İran, sistemleri çökertmeyi başarabilir mi?

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Ortadoğu’daki savaş görüntülerine bakıldığında çoğu kişinin gözü füzelerde, yıkılan binalarda ve yükselen petrol fiyatlarında. Ancak savaşın gerçek cephesi artık yalnızca fiziksel hedefler değil. Giderek daha fazla dijital altyapı konuşuluyor.

İran’ın askeri hedef listesine aldığı teknoloji şirketleri de bu yeni savaşın işaretini veriyor: Microsoft, Google, Oracle, Nvidia, IBM ve Palantir Technologies.

Bu şirketler yalnızca teknoloji firmaları değil. Bankacılık sistemlerinden havalimanlarına, hastanelerden enerji şirketlerine kadar Ortadoğu’nun dijital altyapısının önemli bölümü bu şirketlerin bulut sistemleri ve veri merkezleri üzerinde çalışıyor.

Bu nedenle hedef alınan şey bir bina değil.
Bir sistem.

Dijital elektrik kesilirse

Durumu basit bir örnekle anlatmak mümkün.

Evinizin elektriği kesildiğinde duvarlar ayakta kalır ama hayat durur. Buzdolabı çalışmaz, ışık yanmaz, internet kesilir.

Bugün Ortadoğu’nun finans, sağlık, ulaşım ve enerji sistemlerinin büyük kısmı bu teknoloji altyapısına bağlı. Bir veri merkezine yönelik saldırı, fiziksel yıkımdan çok daha geniş bir etki yaratabilir.

Örneğin bankacılık sistemleri ciddi biçimde aksarsa ATM’ler çalışmayabilir, para transferleri durabilir, borsalar işlem yapamaz hâle gelebilir. Dubai gibi finans merkezlerinde bunun etkisi yalnızca yerel değil, küresel olabilir.

Enerji ve lojistik zinciri

Enerji sektöründe de benzer bir bağımlılık var. Körfez’in enerji devleri Saudi Aramco, ADNOC ve QatarEnergy, üretim süreçlerinde yoğun biçimde dijital kontrol sistemleri kullanıyor.

Bu sistemlerde yaşanacak bir çöküş, petrolün taşınmasını değil, üretilmesini bile zorlaştırabilir.

Aynı durum havalimanları ve limanlar için de geçerli. Uçuş planları, konteyner takibi ve lojistik operasyonlar tamamen dijital sistemlerle yürütülüyor.

İstihbarat boyutu

Listede en dikkat çeken şirketlerden biri de Palantir Technologies.

Palantir, ABD’nin veri analizi ve istihbarat altyapısında önemli rol oynayan bir teknoloji sağlayıcısı. Bu nedenle hedef alınması yalnızca teknoloji şirketlerine yönelik bir tehdit değil, aynı zamanda askeri ve istihbarat sistemlerine yönelik bir mesaj olarak görülüyor.

Asıl soru

Ancak bütün bu tablo içinde asıl sorulması gereken soru şu:

İran gerçekten bu sistemi çökertebilir mi?

Bu şirketlerin altyapıları son derece dağıtık ve çok katmanlı güvenlik sistemleriyle korunuyor. Veri merkezleri tek bir noktada değil, dünyanın farklı bölgelerinde çalışıyor. Bu nedenle tamamen çökertmek teknik olarak son derece zor.

Ancak modern savaşta hedef her zaman sistemi tamamen yok etmek değildir. Bazen kısa süreli bir aksama bile büyük ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabilir.

Ortadoğu’da gerilimin yükseldiği bu dönemde tartışılan mesele de tam olarak bu.

Çünkü artık savaş yalnızca cephede değil, veri merkezlerinde ve dijital ağlarda da veriliyor.

İran