Makam koltuğunu kaldıran başkan… Ankara’da "diyalog siyaseti"nin sessiz dönüşü
Hafta sonu, Yeni Ankara’nın imtiyaz sahibi Ali Çetin ile birlikte Milliyetçi Hareket Partisi Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan’ı ziyaret ettik.
İl Başkanlığı hareketliydi…
Kapıda bekleyen vatandaşlar…
Telefon trafiği…
İçeride çay taşıyan gençler…
Sorununu anlatmak için sıra bekleyen insanlar…
Tam anlamıyla yaşayan bir teşkilat görüntüsü…
İçeri girince göz ister istemez makam masasının arkasını arıyor.
Ama alışılmış görüntü yok.
Makam koltuğu kaldırılmış.
Bir an dikkat kesildik.
Sonra Başkan Doğan gülümseyerek söyledi:
“Ben kaldırdım onu… Anadolu geleneğini yaşatmaya çalışıyoruz.”
Gerçekten de içeride farklı bir düzen kurulmuş.
Başkan ayrı bir yerde oturmuyor.
Vatandaş karşısında hizaya geçmiyor.
Yan yana oturuluyor.
Aynı göz hizasında konuşuluyor.
Belki küçük bir ayrıntı gibi görülebilir.
Ama siyasette bazen semboller çok şey anlatır.
Özellikle bugünlerde…
Makamların büyüdüğü…
Koridorların uzadığı…
Vatandaşın çoğu zaman kapıya kadar yaklaşabildiği bir dönemde…
Bir il başkanının makam koltuğunu kaldırması dikkat çekici bir tercih.
Sohbet sırasında söz dönüp dolaşıp Devlet Bahçeli’ye geldi.
Başkan Doğan’ın kurduğu kısa bir cümle dikkat çekiyordu:
“Devlet Bey bizim her şeyimiz.”
Teşkilat aidiyetini anlatan sade ama net bir ifade…
Ankara teşkilatında son dönemde sahada hissedilen hareketlilik de zaten dikkat çekiyor.
“Halk Günü” buluşmaları yapılıyor.
Pursaklar’dan…
Keçiören’den…
Gölbaşı’ndan…
Ankara’nın farklı ilçelerinden vatandaşlar geliyor.
Kimsenin siyasi görüşüne bakılmadan sorunların dinlendiği özellikle vurgulanıyor.
Telefon açılıyor…
Kurumlarla görüşülüyor…
Notlar alınıyor…
Takip yapılıyor…
Yani sadece protokol siyaseti değil, doğrudan temas kurulmaya çalışılıyor.
Düğünler…
Esnaf ziyaretleri…
Kanaat önderleriyle toplantılar…
Teşkilat sahadan kopmamaya özen gösteriyor.
İçeride hissedilen hava biraz eski dönem siyasetini hatırlatıyor.
Kapının açık olduğu…
Çayın birlikte içildiği…
Vatandaşın kendini yabancı hissetmediği yılları…
Bugün siyaset çoğu zaman ekranlardan yapılıyor.
Hazır cümlelerle…
Kurgulanmış görüntülerle…
Sosyal medya mesajlarıyla…
Ama burada daha farklı bir anlayış hissediliyor.
Biraz Anadolu siyaseti…
Biraz yüz yüze temas…
Biraz da “gönül gönüle olmak” anlayışı…
Şimdi diyeceksiniz ki…
Bir koltuk kaldırıldı diye siyaset değişir mi?
Elbette tek başına değişmez.
Ama bazen siyaset küçük detaylarla yön verir.
Bir sandalyenin yan yana çekilmesiyle…
Bir vatandaşın kendini rahat hissetmesiyle…
Bir kapının sürekli açık tutulmasıyla…
İnsanların özlediği şey belki de tam olarak budur:
Ulaşılabilir siyaset…
Dokunulabilir siyaset…
Yüz yüze siyaset…
Yani…
Diyalog siyaseti.