Ortalık karışabilir vaziyet alın

Mustafa Özver

Mustafa Özver

Yazar
Tüm Yazıları

Değerli okurlar, bugün biraz "vaziyet alma" vaktidir. Dünya siyaseti ve ekonomisi öyle bir hal aldı ki, sanki birisi küresel dengenin terazisinin kefesini kırmış da sistem artık yalpalamaya başlamış gibi. Örneğin Trump'ın adeta delirmiş gibi Venezuela operasyonu sonrası şimdi de İran’ı açıkça tehdit ediyor. (İran'daki rejim iyi veya kötü demiyorum ancak ABD müdahalesi elbette iyi niyetli olmaz, olsa da hiçbir şeyi düzeltmez.) Küresel risk haritası kıpkırmızı bir renge bürünmüşken, bizlerin de kendi kalemizde önlem alması şart. Gelin, kafa karışıklığını giderelim ve ufuktaki fırtınaya karşı nasıl bir pozisyon almamız gerektiğini masaya yatıralım.

GÜMRÜKTEKİ 30 EURO SINIRI

Ekonomi yönetiminin aldığı son karar ile gümrük vergisi tarifesindeki 30 Euro sınırı tamamen kaldırıldı. Bu durum, "Alt tarafı bir telefon kılıfı alıyorum" ya da "Yurt dışından ucuz bir kulaklık getirtiyorum" diyen binlerce vatandaşımız için bir devrin kapandığı anlamına geliyor. Artık en küçük aksesuar için bile çok daha yüksek bedeller ödemek zorunda kalacağız gibi. Bu hamle, teorik olarak cari açığı dizginlemek için mantıklı bir adım gibi görünse de bireysel alıcının "ucuza mal bulma" özgürlüğünü elinden alıyor. Bireysel ithalatın kapısı kapandı, ucuz alışveriş dönemi tarih oldu! Şirketler için zaten böyle bir sınır yoktu ama vatandaşın cebine dokunan asıl mesele burada yatıyor.

FIRSATÇILIK VEYA MİLLİ ÜRETİM

Yurt dışından bireysel alımların zorlaşmasıyla beraber, talep doğal olarak iç piyasaya yönelecek. Peki, iç piyasadaki aktörlerimiz bu talebi karşılamaya ne kadar hazır? Daha doğrusu, "etik ve dürüst" ticaret yapmaya ne kadar niyetli? İç piyasa talebe doyacak ama dürüst esnaf bulmak samanlıkta iğne aramak gibi olacak! Korkarım ki, dürüstlük karnesi yerlerde sürünen bazı piyasa oyuncuları, bu durumu fahiş fiyatlar uygulamak için bir fırsat olarak görecektir. Eğer denetimler sıkılaşmazsa, telefon kılıfından şarj kablosuna kadar her şeyin fiyatında enflasyonist bir patlama yaşanabilir. Öte yandan, bu durum yerli üreticiler için muazzam bir rekabet avantajı sunuyor. Bu fırsatı etik değerlerle harmanlayıp üretim kapasitesini artıran kazanır; ancak sadece fiyat etiketini değiştiren, uzun vadede kendi sonunu hazırlar.

BALON İYİCE ŞİŞTİ

Yapay zekada toz duman kapıda; kâr etmeyen teknoloji devinden kaçın! Bir yazılımcı gözüyle baktığımda, özellikle yapay zeka sektöründe dönen devasa rakamların bir noktada tıkanacağını öngörmek zor değil. Özellikle kar problemi olan OpenAI gibi devler hakkında daha önce yaptığımız "muhtemel balon" uyarıları artık çok daha ciddi bir boyuta ulaştı. Neden derseniz bu şirketlerin kendi yöneticileri dahi şirket hisselerini ellerinden çıkarmaya başladılar ve Google Gemini ile rekabette zorlanmaya başladılar bile. Önümüzdeki 6 ay içinde bu sektörde bir "temizlik" süreci veya bir felaket senaryosu gerçekleşebilir. Şirketler kar veya somut getiri tabloları açıklamadığı müddetçe, bu parıltılı ama içi boş teknoloji balonlarından uzak durmak finansal sağlığınız için elzemdir. Düşüş başladığında ortalık toz duman olacak ve sadece temeli sağlam olanlar ayakta kalacaktır. Unutmayın, her parlayan şeyin altın olmadığı gibi her "AI" yazan şirket de para kazanıyor sanmayın.

Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşça kalın.