CHP – Yeni Parti karşılaştırması – 2
Devlet nasıl yönetilecek? Bir önceki yazıda CHP’nin 2023- 2025 ve Yeni Parti’nin programlarının ideolojik temellerini; Altı Ok, Atatürk, Cumhuriyetçilik, Laiklik, Milliyetçilik, Halkçılık ve Devletçilik başlıkları altında karşılaştırdım.
Bugün ise devletin nasıl yönetileceğine ilişkin altı temel konuya bakacağız:
YENİ ANAYASA
Kılıçdaroğlu dönemi CHP Programı – 2023
2023 seçimleri sırasında yürürlükte bulunan CHP Programı, Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu açıkça ifade ediyor.
Programda yeni anayasanın; Ara rejimlerin hukuki kalıntılarını tasfiye etmesi, Toplumun özgürleşme ve demokratikleşme beklentilerini karşılaması, Bireysel hak ve özgürlükleri koruyup geliştirmesi, Sivil toplumu güçlendirmesi, Yasama, yürütme ve yargının yetki alanlarını açıkça belirlemesi, Hukukun üstünlüğü ile yargı bağımsızlığını güvence altına alması gerektiği belirtiliyor.
Yeni anayasanın toplumsal katılımla, siyasi partiler ve kurumlar arasında mümkün olan en geniş uzlaşmayla hazırlanması öngörülüyor.
Özgür Özel dönemi CHP Programı – 2025
“Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi” başlığını taşıyor. Metin ağırlıklı olarak sosyal güvenlik, eğitim, sağlık, kadın, gençlik, eşitlik ve sosyal hizmet politikalarını kapsıyor.
Bu belgede yeni anayasanın nasıl hazırlanacağına, devletin temel kurumlarının nasıl düzenleneceğine ve anayasal sistem tercihine ilişkin ayrı bir bölüm yer almıyor.
“Anayasal güvence” ifadesi ise kadın haklarının korunması gibi belirli hak alanları kapsamında kullanılıyor.
Yeni Parti Programı – 2026
Yeni Parti Programı, doğrudan “yeni anayasa hazırlanacaktır” cümlesini kullanmıyor.
Ancak siyasal yetkileri tek kişide toplayan yönetim anlayışının yerine; Hukuk devletini, Kuvvetler ayrılığını, Güçlü parlamentoyu, Bağımsız yargıyı, yerel demokrasiyi, Denetim mekanizmalarını esas alan yeni bir demokratik düzen kurulacağını belirtiyor.
Program ayrıca yargı bağımsızlığının anayasal güvenceye alınmasını, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sisteminin güçlendirilmesini ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığının fiilen sağlanmasını öngörüyor.
- Sonuç:
Karşılaştırılan metinlerde, 2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı açık biçimde yeni anayasa yapılmasını ve bunun geniş toplumsal uzlaşmayla hazırlanmasını savunuyor.
2025 CHP programında Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde yeni anayasanın hazırlanmasına veya anayasal yönetim sistemine ilişkin ayrı bir düzenleme bulunmuyor.
Yeni Parti Programı ise açıkça “yeni anayasa” ifadesini kullanmamakla birlikte, mevcut tek kişilik yönetim anlayışının yerine yeni bir demokratik düzen kurulmasını ve çeşitli alanlarda anayasal güvencelerin güçlendirilmesini öngörüyor.
PARLAMENTER SİSTEM
Kılıçdaroğlu dönemi CHP Programı – 2023
2023 seçimleri sırasında yürürlükte bulunan CHP Programı parlamenter rejimi esas alıyor.
Programda parlamentonun yalnızca yasa yapan ve hükûmeti denetleyen bir kurum olmadığı; ülkenin siyasi nabzının attığı temel demokratik platform olduğu belirtiliyor.
Parlamenter rejimin, parlamentonun üstünlüğü ve saygınlığının korunmasıyla güç kazanacağı ifade ediliyor.
TBMM’nin yasama yetkisinin devredilmemesi ve kanun hükmünde kararnamelerin parlamentonun yasama görevini engellememesi gerektiği vurgulanıyor.
Özgür Özel dönemi CHP Programı – 2025
İncelediğimiz 2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde parlamenter sistem, hükûmet modeli veya Cumhurbaşkanının anayasal konumu ayrı bir başlık altında ele alınmıyor.
Belge, demokratik katılım ve aktif yurttaşlık gibi kavramlara sosyal politikalar ve eğitim üzerinden yer veriyor; ancak devletin hükûmet sistemine ilişkin kurumsal bir model ortaya koymuyor.
Yeni Parti Programı – 2026
Yeni Parti Programı bu konuda açık ve doğrudan bir tercih ortaya koyuyor:
“Güçlü meclise dayalı, kuvvetler ayrılığı ilkesini esas alan bir parlamenter sistem kurulacaktır.”
Programda; Meclisin yasama ve denetim yetkilerinin güçlendirileceği, Hükûmetin parlamentoya karşı sorumlu ve denetlenebilir olacağı, Cumhurbaşkanının tarafsız, birleştirici ve sembolik anayasal sınırlar içinde tanımlanacağı belirtiliyor.
