Küresel ekonomik sistem çöküyor - 1
Kıymetli okurlarım, bugün cebimizdeki paranın ötesinde, ekranların ardındaki sessiz kandırmacayı konuşalım. Telefonunuzdaki borsa uygulamasını açın ve gümüşün fiyatına bakın. Baktınız mı? Tamam şimdi o ekranı geriye sakince kapatın çünkü az önce devasa bir illüzyona şahitlik ettiniz. Eğer ekrandaki o rakamın gümüşün gerçek değeri olduğunu düşünüyorsanız, size “satılık kelepir bir köprümüz var” diyebilirim :D Şaka bir yana, şu an küresel piyasalarda tarihin gördüğü en büyük finansal tiyatrolardan biri sergileniyor. Bir yanda sanayinin dev iştahı, diğer yanda ise bilgisayar tuşlarıyla üretilen hayali varlıklar... Şimdi gümüş yani "Şeytanın Metali"nin gizemli dünyasına, hakikatin izinde bir keşfe çıkalım ve küresel ekonomik sistemin çöküşünü kendi gözlerimiz ile görelim.
TAKI MI, DÜNYANIN YENİ PETROLÜ MÜ?
Gümüşü yıllarca "fakirin altını" olarak gördük; eskiden düğünlerde altın takamayanın sığınağıydı. Ancak son yıllarda ve 2000’lerden sonra paradigma tamamen değişti. Gümüş artık sadece bir süs eşyası değil, stratejik bir endüstriyel ham maddedir. Bilimsel bir gerçekle konuşalım: Elektriği dünyada en iyi ileten metal gümüştür. Bugün güneş panellerinden elektrikli araçlara, 5G baz istasyonlarından yapay zeka çiplerine kadar gümüşsüz bir gelecek inşa etmek imkansızdır. Altın takım elbiseli bir ağır abi gibi sakindir; ancak gümüş, piyasanın bipolar bozukluğu olan çılgın çocuğudur. Gümüş, geleceğin teknolojisine mecburi bir ortaklık payıdır. Bu metal bir telefonun içine girer, bir balistik füzenin çipine yerleşir ve orada yok olur. Geri dönüşümü maliyetli, arzı ise kısıtlıdır. Meksika ve Peru’daki madenlerde üretim zirve noktasını çoktan geçti. Talep patlıyor, arz azalıyor; peki fiyat neden hala yerinde sayıyor?
KARŞILIKSIZ SENETLER
İşte zurnanın zırt dediği yer burası: Piyasada iki tür gümüş vardır. Biri elinizde tuttuğunuz fiziksel normal gümüş, diğeri ise türev piyasalarda işlem gören "kağıt gümüş". Veriler asıl problemi gösteriyor; borsada işlem gören her bir ons gerçek gümüşe karşılık, yaklaşık 200 ons kadar hayali kağıt gümüş satıldığı tahmin ediliyor. Dev yatırım bankaları, fiyat ne zaman teknik olarak yukarı kırılsa, milyarlarca dolarlık sanal kontratlarla fiyatı aşağı baskılıyorlar. Amaç belki iyi niyetli şekilde global sanayicilerin ham maddeyi ucuza alması sağlamak ve enflasyon beklentisinin düşük görünmesidir. Ancak gerçek gümüş isteyen olursa ne olacak ya?. Şu an ekranda size gösterilen rakam gümüşün gerçek değeri değil, finansal sistemin sunduğu bir illüzyondur. JP Morgan’ın kasalarından Çin’in devasa stoklarına kadar uzanan bu tabloda, bir gün fiziksel teslimat istendiğinde "short squeeze" (açığa satış sıkışması) yaşanacak ve baskılanan yay büyük bir şiddetle fırlayacaktır. Ne demek bu? Türev senetlerine fiziki gümüş karşılık yok demek, bunu siz ben yapsak dolandırıcılıktan içeri alırlar ama bu sadece bir kriz veya sıkışma olacak.
GERÇEK OLAN KAZANIR
Bir varlığın ucuz olduğunu duygularla değil, matematiksel oranlarla kanıtlarız. Tarihsel olarak Roma İmparatorluğu’ndan bu yana altın-gümüş rasyosu genelde 15’e 1 civarındaydı. Bugün ise bu oran 80-90 seviyelerinde geziniyor. Yani gümüş, altına kıyasla tarihinin en değersiz dönemlerinden birini yaşıyor. Sadece tarihsel ortalamalara dönülmesi bile fiyatın katlanması için yeterli bir nedendir. Gümüş piyasasında tren istasyondan henüz kalkıyor; ancak bu yolculuk kalbi zayıf olanlar için değildir. 2026-2030 projeksiyonuna baktığımızda, sanayinin gümüşe olan açlığı bankaların manipülasyon gücünü eninde sonunda kıracaktır. Bizler için önemli olan, ahlaki ve etik değerler çerçevesinde, alın terimizi, emeklerimizi bu küresel tiyatroya kurban etmemektir. Toplumun ve bireyin menfaatini önceleyen bir bakış açısıyla, varlıklarımızı korumak bir tercih değil, bir sorumluluktur.
Emeğinize sahip çıkın, rızkınıza dikkat edin
Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşça kalın.