Taşınabilir tehlike!

İnanç Uysal

İnanç Uysal

Yazar
Tüm Yazıları

Artık elimizdeki telefonlar sadece banka, takvim, kamera değil. Onlar, aynı zamanda 7 gün 24 saat açık birer kumarhaneye dönüşmüş durumda. Etrafınıza baktığınızda bunu hemen her şekilde gözlemlemek mümkün, bazıları yasal bazıları yasa dışı ama kesinlikle en azından çocuklarımızı tamamından uzak tutmamız gereken şeyler değil mi?

Peki o telefonlara ya da diğer dijital araçlara kadar sirayet edebilen bu uygulamaları nasıl çocuklarımızdan uzak tutabiliriz ki hadi yasal olmayanları ile bir şekilde mücadele ediliyor da ya yasal olanlar için bir önerimiz var mı acaba?

Milli Piyango uygulaması, bunun en somut örneği. Kimseyi iddia bayisine, loto gişesine gitmeye zorlamıyor; çünkü artık bütün bu uygulamalar ve daha fazlası cebimizde, tabletimizde, çocuklarımızın elinden de bu araçlar düşmüyor elbette

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporları, dijital şans oyunlarının bağımlılık riskini katladığını söylüyor. WHO’nun 2023 Global Gambling Report’una göre

Her dört çevrimiçi kumar oyuncusundan biri riskli davranışlar gösteriyor

Mobil uygulamalardan oynayanların bağımlılığa evrilme oranı, fiziksel oyun yerlerine göre %35 daha yüksek.

Bunun nedeni basit: Kumarhane cebindeyse, oynamak için dışarı çıkmak, hazırlık yapmak, hatta utanmak zorunda değilsin. Dahası bunu yaparken okulda bir öğrenci bile olman mümkün. Otobüste giderken, trafikte kırmızı ışıkta, ofiste mola verirken bile şansını denersin. Modern psikoloji, bu anlık erişimin “dopamin tuzağı” olduğunu söylüyor. Ne kadar kolay erişirsen, o kadar sık denersin. Ne kadar sık denersen, kaybetme ihtimalin o kadar büyür.

BU İŞİN KAZANANI KİM?

Tabii ki, oyunu düzenleyenler. WHO raporu net: Kumarhane şirketleri, oyuncuların yüzde 5’inden tüm gelirlerinin yüzde 80’ini elde eder. Mobil uygulamalarda ise bu oran daha da yükseliyor. Çünkü sürekli hatırlatmalar, bildirimler, hediye bonusları ile kişiyi oyunda tutma taktikleri devreye giriyor.

Bir de ülkemizdeki gerçekler var. Ekonomik kriz, işsizlik, borçluluk… Umutsuzluk arttıkça insanlar çareyi biletlere, çekilişlere, kazı kazanlarda arıyor. Oysa herkes biliyor ki kumar, en çok kaybedenin oyunu.

Milli Piyango uygulaması, şans oyunlarını dijitalleştirerek “modernleştirdiğini” iddia ediyor ama asıl yaptığı, umudu kod satırlarına sıkıştırmak. Her indirme, sisteme yeni bir oyuncu katıyor; her bilet, sistemin çarkını biraz daha döndürüyor.

Uluslararası raporların önerisi net: Çevrimiçi şans oyunlarına erişim ya kısıtlanmalı ya da ağır düzenlemelere tabi tutulmalı. Çünkü bu sadece bireysel bir tercih değil; toplumsal maliyeti yüksek bir halk sağlığı sorunu.

Türkiye’de ise hemen her konuda çok önemli hassasiyetlerle itiraz eden ve ülkeyi siyaset üzerinden cepheleştirme konusunda son derece mahir olan siyasiler ve yönetimler bu konulara bir türlü girmiyorlar.

Cepheleşme buraya bile sirayet ediyor, durumun kendisine değil farklı uygulayıcılarına farklı kesimlerce itiraz ediliyor. Unutmamak gerekir ki Cebimizde taşıdığımız her uygulama, sadece program değil, bir fikir, bir yaşam biçimi, bir değerler sistemidir. Ve eğer o uygulama bir kumarhane ise, o da bir yaşam biçimi değişikliğine neden olacaktır zamanla.

Bu gün aslında zamanı değil gibi bu yazının, ama bir bakın bakalım, içince bulunduğumuz durumla herhangi bir ilişkisini bulabilecek misiniz