CHP’liler; Eylem yetmez, devrim gerek

Orhan Uğuroğlu

Orhan Uğuroğlu

Yazar
Tüm Yazıları

CHP’nin Meclis’teki eylemi emeklilerin, asgari ücretlilerin ve memurların yaşadığı krizi gündemde tutuyor; ancak ortaya konan öneriler sorunu çözmüyor. SGK açığını büyütecek palyatif öneriler, iktidara talip bir muhalefetin sunması gereken kalıcı ve yapısal çözüm vizyonundan çok uzak.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin emekliler için başlattığı Meclis nöbeti beşinci gününde devam ediyor. Meclis’te ışıklar sönmüyor.

7 Ocak’ta başlayan ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın, “Memurlara insan onuruna yakışır, emeklilere insanca yaşam sağlayacak bir aylık düzenlemesi yapılana kadar, o yasa buraya gelene kadar 7/24 bu Meclis’i terk etmeyeceğiz” sözleriyle duyurulan eylem sürüyor.

Sosyal yardımlarla yaşam mücadelesi veren 16,5 milyon vatandaşımıza ilave olarak bugün Türkiye’de üç kesim aynı ekonomik cenderenin içinde:

Emekliler, asgari ücretliler ve memurlar.

Sorun ortak, yük ortak, gelecek kaygısı ortak.

AKP iktidarının kalıcı çözümü yok.

Muhalefetin de çözüm önerisi yok.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 2018’de başlayan ucube tek adam rejiminden bu yana hazırladığı bütçeler “yamalı bohça” ötesine geçemiyor.

Bütçe ve dış ticaret açıkları ile faiz giderleri asla çözülemiyor.

CHP’li milletvekilleri asgari ücretin ve en düşük emekli aylığının 39 bin liraya çıkarılmasını talep ediyor.

Talep kulağa hoş geliyor. Ancak siyaset, rakam söylemekle değil, kalıcı çözüm önermekle yapılır.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli mitinginde sorunu doğru teşhis ediyor:

Sorun ne? Asgari ücret alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Türkiye’de bu asgari ücreti verdiğinde, bu asgari ücretle çalışanlar sürünüyor.”

Bu çarpıcı teşhis doğru.

Ancak şu soruya yanıt vermeden eksik kalıyor:

Bir ülkede işçi de işveren de mutlu değilse, suçlu kim?

Özel bir teşhis daha yapıyor:

“Asgari ücreti 28 bin lira yaptılar. Tarihte ilk kez asgari ücret ilan edildiği anda açlık sınırının altında kaldı.”

Bu da çok doğru.

Peki tedavi?

Eczacı Özgür Özel’in reçetesi şu:

“Asgari ücret 39 bin lira olsun. 39 bin verelim ama 10 bin lirasını SGK’dan düşelim, veren için 29 bin lira olsun.”

İşte burada durmak gerekiyor.

Anadolu’da bir söz vardır:

“Bekâra karı boşamak kolay.”

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2025 yılı bütçe açığı 551,8 milyar TL.

Bu tablo ortadayken “SGK’dan düşelim” demek, açığın büyümesini göze almak demektir.

Özgür Özel bunu açıkça söylüyor: Açık büyüsün.

O halde bir hesap kitap yapalım:

Bu önerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na getireceği yükü, güncel ve gerçekçi verilerle adım adım hesaplayalım.

Türkiye’de asgari ücretle çalışan sayısı yaklaşık 11,2 milyon kişidir.

CHP’nin SGK’dan karşılanması önerilen tutar kişi başına aylık 10.000 liradır

Aylık maliyet hesabı:

11.200.000 kişi × 10.000 lira = Aylık 112 milyar liradır.

Yıllık maliyet hesabı:

112 milyar lira × 12 ay = 1 trilyon 344 milyar liradır.

SGK 2025 yılı bütçe açığı: 551,8 milyar liradır.

Özgür Özel’in önerisini Cumhurbaşkanı Erdoğan kabul eder uygularsa SGK’nın toplam yıllık bütçe açığı şöyle olur.

551,8 milyar + 1.344 milyar = 1.895,8 milyar lira

Özgür Özel’in önerisi SGK açığı yaklaşık yüzde 243 artarak 1,9 trilyon liraya ulaşır.

Peki aynı CHP, 2026 bütçesi görüşmelerinde ne yaptı?

Bütçe açığını, faiz giderlerini, dış ticaret açığını gerekçe göstererek AKP iktidarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı en sert biçimde eleştirdi.

O zaman şu soruyu sormak zorundayız: Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

SGK açığını büyütecek bir önerinin ekonomik ya da mantıki bir karşılığı var mı?

İktidar bu açığı kapatmak için ne yapacak? Zam, zam, zam…

Faturayı kim ödeyecek? Millet…

Değerli okurlarım,

Kasım 2023’te Özgür Özel CHP Genel Başkanı seçilip gölge kabinesini açıkladığında tebrik ziyaretine gittim. Kendisine şunu söyledim:

“Sayın Özel, CHP emeklilere, asgari ücretlilere ve memurlara yönelik siyasetinde mutlaka yenileme yapmalı. SGK reformu şart. Yıllardır önerilen çözümler hep ıskalandı.”

Yanıtı şuydu:

“Elbette emeklilere de asgari ücretlilere de sahip çıkmayı öncelikli siyasi gündem yapmalıyız. Gölge Çalışma Bakanı Gamze Taşçıer’le hemen görüşüp, ona da anlatırsan sevinirim.”

Özel’den ayrılıp Taşçıer’e gittim ve kısaca anlattım. Aldığım yanıt şuydu:

“Sizi arayayım, geniş zamanda çalışma hayatı ile SGK reformunu ele alalım.”

2025 geldi geçti. Telefon hâlâ çalmadı.

Bugün gelinen noktada artık şunu net söylemek gerekiyor:

SGK’da reform yetmez. Devrim nitelikli yasa değişikliği şarttır.

Asgari ücret, memur maaşları ve emekli aylıkları; ayrı ayrı, popülist hamlelerle değil, birlikte ve bütüncül ekonomik yasalarla ele alınmak zorundadır.

Aksi halde bedeli yalnız bugünün emeklisi, bugünün asgari ücretlisi ya da bugünün memuru ödemez.

Bedeli, 18 yaşına girip çalışma hayatına adım atacak gelecek nesiller öder.

CHP bugün Meclis’te 5–6 gündür eylem yapıyor.

Ama hedefinde;

– Kalıcı çözüm üretecek kapsamlı bir yasa teklifi yok
– SGK’yı, bütçeyi, istihdamı birlikte ele alan bir proje yok
– Akademisyenlerle hazırlanmış bir yol haritası yok

Bir atasözü daha hatırlatalım: “Lafla peynir gemisi yürümez.

Gölge kabine gölgede kaldığı müddetçe, emekli–asgari ücretli–memur üçlüsüne yönelik somut ve hesaplanmış çözümler üretilmedikçe, bu millet CHP’yi iktidar yapmaz.

Sözlerim sert olabilir. Ama dostça.

Kasım 2027’de yapılabilecek bir erken seçim için hâlâ zaman var.

Ama bu zaman;

Meclis’te oturma eylemleriyle değil, akademisyenlerle, uzmanlarla oluşturulacak çalışma takvimleriyle, muhtemel iktidarın hedeflerini içeren gerçekçi programlarla değerlendirilmelidir.

Eylemli siyasete evet.

Ama eylemleri destekleyecek çözüm hedefleri yoksa; CHP’nin eylemi sadece siyasi şov olur ve yalnızca günü kurtarmaya yarar.