Proje Panoları mı? Gerçek Başarı mı?

Nazife Mert

Nazife Mert

Çocuk Gelişimi Uzmanı
Tüm Yazıları

Okullarda yıl sonuna doğru koridorları kaplayan rengârenk afişler, maketler ve heyecanla anlatılan deneyler aslında sadece bir sergi değil; eğitimin nefes alma çabası. Özellikle TÜBİTAK projeleri, öğrencilerin ezberden uzaklaşıp düşünmeye başladığı nadir alanlardan biri hâline geldi. Çünkü bir çocuk, formülü deftere yazarken değil; o formülün neden işe yaradığını araştırırken öğreniyor. İşte bu yüzden okullarda yapılan TÜBİTAK projeleri bir “yarışma” değil, bir zihinsel gelişim laboratuvarı.

Ancak işin bir de perde arkası var. Bazı okullarda projeler gerçekten öğrencinin emeğiyle hazırlanırken, bazı yerlerde velilerin sabahlara kadar yaptığı maketler vitrine çıkıyor. Öğrencinin sadece adının yazdığı projeler, eğitimin ruhuna zarar veriyor. Yani mesele proje yapmak değil; öğrenciyi proje üretebilen birey hâline getirebilmek. Buna rağmen bu çalışmaların her yıl tekrar edilmesi gerekiyor. Çünkü bilim, bir kez yapılan bir etkinlik değil; sürekli canlı tutulması gereken bir alışkanlık.

Diğer bir tarafta ise ortak sınav sistemi var. Kimine göre adaletin terazisi, kimine göre öğrencinin omzundaki yeni bir yük… Ortak sınavların olumlu yanı, ülke genelindeki başarı seviyesini ölçebilmesi. Aynı sorularla yapılan değerlendirme, öğretim farklarını ortaya koyuyor. Fakat burada kritik soru şu: Gerçekten neyi ölçüyoruz? Bir öğrencinin bilgisi mi değerlendiriliyor, yoksa stres altında hızlı işaretleme becerisi mi?

Çünkü artık çocuklar öğrenmek için değil, yanlış yapmamak için ders çalışıyor. Eski sistemde öğretmenin öğrenciyi süreç içerisinde tanıması vardı; şimdi ise birkaç saatlik sınava sığdırılmış bir başarı tanımı var. Elbette eski düzenin eksikleri de büyüktü. Not şişirmelerve okuldan okula değişen değerlendirmeler adaleti zedeliyordu. Ama bugünkü sistem de çocukların merakını ölçmüyor, sadece sonuçlarını ölçüyor.

Pandemi döneminde ilkokula başlayan çocuklarımızın talihsizlikleri yakalarını bırakmıyor. Maarif Modeli, ortak sınav sistemi derken çocuklarımız adeta bir denek gibi sürekli değişen uygulamaların içinde kalıyor. Keşke bu sınav sistemi geçen yıl prova amacıyla çocuklara tanıtılıp, bu yıl gerçek uygulamayla karşılaştırılsaydı.

Belki de eğitim, tam da bu noktada en büyük çıkmazını yaşıyor: Bir tarafta proje üretmesi beklenen çocuklar, diğer tarafta test çözmekten düşünmeye vakit bulamayan öğrenciler… Ve ne acıdır ki biz hâlâ çocukların kaç doğru yaptığıyla ilgileniyoruz; kaç hayal kurabildiğiyle değil.

Allah tüm çocuklarımıza zihin açıklığı versin.