Bayram biter, rutinler başlar

Nazife Mert

Nazife Mert

Çocuk Gelişimi Uzmanı
Tüm Yazıları

Bayramlar, birkaç günlük tatilden ibaret değil. İnsan bazen bir sofranın etrafında toplanan ailesini, bazen yıllardır görmediği bir dostun tebessümünü, bazen de çocukluğunun unutulmaz kokularını arar bayramlarda. Ancak her bayramın sonunda olduğu gibi, bu bayramın da ardından geriye biraz özlem, biraz yorgunluk ve bolca gerçek kaldı.

Pazar akşamı itibarıyla normal hayata dönüş başladı. Otobanlarda kilometrelerce uzayan araç kuyrukları, dinlenme tesislerinde boş masa bulma telaşı, trafik haberlerinde peş peşe gelen yoğunluk uyarıları ve kazalarla gelen acı haberler… Bayramın son günü, adeta herkesin aynı anda evine dönmeye karar verdiği büyük bir göç hareketine dönüşüyor. Birkaç günlüğüne terk edilen şehirler yeniden dolarken, insanlar da tatilin yükünü omuzlarında taşımaya başlıyor.

Evlerin kapıları açıldığında ise çoğu aileyi, Külkedisi’nin balo dönüşünde karşılaştığı gerçek hayatı andıran bir manzara bekliyor: Birikmiş çamaşırlar, bavul yığınları ve yapılacak ev işleri... Tatilin güzel anıları kadar, beraberinde getirdiği sorumlulukları da var. Bayram boyunca ertelenen işler, kapıyı çekip çıkmakla ortadan kaybolmuyor; aynı şekilde bizi beklemeye devam ediyor.

Pazartesi itibarıyla alarmlar yeniden çaldı. Herkes günlük rutinine döndü. Kimi masasına, kimi fabrikasına, kimi de dükkânına geçti. Bayramın huzurlu sohbetlerinin yerini, iş hayatının bitmek bilmeyen koşturmacası aldı. Birkaç gün önce akraba ziyaretlerinde ikram edilen çaylar eşliğinde yapılan sohbetlerin yerinde şimdi toplantılar, teslim tarihleri ve yetiştirilmesi gereken işler var.

Öğrenciler için de durum farklı değil. Bayram sevincinin hemen ardından okullarda ikinci dönemin son yazılı sınav maratonu başladı. Bir tarafta tatilin rehaveti, diğer tarafta sınav stresi... Eğitim sistemi çocuklardan hem dinlenmelerini hem de hiç ara vermemiş gibi performans göstermelerini bekliyor. Oysa öğrenmek, yalnızca sınav kâğıtlarına sıkıştırılmış puanlardan ibaret değil.

Belki de bayramların bize hatırlatması gereken en önemli şey de bu: Hayat, yetiştirilecek işlerden ve çözülecek testlerden çok daha büyük. Çünkü bayram biter, yollar boşalır, bavullar yerlerine kaldırılır, sınavlar yapılır. Ancak paylaşmanın, birlikte olmanın ve insan kalabilmenin değeri kalır.

Asıl mesele, bayramın bitip bitmemesi değil; bayramın bize hatırlattığı insanlığı, hayatın yoğun temposu içinde ne kadar yaşatabildiğimiz.