Hodri meydan; “Gönüllü uyuşturucu testi” medyadan başlasın
Uyuşturucu sadece Türkiye'nin değil insanlığın en önemli sorunlarından biri.
Son aylardaki soruşturmalar sorunun büyüklüğünü de uyuşturucu kullanımının ne kadar yaygınlaştığını da gözler önüne serdi.
Sanatçılar, oyuncular, şarkıcılar, gazeteciler, sosyal medya fenomenleri...
Sorun Türkiye'nin geleceği, Türk halkının sağlıklı yaşam sorunudur.
22 Aralık 2025 tarihinde Yeni Ankara'daki köşemde yazdığım yazının başlığı şuydu:
“Bravo Ali Yerlikaya”
Dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın uyuşturucu baronlarına karşı yürüttüğü operasyonları desteklemiş ve yazımı şu çağrıyla bitirmiştim:
“Bravo Ali Yerlikaya; uyuşturucu baronlarının yakasını bırakma, devletimizin bütün gücüyle onların korkulu rüyası olmaya devam et.”
Bugün de aynı düşüncedeyim.
Ancak bu kez bir başka isme de “Bravo” diyorum.
BRAVO MESUT ÖZARSLAN
Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan uyuşturucuyla mücadelede Türkiye'de bir ilke imza attı.
Hem de çok önemli bir ilkeyle: Önce kendi kapısının önünü süpürdü.
Kendisinden, yöneticilerinden ve belediye personelinden başlayarak “gönüllü uyuşturucu testi” uygulamasını hayata geçirdi.
Özarslan'ın açıkladığı rakamlara göre 3 bin 481 personel kendi rızasıyla teste katıldı.
İlk testlerde 171 kişide pozitif bulgu çıktı.
İtirazlar üzerine yapılan değerlendirmelerde 42 kişinin sonucu negatife döndü.
Dr. Özarslan ayrıca kendisinin de ilk test verenlerden biri olduğunu açıkladı.
Dahası uyuşturucu kullanan personele kapıyı tamamen kapatmayarak şöyle dedi:
“Gidin tedavi olun, yine gelin, bizim kapımız sizlere açık”
İşte sosyal devlet anlayışı da devlet adamlığı da budur.
Uyuşturucu kullananı tedavi ederek topluma sağlıklı şekilde kazandırmak; uyuşturucu satanları ve baronları ise devletin bütün gücüyle yakalamak.
Caydırıcılık yaratarak bağımlılığın yaratacağı sonuçlara dikkat çekmek Mesut Başkan açısından gerçekten takdire değerdir.
57 yıllık gazetecilik hayatımda ilk kez bir kamu yöneticisinin böylesine kapsamlı bir “gönüllü uyuşturucu testi” uygulamasını kendi kurumundan başlattığına tanık oluyorum.
Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan'ı bu cesur ve örnek uygulaması nedeniyle yürekten kutluyorum.
Keşke 81 ilimizdeki belediyeler de örnek alsa.
Keşke tüm kamu kurumları da örnek alsa.
SÖZCÜ NEDEN KARŞI ÇIKIYOR?
İşte anlamadığım nokta da burada.
Sözcü Gazetesi 2 Eylül'deki haberine şu başlığı attı:
“Tosuncuk icat çıkardı, savcılık ve emniyet birbirine düştü”
Uygulamayı “Anayasa'ya aykırı”, “keyfi” ve “zorunlu” olarak nitelendirdi. Ayrıca bazı çalışanların siyasi gerekçelerle tasfiye edildiği iddialarına yer verdi.
Elbette gazetecilik sorgulamaktır.
Sözcü polisin sanatçılara, gazetecilere, sosyal medya fenomenlerine yönelik uyuşturucu ile mücadele konusuna destek verirken bu kez neden karşı çıktı ki?
Uyuşturucuyla mücadele için önce kendisinden ve kurumundan başlayan bir belediye başkanının iradesini neden küçümseyelim?
Ayrıca itiraz yolu idari ve hukuki olarak da açıktır.
Ben meslektaşlarıma karşı çıkmalarını değil tam tersi şu çağrımı desteklemelerini öneriyorum:
Gönüllü uyuşturucu testi medyadan başlatılmalı.
Basın meslek kuruluşları, gazeteciler, televizyon yöneticileri, ekran yüzleri “gönüllü” olarak bu “uyuşturucu ile mücadele” kampanyasına katılmalı.
Öncelikle medya ve çalışanları topluma örnek olmalı değil mi?
Ardından kişisel hakların güvencesi sağlanarak kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, spor kulüpleri ve meslek kuruluşları bu mücadeleye katılmalı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 2026'yı “Organize Suç Örgütleri ve Uyuşturucu ile Mücadele Yılı” ilan etti.
Operasyonlar da sürüyor; 2026'nın ilk beş ayında 22 bin 25 narkotik operasyonu gerçekleştirildi.
Ali Yerlikaya dönemindeki o sürekli kamuoyu baskısını ve toplumsal seferberlik havasını bugün yeterince hissedemiyorum ama kahraman jandarmamızı ve polisimizi de yürekten kutluyorum.
Sayın Çiftçi'ye çağrımdır:
Uyuşturucuyla mücadeleyi yalnızca güvenlik güçlerinin operasyonu olmaktan çıkarın.
Türkiye çapında bir toplumsal ve gönüllü seferberliğe dönüştürün.
Keçiören'de yakılan bu kıvılcımı Türkiye'ye yayın.
Önce biz gazetecilerden başlayın.
“Yarası olan gocunur” der Atalarımız.
Ben hazırım; ya siz?