Hafızayı korumak… Hakikati yazmak…

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Ankara’da bazen sessiz işler yapılır…
Gürültüsü azdır… Ama etkisi büyüktür…

Geçtiğimiz haftasonu Ankara Üniversitesi'nde öyle bir programa denk geldik.

Başlık dikkat çekiciydi:
“15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi: Hafızayı Koru, Hakikati Yaz…”

Program Ankara’daydı…
Ama verilen mesaj bütün Türkiye’yeydi.

Sadece bir eğitim çalışması mı?
Hayır…

Aslında bu atölye…
Türkiye’de medyanın nereye evrilmeye çalıştığını gösteren önemli bir fotoğraf oldu.

Uzun yıllar boyunca Basın İlan Kurumu (BİK) denildiğinde akla daha çok resmi ilanlar gelirdi.
Mevzuat…
Yönetmelik…
Teknik prosedürler…

Gazeteciler için önemliydi elbette…
Ama çoğu zaman “evrak düzeni” ile anılan bir yapıydı.

Şimdi ise başka bir tablo oluşuyor.

Merkezi İstanbul’da bulunan kurumda, özellikle Genel Müdür Abdulkadir Çay döneminde iletişim dili değişmeye başladı.

Sadece denetleyen değil…
Dinleyen bir yapı…

Sadece prosedür anlatan değil…
Sahaya temas eden bir anlayış…

Ve en önemlisi…
Anadolu’yu yeniden fark eden bir yaklaşım…

Çünkü Türkiye’de medya denince çoğu zaman yalnızca büyük şehirler konuşuluyor.
İstanbul merkezli medya düzeni öne çıkıyor.

Oysa işin başka bir tarafı var.

Bu ülkenin hafızasını çoğu zaman Anadolu basını taşır.

Yangında ilk onlar sahadadır…
Depremde ilk onlar yayındadır…
Şehrin acısını da sevincini de önce onlar görür.

Yerel medya bazen bir şehrin vicdanıdır.

İşte son dönemde BİK'in verdiği mesaj tam da burada önem kazanıyor.

Anadolu medyasını sadece “ilan alan gazete” olarak görmeyen bir anlayış oluşuyor.

Eğitimler düzenleniyor…
Dijital dönüşüm konuşuluyor…
Yapay zekâ anlatılıyor…
Doğrulama mekanizmaları ele alınıyor…
Kriz haberciliği üzerine çalışmalar yapılıyor.

Yani mesele artık sadece resmi ilan değil…

Mesele…
Yeni çağın medyasına hazırlanmak…

Çünkü dünya değişiyor.

Artık medya yalnızca haber üretmiyor.
Algıyı yönetiyor…
Toplumsal hafızayı etkiliyor…
Kriz anlarında toplum psikolojisini belirliyor.

Böyle bir dönemde yerel medyanın ayakta kalması sadece sektör meselesi değildir.

Bu aynı zamanda demokrasi meselesidir…
Kamusal hafıza meselesidir…
İletişim güvenliği meselesidir…

Ankara’daki atölyede verilen asıl mesaj da buydu zaten.

“Hafızayı koru…”

Çünkü hafızasını kaybeden toplumlar yönünü kaybeder.

“Hakikati yaz…”

Çünkü hakikatin zayıfladığı yerde manipülasyon büyür.

Bugün Basın İlan Kurumu bünyesinde yürütülen çalışmaların gerçek etkisi belki yıllar sonra daha net anlaşılacak.

Ama görünen şu:

İstanbul’daki merkez yapının dili değişiyor…
Sahaya daha fazla temas eden…
Gazeteciyi dinleyen…
Anadolu’nun sesini önemseyen daha farklı bir anlayış oluşuyor.

Bu önemli.

Çünkü güçlü Türkiye sadece güçlü merkez medyasıyla kurulmaz.

Güçlü bir Anadolu medyası olmadan…
Toplumun sesi eksik kalır.

BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay yönetimimdeki tüm ekibi kutlarım.

Basın İlan Kurumu Ankara