Kısa bir sohbetten, yarım asırlık bir hikâye çıktı

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Mekân... Kırıkkale.

İslami Değerler Külliyesi.

Prof. Dr. Hasan Doğan konferans salonu...

Vesile... Hac Okulu Sertifika Merasimi.

Kalabalığın içinde bir yanda gençler... Bir yanda yılların tecrübesini taşıyan isimler.

Ve sohbetin merkezinde... İslam Toplumu Millî Görüş Teşkilatları'nın (IGMG) Genel Başkanı Kemal Ergün vardı.

Anlattı...

Dinledik.

Not aldık.

Ve ister istemez, hafızamız bizi yarım asır öncesine götürdü.

Londra Üzerinden Başlayan Yol

Yıl 1972.

Bugünkü gibi imkanlar yok.

Ne internet var...

Ne hızlı ulaşım.

Ne de bugünkü organizasyon gücü.

Sadece...

İnanç var.

Heyecan var.

Ve dava şuuru.

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın ortaya koyduğu teşkilatlanma anlayışıyla, sadece 9 kişilik mütevazı bir hac kafilesi yola çıkıyor.

Vize işlemleri için Londra'ya gidiliyor.

Oradan Cidde'ye...

Uzun, zahmetli, meşakkatli bir yolculuk.

Kim bilebilirdi?

O küçük kafilenin, yıllar sonra dünyanın dört bir yanında örnek gösterilen devasa bir organizasyona dönüşeceğini...

Bugün yaklaşık 44 ülke ve bölgede faaliyet gösteren IGMG, camileriyle, eğitim merkezleriyle, okullarıyla, hafızlık kurslarıyla sınırları aşan bir hizmet ağına sahip.

Ve bu yapının temelinde...

Erbakan Hoca'nın teşkilat ruhu var.

İşin Sırrı Teşkilat

Merhum Necmettin Erbakan'ın üzerinde en fazla durduğu kavramlardan biri teşkilatlanmaydı.

"İnanç kadar organizasyon da önemlidir" derdi.

Sadece konuşmakla olmaz.

Sistem kurmak gerekir.

İnsan yetiştirmek gerekir.

Kurumsallaşmak gerekir.

Aradan geçen yıllar, Erbakan Hoca'nın bu anlayışının ne kadar isabetli olduğunu gösterdi.

Çünkü bugün ortada tesadüflerle oluşmuş bir yapı yok.

Bir sistem var.

Bir disiplin var.

Bir eğitim anlayışı var.

Hac Okulu

Kemal Ergün anlatıyor:

— Biz artık Avrupa'da dördüncü, beşinci nesille karşı karşıyayız.

— Bu emaneti yeni kuşaklara aktarmak zorundayız.

İşte bunun için...

"Hac Okulu."

Türkiye...

Almanya...

Hollanda...

Belçika...

Birçok ülkeden yüzlerce aday.

Yaklaşık bir yıl süren eğitim.

Sonra sertifika.

Ama iş burada bitmiyor.

Sertifika alan hemen kafile başkanı olmuyor.

Önce yardımcı görevli olarak sahaya çıkıyor.

İki üç yıl tecrübe kazanıyor.

Sonra testler...

Mülakatlar...

Saha değerlendirmeleri...

Ve sonunda...

Allah'ın misafirlerine rehberlik etme vazifesi.

Demek ki...

Her işin bir mektebi var.

Haccın da...

Hizmetin de...

Asıl Güç Maaşta Değil

Sohbet sırasında en dikkat çekici cümlelerden biri şu oldu:

"26 bin idarecimizin yüzde 98'i gönüllü."

Dikkat edin...

Yüzde 98.

Aralarında doktorlar var.

Avukatlar var.

İş insanları var.

Şirket yöneticileri var.

Kendi işlerinden, ailelerinden, tatillerinden fedakârlık ederek hizmet ediyorlar.

Hac organizasyonlarında görev alanların yüzde 90'ı da gönüllü.

Kemal Ergün bir örnek verdi.

Bu yıl Medine-i Münevvere'de hacılara çay dağıtan görevlilerden biri...

Yüzlerce şubesi bulunan büyük bir market zincirinin sahibi.

Ama orada...

Bir iş adamı değil.

Bir gönüllü.

Bir hizmet eri.

Ve şöyle diyor:

"Hayatımın en huzurlu ve en verimli anları bunlar."

Bereketin Adı Gönüllülük

Kemal Ergün'ün şu sözünü not ettim:

"Nerede gönüllülük varsa orada bereket vardır. Başarıyı getiren şey hesap yapmak değil, Allah rızası için adanmaktır."

Belki de işin özü burada.

Çünkü bazı kurumları ayakta tutan para değildir.

Makam değildir.

Talimat değildir.

İnanmış insanlardır.

Fedakârlıktır.

Adanmışlıktır.

Ve gönülden yapılan hizmettir.

Kırıkkale'deki törende sertifikalarını alan gençleri izlerken aklımdan şu geçti:

1972'de Londra üzerinden yola çıkan 9 kişinin açtığı yol...

Bugün hâlâ devam ediyor.

Bir nesil gidiyor...

Yeni nesiller geliyor.

Ama değişmeyen bir şey var:

İhlasla yapılan hizmetin bereketi...

Ve merhum Necmettin Erbakan'ın "önce insan yetiştirmek" anlayışı.

Demek ki...

Bazı yolculuklar kilometrelerle ölçülmüyor.

Bazı yolculuklar...

Nesiller boyunca sürüyor.

Kırıkkale