CİMER’ de asılsız şikâyete hukuk freni
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), kurulduğu günden bu yana vatandaş ile devlet arasında doğrudan bir köprü vazifesi görmeyi hedefledi. Amacı oldukça basitti: Bir kamu görevlisinin olumlu ya da olumsuz uygulamasına, bir hizmetin aksamasına veya bir prosedürdeki haksızlığa vatandaşın doğrudan ses verebilmesini sağlamaktı. Ancak bu mecra zamanla kötü niyetli suçlamaların ve kişisel öç alma girişimlerinin adresi hâline geldi.
2025 yılının sonlarında Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı açıklamayla, yanlış kullanıma dönüşen bu sisteme artık “dur” denileceği ifade edildi. Asılsız şikâyetler o kadar artmıştı ki, bunun keyfî bir durum olmadığını ve ciddi bir sorun hâline geldiğini göstermek için Bakanlık kolları sıvadı. O denli alçaltıcı ve mesnetsiz şikâyetler vardı ki, bunların bir notla geçiştirilmesi mümkün değildi. Adlî işlemlere başvurulmalı, gereği yapılmalıydı.
Şikâyet konusu asılsız çıkarsa artık bunun muhatabı CİMER değil, hukuk olmalı. Tam da yerinde alınmış bir karar. Bu isabetli kararından dolayı Bakanlığımızı kutluyorum. Bu karar, aslında haklı şikâyetlerin daha hızlı sonuç almasını, balon şikâyetlere ise net bir “DUR” denilmesini sağlayacak aynı zamanda. Bu durum, CİMER’e olan saygınlığın artması anlamına da geliyor. “Bak, şikâyet ederim” tehdidinin içinin dolu mu boş mu olduğu artık daha net anlaşılacak; haklının yanında duran bir sistem işleyecek. Böylelikle okullarda öğretmen ile yönetim arasında yaşanan mobbingin azalması da söz konusu olabilecek.
Demokratik hak ile sorumsuz iddia arasındaki ince çizgiye bakacak olursak; elbette herkesin şikâyet hakkı var ve bu bir özgürlük. Ancak bu hak zarar verici, asılsız ve kötü niyetli şekilde kullanıldığında, bir başkasının özgürlüğünü zedelemeye başlıyor maalesef.
Televizyonlarda izlemişsinizdir; gerçekten akıl almaz şikâyetler var. El insaf! Öğretmen robot değil. Elinden geleni yapmaya çalışan, bu kutsal görevin neferleri için bu uygulama adeta “Arkanızdayız” mesajı veriyor. Elbette bunun tam tersinin yaşandığı durumlar da yok değil. Mesleğin yüz karaları varsa, onlar da cezasını almalı. Olaylara tek bir pencereden bakmamak gerek; bu uygulama hem öğretmeni, hem öğrenciyi, hem de yönetimi korumakta. Veli için de haklı sesini duyurabileceği bir platform.
Eğitim, bir ülke için son derece önemli; ince elenip sık dokunması gereken bir sektör. Naçizane fikrim, CİMER şikâyetlerinin farklı ve uzman bir birim üzerinden denetlenmesi yönünde. Şikâyetler doğrudan okullara değil, bakanlık bünyesindeki ilgili birimlere düşmeli. Bu şikâyetler haftalık olarak derlenip değerlendirilerek gecikmeden sonuçlandırılmalı. Atanmamış öğretmenlerimiz arasından, sınava tâbi tutularak bir denetim grubu oluşturulabilir. Böylelikle hem genç ve objektif bakış açılarından yararlanılır, hem de öğretmen atamalarına dolaylı bir katkı sağlanmış olur.
Sorunsuz, bol başarılı eğitim yıllarımız olsun.