Evliliğe ehliyet tartışması
Mehmet Can anlattı.
İlk cümlede insanın aklına ister istemez aynı soru geliyor:
“Evliliğe de ehliyet mi geliyor?”
Hayır.
En azından anlatılan proje bu değil.
Vatan Savunucuları Teşkilatı Genel Başkanı Mehmet Can’ın “Evlilik Ehliyeti” önerisinin merkezinde, gençlerin evlenmesini zorlaştırmak değil, evlilik sorumluluğuna hazırlamak var.
Can’la konuşurken dikkatimi çeken de bu oldu.
Çünkü bugün evlilik denilince çoğu zaman düğün konuşuluyor.
Salon…
Takı…
Ev…
Eşya…
Ama evlilik asıl bunlardan sonra başlıyor.
İki farklı insan aynı hayatın içerisine giriyor.
Farklı alışkanlıklar, farklı beklentiler, ekonomik sıkıntılar, aile ilişkileri ve zaman zaman anlaşmazlıklar aynı evin kapısından içeri giriyor.
İşte Mehmet Can, “Evlilik Ehliyeti” ile tam burada bir hazırlık öneriyor.
Belge var, yasak yok
Projenin en önemli ayrıntısı bu.
Kimseye,
“Sen evlenemezsin.”
denilmeyecek.
Önerilen model; evlilik öncesinde çiftlere ücretsiz, bilimsel ve tarafsız bir Evlilik ve Aile Bilinci Programı verilmesi.
İletişim…
Öfke kontrolü…
Ekonomik planlama…
Hukuki hak ve sorumluluklar…
Çocuk ve ebeveynlik…
Sağlık ve aile planlaması…
Şiddetin hiçbir biçiminin kabul edilemeyeceği…
Bunlar anlatılacak.
Program tamamlandığında da bir eğitim belgesi verilecek.
Yani “ehliyet”, bir izin belgesi değil.
Bilinç belgesi.

Gençlere “evlenmeyin” değil, “hazırlıklı olun” deniliyor
Bence projenin en güçlü tarafı burada.
Gençleri erken evliliğe zorlamak elbette doğru değil.
Fakat evlenme kararı alan gençlere de sadece nikâh tarihi vermek yeterli değil.
Onlara hayatın gerçeklerini anlatmak gerekiyor.
Çünkü sevgi önemli.
Ama tek başına yetmiyor.
Evlilikte sevginin yanına sabır, saygı, iletişim ve sorumluluk da koymak gerekiyor.
Mehmet Can’ın anlattığı modelin özü aslında şu:
“Evleniyorsanız, bu hayatın sorumluluklarına hazırlıklı olun.”
Ankara’da tartışılır mı?
Elbette tartışılır.
Hatta tartışılmalı.
Devletin rolü ne olacak?
Eğitimi kim verecek?
Belge zorunlu mu olacak?
İçerik nasıl belirlenecek?
Bunların hepsi önemli sorular.
Ama bir sosyal politika önerisini, yalnızca isminden dolayı kenara koymak da doğru değil.
Çünkü ortada hepimizi ilgilendiren bir gerçek var:
Ailede yaşanan sorunların bedelini çoğu zaman yalnızca eşler ödemiyor.
Çocuklar da ödüyor.
Toplum da ödüyor.
Asıl soru
Mehmet Can’ın projesini dinlerken benim aklımda kalan asıl soru şu oldu:
Biz gençleri evliliğe ne kadar hazırlıyoruz?
Nikâh öncesinde salonu konuşuyoruz.
Mobilyayı konuşuyoruz.
Takıyı konuşuyoruz.
Ama aynı hayatı paylaşmanın sorumluluğunu ne kadar konuşuyoruz?
Belki de “Evlilik Ehliyeti” tartışmasının asıl değeri burada.
Evlenmeye izin veren bir belge değil…
Evliliğin ne anlama geldiğini anlatan bir hazırlık.
Mehmet Can’ın önerisi hayata geçer mi, nasıl şekillenir, zorunlu mu olur gönüllü mü kalır; bunlar ayrı tartışma.
Ama fikir, tartışılmayı hak ediyor.
Çünkü güçlü aile sadece evlilik sayısıyla ölçülmez.
Huzurlu aileyle ölçülür.
Ve belki de mesele tam olarak budur:
Evliliğe değil, evliliğin sorumluluğuna ehliyet almak.