- Sonuç:
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı parlamenter rejimin ve TBMM’nin üstünlüğünün güçlendirilmesini savunuyor.
İncelediğimiz 2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde hükûmet sistemine ilişkin bir tercih yer almıyor.
Yeni Parti Programı ise güçlü Meclise dayalı parlamenter sisteme geçileceğini açıkça ilan ediyor.
CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİ
Kılıçdaroğlu dönemi CHP Programı – 2023
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi kurulmadan 2008’de hazırlanmış bir programdır.
“Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi” adıyla bir değerlendirme yer almıyor.
Programın hükûmet sistemi tercihi parlamenter rejimdir. Yasama yetkisinin TBMM’ye ait olduğu, parlamentonun üstünlüğünün korunması ve yürütmenin parlamento tarafından denetlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Özgür Özel dönemi CHP Programı – 2025
İncelediğimiz 2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin kaldırılması, sürdürülmesi veya değiştirilmesi konusunda bir bölüm bulunmuyor.
Cumhurbaşkanının yetkileri, Meclis-hükûmet ilişkileri ve yeni hükûmet modeli bu belgede tanımlanmıyor.
Yeni Parti Programı – 2026
Güçlü meclise dayalı, kuvvetler ayrılığı ilkesini esas alan bir parlamenter sistem kurulacaktır ifadesi yer alıyor.
Program, siyasal yetkileri tek kişide toplayan yönetim anlayışının yerine güçlü parlamentoya dayalı bir sistem kurulacağını belirtiyor.
Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsız, birleştirici ve sembolik anayasal sınırlar içinde tanımlanacağı ifade ediliyor. Hükûmetin ise parlamentoya karşı sorumlu ve denetlenebilir olacağı belirtiliyor.
- Sonuç:
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı parlamenter rejimi esas aldığı için bugünkü Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nden farklı parlamenter rejim modeli öngörüyor.
2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi konusunda bir düzenleme içermiyor.
Yeni Parti Programı da tek kişide toplanan yürütme yetkileri yerine parlamenter sistem kurulmasını, hükûmetin Meclise karşı sorumlu olmasını ve Cumhurbaşkanının sembolik anayasal sınırlara çekilmesini savunuyor.
KUVVETLER AYRILIĞI
Kılıçdaroğlu dönemi CHP Programı – 2023
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı, yeni anayasanın yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki iş bölümünü güçlendirmesi ve üç erkin yetki alanlarını açıkça belirlemesi gerektiğini ifade ediyor.
TBMM’nin yasama yetkisinin devredilmezliği özellikle vurgulanıyor.
Özgür Özel dönemi CHP Programı – 2025
İncelediğimiz 2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde yasama, yürütme ve yargı arasındaki yetki dağılımı ayrı bir bölüm hâlinde ele alınmıyor.
Belgede demokratik, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir kurumlar hedefleniyor; ancak kuvvetler ayrılığının nasıl kurulacağına ilişkin anayasal bir model açıklanmıyor. Örneğin yükseköğretim sisteminin demokratik, özerk, katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir biçimde yönetilmesi öngörülüyor.
Yeni Parti Programı – 2026
Yeni Parti Programı kuvvetler ayrılığını doğrudan yönetim sisteminin temeline yerleştiriyor.
Programda, siyasal yetkileri tek kişide toplayan yönetim anlayışının yerine kuvvetler ayrılığını ve denetim mekanizmalarını esas alan demokratik bir düzen kurulacağı belirtiliyor.
Parlamenter sistem de “kuvvetler ayrılığı ilkesini esas alan” bir sistem olarak tanımlanıyor.
- Sonuç:
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı, yasama, yürütme ve yargının yetki alanlarının açıkça ayrılmasını savunuyor.
2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde kuvvetler ayrılığına ilişkin anayasal bir düzenleme bulunmuyor.
Yeni Parti Programı ise kuvvetler ayrılığını parlamenter sistemin ve kurulmasını istediği demokratik düzenin temel ilkelerinden biri olarak açıkça ifade ediyor.
BAĞIMSIZ YARGI
Kılıçdaroğlu dönemi CHP Programı – 2023
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı’nda “Bağımsız Yargı-Güvenceli Yargıç” başlığı yer alıyor.
Programda yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin CHP’nin öncelikli hedefi olduğu belirtiliyor.
Yargıç ve savcıların atanma, yükselme ve yer değiştirme işlemlerinin her türlü siyasi baskı ve etkiden uzak tutulması gerektiği ifade ediliyor.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun özerk bir yapıya kavuşturulması öngörülüyor.
Özgür Özel dönemi CHP Programı – 2025
İncelediğimiz 2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde yargı bağımsızlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yapısı veya yürütmenin yargı üzerindeki etkisi ayrı bir başlıkta ele alınmıyor.
Belgede hukuki güvenceler ve hakların korunmasına ilişkin düzenlemeler bulunuyor. Örneğin kadın haklarının anayasal ve uluslararası çerçevede korunması ve hakları güvence altına alacak yasal reformların yapılması öngörülüyor.
