Bir fuar, bir dost, bir hikâye...

Hasan Taşkın

Hasan Taşkın

Genel Yayın Yönetmeni
Tüm Yazıları

Ankara Kitap Fuarı…
Kalabalık… Gürültü… Kitap kokusu…
Her stand bir dünya, her yüz bir hikâye.

Yürüyoruz.
Selam veriyoruz, selam alıyoruz.
Derken… Tanıdık bir ses.

Dönüyoruz.

Karşımızda bir dost: Çetin Oranlı.

Gülümseme aynı.
Tokalaşma aynı.
Yıllar geçmiş… Ama bazı şeyler değişmemiş.

24 yıl…
Dile kolay.

Biz o zamanlar Anadolu Ajansı’nda koşturuyoruz.
O ise Konya’da, Merhaba gazetesinde… Yazı İşleri Müdürü.

Genç… Heyecanlı…
Kalemine güvenen bir gazeteci.

Bugün?

Karşımızda başka bir profil:
Akademisyen… Bürokrat… Yazar…

Ama en önemlisi;
Aynı Çetin.

Standın önü Ankara Fatsalılar
Derneği’nde hemşehrileriyle sohbet ediyor.
Okurlarıyla konuşuyor.

Ne kibir var…
Ne mesafe…

Bu da not düşülecek bir ayrıntı.

Biraz konuşuyoruz.

Hayatını özetliyor aslında:
“Yerimde saymadım” diyor.

Doğru.

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun olduktan sonra durmamış.
Üzerine koymuş…

Doktora…
Akademi…

Şimdi Erciyes Üniversitesi’nde ders veriyor.

Bir yandan da devlet görevi:
Basın İlan Kurumu Adana Bölge Müdürü.

Mersin… Tokat… Van… Ordu…
Her durak bir tecrübe.

Masaya bakıyoruz.

Kitaplar…

Altı tane.
Her biri başka bir pencere.

En dikkat çekeni:
“Her Mevsim Baharı Yaşayan Şehir Adana.”

Ödüllü.

Bir şehir anlatısı… Ama sadece şehir değil.
İnsan var… Hayat var…

Bir anlamda, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın izinden giden bir bakış.

Gazetecilik kitabı da var.

“Tecrübe Işığında Gazetecilik.”

Gençler için rehber niteliğinde.

Bugün gazetecilik zor meslek…
Ama tecrübe hâlâ en kıymetli pusula.

Söyleşi kitabı…

Hikâyeler…

Patiler…

Bir de roman:
“Demir Kepenkli Ev.”

Yani sadece tek kulvarda değil.
Çok yönlü.

Şunu fark ediyoruz:

Bazıları makamla büyür.
Bazıları kalemiyle.

Çetin Oranlı ikinci grupta.

Makam onda bir araç.
Asıl olan: üretmek… yazmak… anlatmak.

Vedalaşıyoruz.

Fuar kalabalığına karışıyoruz.
Ama akılda bir cümle kalıyor:

Dostluklar…
Zaman aşımına uğramıyor.

Ankara’nın ayazı serttir.
Ama bazı dostluklar…
İnsanın içini ısıtmaya yeter.

Böyle insanlar oldukça…
Kalem de, hatıra da, dostluk da yaşamaya devam eder.