MHP’nin hukuk hamlesi perde arkasında ne anlama geliyor?

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Ankara’da son haftalarda kulislerin ortak sorusu net:
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) gerçekten hukuka mı yöneliyor, yoksa iktidar bloku içinde yeni bir siyasi denge mi inşa ediliyor?

MHP’nin anayasa, hukuk devleti ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına yaptığı vurgular, Meclis koridorlarından yargı çevrelerine kadar yakından izleniyor. Çünkü mesele yalnızca bir söylem değişikliği değil; Türkiye’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir rota çizeceğine dair güçlü sinyaller barındırıyor.

Bahçeli’nin Sözü, Devletin Eşiği

Ankara kulislerine göre sürecin kırılma anı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Şubat 2026’daki şu cümlesi oldu:
“Anadolu huzura, terörist başı Öcalan umuda, Demirtaş yuvasına dönmeden bu iş tamamlanmaz.”

Bu çıkış, Cumhur İttifakı içinde de yeni bir denge arayışının işareti olarak okunuyor. Kulislerde, “Bahçeli artık süreci güvenlikten çok hukuki zemine kilitliyor” değerlendirmesi yapılıyor.

Hukuki Mimari: Feti Yıldız

Ancak Ankara’da herkesin altını çizdiği bir gerçek var: Bu sürecin hukuki çerçevesini kuran isim, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız. Yıldız’ın AİHM ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına açık atıfları, infaz hukuku ve “umut hakkı” vurgusu, sıradan açıklamalar olarak görülmüyor.

Meclis kulislerinde konuşulan tablo şu:
MHP, PKK terör örgütünün silah bırakma ve fesih sürecinin ardından, meseleyi “terörsüz Türkiye” hedefiyle hukuk zeminine taşımak istiyor.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda “umut hakkı konusunda uzlaşı sağlandığı” bilgisinin sızması, bu yaklaşımın somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Kritik Soru: Hukuk Herkes İçin mi?

Ancak kulislerde asıl tartışma burada başlıyor. Aynı AİHM kararları Selahattin Demirtaş için hatırlanırken, Osman Kavala veya Can Atalay dosyalarında neden aynı hassasiyet gösterilmiyor?

Muhalefet cephesinde bu durum açıkça “seçici hukuk” olarak tanımlanıyor. Bir CHP kurmayı, kulis sohbetlerinde durumu şu sözlerle özetliyor:
“Barış hukuksuz olmaz; hukuk da dosyaya göre uygulanmaz.”

İktidarın Hesabı Ne?

Ankara’da konuşulan senaryo net:
PKK terör örgütünün sahadan çekilmesi sonrası, Kürt meselesi kontrollü bir hukuki ve siyasi zemine taşınmak isteniyor. Bu adımların, yeni anayasa tartışmalarını ve yerel yönetim düzenlemelerini de tetiklemesi bekleniyor.

Ancak güven hâlâ düşük. Kulislerde sıkça tekrarlanan cümle şu:
“Eğer hukuk gerçekten işletilirse tarih yazılır; aksi hâlde bu sadece bir taktik olur.”

Son Not

MHP’nin hukuka yaptığı vurgu, Türkiye için gerçek bir dönüm noktası olabilir. Ancak Ankara’da kimse sözlere bakmıyor; herkes ilk somut kararı bekliyor.

Çünkü bu şehirde herkes şunu bilir:
Siyasetin samimiyeti kürsüde değil, Resmî Gazete’de ölçülür.

MHP