Ancak yargı teşkilatının bağımsızlığına ilişkin kurumsal bir model açıklanmıyor.
Yeni Parti Programı – 2026
Yeni Parti Programı, bağımsız, tarafsız, erişilebilir ve hızlı işleyen bir yargı düzeni kurulacağını belirtiyor.
Programda;
- Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının anayasal güvenceye alınacağı, Hâkim ve savcıların mesleki güvencelerinin güçlendirileceği, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun yürütmenin etkisinden arındırılacağı, Adalet Bakanı ve yürütme temsilcilerinin yargı kurullarında yer almayacağı, Adil yargılanma ve savunma haklarının güçlendirileceği ifade ediliyor.
- Sonuç:
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı ile Yeni Parti Programı, yargının yürütme ve siyasi baskıdan uzak tutulması konusunda benzer bir yaklaşım ortaya koyuyor.
Her iki program da hâkim ve savcıların güvencelerini ve yargı kurulunun özerkliğini savunuyor.
2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi’nde ise bağımsız yargının kurumsal yapısına ilişkin bir düzenleme yer almıyor.
Yeni Parti Programı ayrıca Adalet Bakanı ile yürütme temsilcilerinin yargı kurullarında bulunmamasını açıkça öngörüyor.
YEREL YÖNETİMLER
Kılıçdaroğlu dönemi CHP Programı – 2023
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı, merkezî yönetim örgütlerinin küçültülmesini ve yerinden yönetimin en güçlü biçimde uygulanmasını savunuyor.
Kamu hizmetlerine ilişkin kaynak ve olanakların hizmetten yararlanacak yöre halkına bırakılması öngörülüyor.
Halkın yönetime ve denetime doğrudan ve etkin biçimde katılması hedefleniyor.
Programda ayrıca şu açık ifade yer alıyor:
“CHP, yerel yönetimler üzerindeki tüm vesayet yetkilerini kaldıracaktır.”
Özgür Özel dönemi CHP Programı – 2025
2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi, yerel yönetimleri özellikle sosyal hizmetlerin uygulanması açısından ele alıyor.
Yerel yönetimlerin sosyal hizmet kapasitelerinin artırılması, devlet kurumları ile yerel yönetimler arasındaki rekabetin sona erdirilmesi ve kamu yararına dayalı bir sistem kurulması öngörülüyor.
Yerel yönetimlerin mahalleler arasındaki gelişmişlik farklarıyla, yoksullukla ve temel kamu hizmetlerinin eşitsiz dağılımıyla mücadele etmesi hedefleniyor.
Ancak belgede yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği, merkezî vesayet veya kayyım uygulaması hakkında kapsamlı bir yönetim modeli açıklanmıyor.
Yeni Parti Programı – 2026
Yeni Parti Programı yerel yönetimleri demokrasinin halka en yakın kurumu olarak tanımlıyor.
Programda; Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin güçlendirilmesi, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın tam uygulanması, Belediyelerin gelir kaynaklarının artırılması, Seçilmiş belediye başkanlarının hukuki güvencelerinin güçlendirilmesi, Kesinleşmiş yargı kararı olmadan seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmaması, Kayyım uygulamasına son verilmesi, Belediye meclisleri ve kent konseylerinin güçlendirilmesi, Katılımcı bütçe, mahalle meclisleri ve yerel danışma mekanizmalarının yaygınlaştırılması öngörülüyor.
- Sonuç
Üç belgede de yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönünde yaklaşımlar bulunuyor.
2023 seçimlerinde yürürlükte bulunan CHP Programı merkezî vesayetin kaldırılmasını ve güçlü yerinden yönetimi savunuyor.
2025 CHP Sosyal Devlet Yaklaşım Belgesi, yerel yönetimlerin özellikle sosyal hizmetler, yoksullukla mücadele ve mahalleler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesindeki rolüne ağırlık veriyor.
Yeni Parti Programı ise idari ve mali özerklikten Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na, kayyım uygulamasının kaldırılmasından katılımcı bütçeye kadar daha ayrıntılı bir yerel yönetim modeli ortaya koyuyor.
Ve en önemlisi tutuklu CHP’li belediye başkanlarının tutuksuz yargılanmaları düzenlemesi de yer alıyor.
Bugün altı temel başlıkta devletin nasıl yönetileceğine ilişkin programları karşılaştırdık.
Bu altı başlıkta belgelerin ortaklaştığı noktalar da var, farklılaştığı noktalar da…
Ancak Bülent Kuşoğlu’nun;
“İdeolojik olarak da bir farklılık yok. CHP bugün ne düşünüyorsa kendileri de aynı” sözleri hakkında kesin hüküm vermek için henüz erken.
Çünkü inceleyeceğimiz yedi temel konu daha var.
Bir sonraki yazıda; ekonomi, kamuculuk, vergi, kadın, gençlik, eğitim ve basın özgürlüğü başlıklarında üç programı karşılaştıracağım.
CHP – YENİ Parti karşılaştırması – 1Yeni Ankara TV