacağına karar verdi ve AKP'ye aykırılığı gidermesi için ihtarda bulundu.
Erdoğan buna rağmen siyasi liderlik iddiasından vazgeçmedi.
2002 seçimine AKP’yi siyasi yasaklı genel başkan olarak seçime soktu ve tek başına iktidar yaptı.
Daha sonra anayasa ve yasalar değiştirildi, siyasi engeli kaldırıldı; Siirt'teki yenileme seçiminde milletvekili seçildi, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak 24 yıldır devleti tek başına yönetiyor.
25 yıl sonra benzer olmayan ama karşılaştırılması gereken başka bir siyasi tabloyla karşı karşıyayız.
Erdoğan hukuki engeline rağmen partisinin kurucu liderliğini üstlenirken, İmamoğlu neden Erdoğan kadar cesur siyasetçi olamadı?
Neden kurucu üye olmadı?
Neden haftalar sonra CHP’den istifa etti?
Sırası gelmişken bir şunu açıkça sorayım:
Ekrem İmamoğlu 5 Kasım 2023 seçiminde neden genel başkan adayı olmadı?
Neden Özgür Özel’i seçtirdi?
CHP Genel Başkanı olsaydı tüm bu yaşadıklarını yaşatmaya cesaret edebilirler miydi?
Hayır ne siyasi yargı ne siyasi güç cesaret edemezdi.
İşte Yeni Parti'nin ileride yaşayabileceği asıl güç tartışmasının tohumu burada olabilir.
MANSUR YAVAŞ
Kuşku yok ki Türk milletinin bugün güçlü bir cumhurbaşkanı adayı var: Mansur Yavaş
14 Ağustos’ta başka bir partiye geçeceği iddiaları üzerine, kendisiyle ilgili bir gelişme olduğunda bunun doğrudan kendisinden duyurulacağını açıkladı ve hala CHP üyesi.
Birçok parti Yavaş’ın adaylığını desteklemek için açıklamalar da yaptılar.
Recep Tayyip Erdoğan’ın en önemli rakibi Yavaş’tır.
Ve Yavaş’ın siyasi kararı Türkiye’nin gelecek kaderini belirleyecek önemdedir.
300 BİN ÜYE
Hadimi Yakupoğlu, “Çok hızlı hareket etmemiz gerekiyor” diyor.
Bence tam tersine Yeni Parti'nin biraz durup bu sorulara cevap vermesi gerekiyor.
300 bin üyeye ulaşmak önemlidir.
Seçime katılma yeterliliği kazanmak önemlidir.
81 ilde örgütlenmek önemlidir.
Ama bunların hiçbiri bir siyasi partiye siyasi kimlik kazandırmaz.
Tabela asmak siyasi hareketi yenilemez.
Çok hızlı hareket etmek değil, doğru yöne hareket etmek önemlidir.
Çünkü siyasette de güzel Türkçemizin çok eski bir uyarısı vardır:
Acele eden ecele gider.