Balkanlar'dan balkonlara
Ankara bu yaz yalnızca sıcaklarla değil, Balkanlar üzerinden gelen dev çekirgelerle de gündemde. Şehrin dört bir yanında görülmeye başlayan bu büyük ve davetsiz misafirler, balkonlardan salonlara kadar uzanan yolculuklarıyla vatandaşın günlük hayatının bir parçası hâline geldi. Öyle ki artık kapı çalındığında “Misafir mi geldi, yoksa yeni bir çekirge mi içeri girdi?” diye düşünür olduk.
Çekirgeler oy kullanmıyor ama istedikleri mahalleyi, istedikleri balkonu, hatta istedikleri salonu özgürce seçiyor. Kapıyı çalmıyor, zile basmıyor, randevu almıyorlar. Doğrudan buyur edip içeri giriyorlar. Ev sahibi şaşkın, çocuklar korkmuş, kediler ise neye uğradığını şaşırmış durumda.
Eskiden “Bir çekirge gördüm.” denirdi. Şimdi ise “Çekirge beni gördü.” dönemi başladı. Üstelik söz konusu olanlar öyle küçücük canlılar da değil. Kimi zaman bir avuç içini dolduracak kadar iri görünen bu çekirgeler, özellikle akşam saatlerinde ışığa yönelerek evlere, iş yerlerine ve apartman boşluklarına kadar ulaşabiliyor. Balkon demirlerinde nöbet tutanları mı dersiniz, marketten çıkarken omzunuza konanları mı…
Bir zamanlar çekirgelerle ilgili haberleri uzak coğrafyalardan izlerdik. Şimdi ise Balkanlar üzerinden gelen bu büyük çekirgeler, Ankara'nın yaz gündeminin tam ortasında. Rüzgârların ve hava hareketlerinin taşıdığı bu canlılar, geniş bir coğrafyayı aşarak başkente kadar ulaştı. Böylece Ankara'nın yaz misafirleri arasında, davet edilmeyen ama oldukça kararlı bir topluluk daha yerini aldı.
Peki, bu durum bize ne anlatıyor?
Doğa, sınır kapılarında pasaport kontrolünden geçmiyor. Hava akımları, rüzgârlar ve mevsimsel hareketlilik; canlıların bir bölgeden başka bir bölgeye taşınmasına neden olabiliyor. Balkanlar'dan yola çıkan çekirgelerin Ankara'ya ulaşması da doğanın ne kadar hareketli ve sınır tanımayan bir sistem olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Elbette mesele yalnızca çekirgelerin varlığı değil. Önemli olan, şehir yaşamı ile doğal hayat arasındaki dengeyi koruyabilmek. Çünkü bugün çekirgeleri konuşuruz, yarın başka bir haşereyi… Doğadaki hareketlilik devam ederken şehirlerin de bu tür mevsimsel ve bölgesel değişimlere hazırlıklı olması gerekiyor.
Vatandaşlara da önemli görevler düşüyor. Balkonlarda ve bahçelerde çevre temizliğine dikkat etmek, pencerelerde gerekli önlemleri almak, görülen yoğunlukları ilgili birimlere bildirmek ve özellikle çocukların böceklerle temasında dikkatli olmak, alınabilecek basit ama etkili tedbirler arasında.
Ankara bu yaz belki de uzun süre unutulmayacak bir manzaraya sahne oluyor. Balkanlar'dan gelen dev çekirgeler, başkentin balkonlarını, bahçelerini ve sokaklarını adeta yeni bir göç rotasına çevirmiş durumda.
Biz ise bu manzarayı kimi zaman şaşkınlıkla, kimi zaman korkuyla, kimi zaman da mizahla karşılıyoruz. Sosyal medyada fotoğraflar paylaşılıyor, “Bu kadar büyüğü de nereden çıktı?” soruları soruluyor.
Ancak doğa bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Dünya, insanın çizdiği sınırlarla sınırlı değil. Bir rüzgâr, bir hava akımı ya da mevsimsel bir hareketlilik; Balkanlar'daki bir canlıyı Ankara'daki balkonumuza kadar taşıyabiliyor.
Doğanın kendi içerisinde bir işleyişi var. Rutin rahmettir, ne doğanın ne insanın Allah rutinini bozmasın.