İş dünyasında emeklemek
Ekonomimiz 2015’ten beri hırçın bir okyanus gibi adeta, dalgası sakin gibi görünüyor ama ard arda vuran dalgalar iş dünyasını öldürmese de sürüklüyor. Başımıza bir uzaylı istilası gelmedi. Son yıllarda ise bu okyanus biraz daha sertleşti; üstelik herkes aynı anda aynı yerden şikâyet ediyor: “Neden işler yürümüyor?” Belki de sorun, yürümemek değil; birbirimizi gerçekten bulamamaktadır. Saçma bir şaka gibi ama gerçek bir örnek: bazen aynı ülkede iki firma, aynı ürünü biri ihraç ederken diğeri ithal ediyor.
BİR TEK UZAYLILAR KALDI GEMEYEN
Ekonomi; savaşlar, pandemi sonrası kırılmalar, yüksek enflasyon ve para politikalarındaki yanlış politik hamleler ile ciddi bir stres testinden geçiyor. Bu durum sadece makro verilerde değil, günlük hayatın her katmanında hissediliyor. İş arayan genç, eleman arayan firma, kur baskısı yaşayan ihracatçı… herkes aynı tabloda farklı bir pencereden çığlık atıyor.
Ancak burada kritik bir ayrım var: Sorun sadece kaynak eksikliği değil, aynı zamanda “eşleşme sorunu”. Yani iş dünyasında arz ve talep var ama birbirini bulamıyor.
NEREDESİN FİRUZE?
Neredesin Firuze? Ya evde yoksan… İş dünyasının en büyük paradokslarından biri burada ortaya çıkıyor. Bir firma ürününü dış pazara gönderiyor ama içeride alıcı bulamıyor; başka bir firma aynı ürünü dışarıdan ithal ediyor ama içeride üreticiye ulaşamıyor. Bu, klasik bir üretim sorunu değil; ağ (network) sorunu. Burnumuzun dibindeki iş partnerimizi bulamıyoruz.
Girişimcilik tarafında ise tablo daha da karmaşık ve potansiyel yanlış yere akıyor:
- Bir kesim hızlı kazanç peşinde,
- Bir kesim riskten kaçıyor,
- Bir kesim ise tamamen sistem dışına itilmiş hissediyor.
Bu noktada çözümün bir kısmı dijitalleşmede yatıyor. LinkedIn gibi platformlar aslında modern ekonominin “pazar yeri”dir. İş dünyasına katılım artık sadece sermaye ile değil, görünürlük ile de ölçülüyor. Hatta yapılan bazı gözlemler, tek bir iş ilanına başvurunun işe dönüş ihtimalini oldukça düşük (yaklaşık binde 4 seviyelerde) gösteriyor. Bu çok kötü gibi görünüyor olabilir ama burada yine bir ihtimal var. Bu ihtimale katlanmak mı yoksa bu ihtimali ihtimali katlamak gerekiyor? Hadi katlamayı deneyelim
Nasıl mı?
- Bu tek bir iş başvurusu için yapılmış istatistik hesabıdır.
- Eğer iki başvuru yaparsanız kabaca oran 2 katına çıkar.
- yani 200 başvuru yaparsanız işe girme ihtimaliniz çok yüksek bir seviyeye çıkar.
Evet çok zor ve zaman alıcı bir deneme olacak gibi ama değil. İyi haber bunu sizşin yerinize yapan yapay zeka destekli bot sistemler var. Bugün artık yapay zekâ destekli sistemler, bir kişinin yerine yüzlerce başvuruyu organize edebiliyor. Bu, ekonomide “emekleme döneminden koşma dönemine geçiş” gibi okunabilir.
Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı diye soruyorsunuz ya, belki de işi sizin yerinize bulacak da olabilir. Krizi fırsata çevirin.
EEE FİRMALAR NE YAPACAKLAR?
Bu tablo yalnızca bireylerin değil, firmaların da yeniden düşünmesini gerektiriyor. Çünkü rekabet artık sadece üretimde değil, erişimde kazanılıyor.
Firmalar için net ve uygulanabilir birkaç çıkış yolu:
- Dijital görünürlük zorunluluğu: Şirketler aktif LinkedIn ve kurumsal dijital profil yönetimi yapmalı.
- İç veri paylaşımı: Şirket içi ürün ve hizmet katalogları daha şeffaf hale getirilmeli.
- İş birliği ağları: Rakip değil, tamamlayıcı firmalarla ortak pazar stratejileri kurulmalı.
- İnsan odaklı ticaret: Soğuk satış yerine güven temelli ilişki yönetimi güçlendirilmeli.
- Hızlı eşleşme sistemleri: Yapay zekâ destekli B2B eşleştirme mekanizmaları kullanılmalı (Örneğin Business Network Platformu)
Burada bazı linkedin bağlantılarını sizin için derliyorum (ilgili kişilerin izinleri alındı):
- Business Network Platformu: https://www.linkedin.com/company/businessnetworkailesi/
- Haktan MAZMANOĞLU (Business Network Platformu Kurucusu ve İş İnsanı): https://www.linkedin.com/in/haktanmazmanoglu/
- Ben deniz Mustafa ÖZVER (Ekonomist ve İş İnsanı): https://www.linkedin.com/in/mustafaozver/
- Yeni Ankara Gazetesi: https://www.linkedin.com/company/yeniankaracomtr/
NİHAYET
Aslında hepimiz ticari bir faaliyet halindeyiz ve ticaret sadece üretmekten ibaret değil; bağlantı, görünürlük ve güven de içerir. Bu üçü kurulmadan hiçbir sistem tam çalışmaz.
Bu yüzden mesele sadece büyümek değil; doğru yerde, doğru insanla ve doğru zamanda buluşabilmektir. Çünkü bazen sorun yokluk değil, birbirini görememektir.
Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşça kalın