GB’ler nereye gidiyor? Vatandaş soruyor... Operatörler susuyor...

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Bir okur aradı.
Dedi ki:

— Her ay 30 GB internet alıyorum. 12’sini kullanıyorum. 18’i çöpe gidiyor. Yeni aya geçmiyor. Bu nasıl iş?

Haklı soru.

Çünkü mesele sadece birkaç gigabayt değil…
Mesele, vatandaşın cebinden çıkan para ile aldığı hizmet arasındaki denge.

Bugün Türkiye’de milyonlarca insan, Turkcell, Türk Telekom, Vodafone Türkiye ve diğer operatörlerden aylık paket satın alıyor.

10 GB…
20 GB…
30 GB…
60 GB…

Ay sonu geliyor.
Kalan internet sıfırlanıyor.

Yeni aya?
Yok.

Devretmiyor.

Vatandaşın Gözüyle

Vatandaş diyor ki:

— Parasını verdim. Neden yanıyor?

Çarşı pazarda ekmek alsanız…
Yarısını yemediğiniz için fırıncı gelip kalanını geri alır mı?

Elektrik faturasında kullanmadığınız kilovatı sizden geri isterler mi?

Su aboneliğinde musluğu açmadınız diye kota silinir mi?

Ama internette oluyor.

Çünkü sistem şöyle kurulmuş:
“Kullan ya da kaybet.”

Hukuken Durum

Şimdi hakkı teslim edelim.

Operatörler bunu gizlemiyor.
Sözleşmede yazıyor.
Tarifede yazıyor.
Kampanya detayında yazıyor.

Yani teknik olarak aldatma demek zor.

Ama hukuk başka…
Adalet duygusu başka.

Vatandaş çoğu zaman sözleşmenin 18’inci sayfasındaki dipnotu okumuyor.
Reklamı görüyor.
“30 GB fırsat paketi.”

Sonra bakıyor…
Fırsat kimin fırsatı?

İşin Ticari Tarafı

Şirket açısından tablo net.

Milyonlarca kişiye yüksek paket satılıyor.
Bir kısmı tam kullanıyor.
Büyük kısmı kullanmıyor.

Kullanılmayan internet, şirketin kasasında kalıyor.

Ağır bir maliyeti de yok.
Çünkü tüketilmeyen veri için ekstra trafik yükü oluşmuyor.

Yani satılmış ama harcanmamış kapasite…
Karlılığı artırıyor.

Şirket mantığıyla bakarsanız başarılı model.
Vatandaş gözüyle bakarsanız eksik hizmet hissi.

Devlet Nerede?

Devlet vergi alıyor.
KDV alıyor.
ÖTV benzeri yükler var.
Kurumlar vergisi var.

Yani vatandaş ödüyor…
Şirket kazanıyor…
Hazine payını alıyor.

Ama tüketici memnun mu?

Asıl soru bu.

Ne Yapılabilir?

Çok basit öneriler var:

Bir: Kalan internetin en az yarısı sonraki aya devretsin.

İki: Kullanmadığın kadar iade puanı verilsin.

Üç: Paketler gerçek kullanım ortalamasına göre yeniden tasarlansın.

Dört: BTK, “şeffaf tarife endeksi” yayınlasın. Kim ne sunuyor vatandaş görsün.

Mesele ne?

Bu mesele mahkeme dosyası değil…
Ama vicdan dosyasıdır.

Kanunen doğru olabilir.
Ama her doğru, adil değildir.

Vatandaş diyor ki:

— Ben havaya para ödemek istemiyorum.

Haksız mı?

Değil.

Çünkü bu ülkede artık insanlar sadece konuşma hakkı değil…
Kullandığı kadar ödeme hakkı da istiyor.

İnternet