Küresel ekonomik sistem çöküyor - 2

Mustafa Özver

Mustafa Özver

Yazar
Tüm Yazıları

Ayın biri gelmiş sabah telefonunuz titriyor… Bakıyorsunuz ekranda yeşil bankanın simgesi ve altında bir mesaj: “Faiz geliriniz hesabınıza yatmıştır.

Birçok insan ister istemez gülümsüyor. Hesap coşmuş, rakam artmış, insanlar el ele tutuşmuş, hayat bayram olmuş; dış dünya ise hala yerinde duruyor sanıyoruz. O mesaj aslında “tebrikler” değil, “uyumaya devam et saf kardeşim” bildirimi olabilir mi? Neden mi? Cevabını beraber konuşalım. Bugün küresel ekonomik sistemi başka bir açıdan, daha sakin ama daha derin bir yerden ele alalım. Maksat kimseyi korkutmak değil; uyandırmak.

PARANIN MÜREKKEBİ

Paranın hikayesini de anlatacağım ancak şimdilik şunları bilelim: 1971’de ABD Başkanı Nixon, altın karşılığı dolar verme sistemini yani altın gişelerini kapattığında dünya sessizce yeni bir çağa geçti.

Varlığa dayalı paradan, itibara dayalı paraya…

Bu ne demek? Paranın üretimi artık madenle değil, seçim kazanmaya çalışan politikacıların kararlarına bağlı hale geldi. Elbette geçiçi sathe ekonomik esintiler kalıcı refahlara tercih edilir hale geldi.

İtibara dayalı paranın kaderi zaten tarihi örneklerinden bellidir:

  • Arzı kolayca artar
  • Enflasyona çok meyillidir
  • Değerini zamana karşı mutlaka kaybeder

Faiz, işte bu kaybı kapatmak için devreye sokuldu. Kısa vadede denge sağlandı ama bu denge aşırı kırılgandı. 2000 dot-com, 2008 mortgage, 2019 pandemi… Her kriz ipin ucunun biraz daha kaçtığını gösterdi. Sorun aslında her bir tekil kriz değil; krizlerin artık istisna değil, sistemsel bir adet haline gelmesi.

KONFOR TUZAĞI

Mevduat faizi mevduat sahibine güven hissi verir. Çünkü belirsizlik yoktur. Beynimiz bunu sever.

Ama ekonomide en tehlikeli şeylerden biri konfordur.

Faiz oranı yüzde 50 olabilir. Peki sizin hayatınızdaki gerçek enflasyon kaç?

Market, kira, okul, ulaşım… Eğer hissedilen enflasyon faizden yüksekse, kazanmıyorsunuz.

Sadece daha yavaş fakirleşiyorsunuz. Buna literatürde zaten negatif reel getiri denir.

Bankadan alınan altın ve gümüşe gelince…

Ekrandaki rakam metal değildir; bankanın size olan borcudur. Fiziki varlık mülktür, dijital kayıt vaattir. Gerçek sahiplik, elinizin altında olandır; uygulama ekranında görünen değil.

KAÇAN FIRSATLAR

  1. yüzyılda Richard Cantillon çok basit bir gerçeği anlattı: Paraya ilk ulaşanlar zenginleşir, son ulaşanlar bedel öder.

Faizler düşüp para muslukları açıldığında; bankalar, fonlar, büyük şirketler, büyük oyuncular hemen varlık toplar. Emekli, memur, maaşlı çalışanlar ve mevduat sahipleri ise fiyatlar şiştikten sonra oyuna girer. Aslında büyük oyunculardan düşen kırıntıları belki toplar belki onu bile alamaz. İş işten çoktan geçti. Piyasalar gerçeği değil, her zaman beklentiyi fiyatlar.

Faizler düştüğünde “şimdi girerim” diyenler için genelde geç kalınmıştır. Akıllı para manşeti beklemez. Korkuyu satın alır.

Ne yapılmalı?

  • Panik yok
  • Kademeli geçiş
  • Psikoloji yönetimi

Mevduat sadece bir park yeri olabilir, ev değildir. Uzun süre kalan, binanın yıkılma riskini üstlenir. Bu bir yatırım tavsiyesi değil, bir finansal farkındalık çağrısıdır.

Sözün özü: Gözü açık olalım, suskun kalmayalım, yarını bugünden soralım.

Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşçakalın.