Karadeniz’in yüksek hızlı tren devrimi kapıda
Karadeniz yıllardır aynı soruyu soruyor:
Bu hat ne zaman yapılacak?
Samsun’dan Sarp’a uzanacak demiryolu artık bir hayal değil. Ancak bu kez mesele klasik bir hat değil; bölgenin kaderini değiştirecek yüksek hızlı tren projesi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıkladığı süreler zaten bunu açıkça ortaya koyuyor.
Trabzon–Samsun 2 saat.
Ankara–Trabzon 4,5 saat.
Bu süreler, konvansiyonel demiryoluyla mümkün değil. Bu, doğrudan yüksek hızlı tren standardıdır.
Karadeniz sahil hattını düşünün... Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin… Yaklaşık 513 kilometrelik bir koridor. Bugün virajlı yollar, ağır tonajlı taşımacılık ve zaman kaybıyla anılan bu hat, yarın yüksek hızlı trenle yeniden tanımlanacak.
Bu ne demek?
Sadece yolcu taşımacılığı değil; hız, entegrasyon ve ekonomik sıçrama demek. Limanların iç bölgelere bağlanması, lojistik maliyetlerin düşmesi, turizmin dört mevsime yayılması demek.
İş dünyasının uyarısı bu yüzden net.
“Bu hat gecikirse Karadeniz rekabet kaybeder.”
Sahadaki tablo da bunu doğruluyor. Üretim var, ihracat potansiyeli var, ancak hız yok. Yüksek hızlı tren, bu eksik halkayı tamamlayacak en kritik yatırım olarak görülüyor.
Bugün gelinen noktada teknik hazırlıklar büyük ölçüde tamam. Ankara–Samsun hattı Çorum’a kadar ilerliyor. Havza–Samsun ihalesi gündemde. Samsun–Sarp hattı için ise kulislerde aynı cümle dolaşıyor.
“Onay an meselesi.”
Yani artık mesele mühendislik değil, karar.
Karadeniz’de ise sabır tükenmiş durumda.
Vatandaşın sesi net. “Yeter, başlansın.”
Çünkü bu proje; sıradan bir ulaşım yatırımı değil, yüksek hızlı trenle gelen bir kalkınma hamlesi.
Soru hâlâ aynı:
Daha ne bekleniyor?
Karadeniz bu kez kararlı.
Rayları değil, geleceğini bekliyor.