Bir Rizeli konuştu... Meclis dinledi
TBMM...
Koridorlar hareketli.
Genel Kurul'da gündem yoğun.
Kürsüye AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu çıktı.
İzledim.
Dinledim.
Sonra kendi kendime...
"Rize yine konuştu" dedim.
Çünkü biz Rizeliler birbirimizi biliriz.
Yağmurunu da biliriz...
Dalgasını da...
İnatçılığını da.
Harun Mertoğlu da öyle.
Yaklaşık yirmi yıldır tanırım.
Hemşehrim...
Dostum...
Hukukçu kimliğiyle tanınan, sözü tartarak söyleyen bir isim.
Kürsüde de öyleydi.
Sakin...
Ama net.
İsrail Hükûmeti'nin 1915 olaylarını "soykırım" olarak tanıma yönündeki kararına sert tepki gösterdi.
Bu tür tarihî meselelerin parlamentoların ya da hükümetlerin siyasi kararlarıyla değil, hukuk ve bilim zemininde değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.
Aslında söylediği şuydu:
"Tarih, günlük siyasetin malzemesi yapılmamalıdır."
Konuşmanın zamanlaması da dikkat çekiciydi.
Ankara, NATO Zirvesi'ne hazırlanıyor.
Gazze'deki insanlık dramı dünyanın gündeminde.
Türkiye'nin Filistin konusundaki tavrı uluslararası platformlarda açık ve net.
İsrail'in attığı bu adım da Ankara'da doğal olarak farklı değerlendirmelere neden oluyor.
Harun Mertoğlu'nu tanıyanlar bilir.
Önce dinler.
Sonra konuşur.
AK Parti'nin Rize'deki kuruluş kadrolarında yer aldı.
İl teşkilatlarında görev yaptı.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu'nda çalıştı.
Hukuk birikimini siyasetin içinde taşıyan isimlerden biri.
Belki de bu yüzden kürsüde slogan değil...
Gerekçe konuşuyor.
Meclis kürsüsü kolay bir yer değildir.
Orada sadece milletvekilleri konuşmaz.
Şehirler konuşur.
Millet konuşur.
Vicdan konuşur.
Harun Mertoğlu konuşurken, Karadeniz'in dik duruşunu da hissettim.
Rize'nin o eğilip bükülmeyen karakterini de...
Biz aynı memleketin çocuklarıyız.
Aynı yağmurun altında büyüdük.
Çayın kokusunu aynı dağlardan aldık.
Bu yüzden Harun Mertoğlu'nun Meclis'teki her konuşmasını sadece bir siyasetçinin konuşması olarak görmüyorum.
Hemşehrimin, ülkesinin tezlerini hukuk diliyle anlatma gayreti olarak görüyorum.
Türkiye'nin dış politikada söyleyecek sözü var.
Meclis'te de bunu dile getiren isimler var.
Harun Mertoğlu da o isimlerden biri.
Kürsüden indi.
Genel Kurul başka gündemlere geçti.
Ama geriye bir konuşma kaldı.
Bir de şu düşünce...
Söz, bilgiyle birleşince...
Kürsü sadece konuşulan yer olmuyor.
Tarihe not düşülen yer oluyor.